Akdeniz Öksürüyor ve Kusmaya Başladı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Akdeniz Öksürüyor ve Kusmaya Başladı

Uzunca bir zamandan bu yana Akdeniz, yakalandığı bir hastalık sonucu önce derin bir öksürükle başlayan sorun, kusarak kıyıları mikrop yuvası haline getirmiş, yerli yabancı kıyılardan kaçmak zorunda kalmıştır.
Bacasız sanayi adıyla terennüm ettirilen turizm sevdası da böylece dibe vurmuş.
Defaatle dile getirilmişti. Şahsen önceleri de bu olayın vahametini ortaya koymuştum. Bir ülkede onurlu devletimizin onuruna yeterince ve gereğince hizmet edemeyen yahut etmeyen kurumlar varsa, bu sonuçla karşılaşmamız sürpriz değildir.
Ortada insan hayatının, turizmin, deniz ekosisteminin, doğanın ve biyolojik çeşitliliklerimizin, yaban hayatı ve sağlıklı yaşamın sürdürülebilirliği bakımından ilgili kurumların bilgili, ilkeli, atik ve pratik, her bakımdan donanımlı ve donatılı, planlı ve programlı, liyakat sahibi olmalarıdır.
DAHA ÖNCE DE SORMUŞTUK:
Dolaşan bilgilere göre dış ülkelerden ülkemize 650.000 ton çöp getirildiği bilgisi vardı. Ben de sormuştum: Çöpler hangi ülkelerden ithal ediliyor? Miktarı ne kadar? İnorganik ve organik olarak kompozisyonu nedir? Çöplerde toksik madde bulaşığı, radyasyon tehlikesi var mıdır? Gümrüklerden girerken tümüyle bu konularda çöpün analiz çalışmaları yapılıyor mu? Yapılıyorsa analiz sonuçları nedir? Sonuçları hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesine imkân tanınabilir mi? Çöplerin tamamı geri dönüşümle bertaraf edilip ekonomiye kazandırılıyor mu? Şayet başarılamıyorsa bir kısmı imha mı ediliyor? İmha ediliyorsa imha yöntemi nedir? Acaba bir kısmı denizlerimize mi dökülüyor? Şeklinde, kamuoyunun kaygılarını dile getirmiştik.
İşte görüyoruz ki Mersin ili başta olmak üzere, Gazipaşa, Alanya, Manavgat, Antalya; tüm kıyı kentleri ayakta. MİKROPLASTİK rezaleti ekolojiyi, ekosistemi, insan yaşamını, kıyı güvenliğini, turizmi tehdit eder hale geldi.
Milyonlarca insan, evrensel ve anayasal hakları olan denizlerimizden, kıyılarımızdan yararlanma hakkını yeterince kullanamaz hale geliyor. Temelinde petrol kaynaklı olan MİKROPLASTİK madde ve devamı kanserojen tabiatlı moleküler bir kirlilik olduğundan, tüm canlı yaşamını ve umum çevreyi abluka altına alıyor denilebilir.
KONUNUN YASAL DAYANAKLARINI BİR KERE DAHA HATIRLATALIM.
2872 sayılı Çevre Kanunu + 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 1. maddesi + Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği + Kıyı Kanunu + Kabahatler Kanunu + 4077 sayılı ve 6502 sayılı olup tüketicinin (insanların) her bakımdan korunmasını esas alan yasalar + Anayasamızın 56. maddesi ve diğer amir hükümleri + Türk Ceza Kanunu'nun aynı şekilde konuya ilişkin genel hükümleri + evrensel hukuk + taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve biyolojik yaşamın korunmasını esas alan yasa ve yönetmelikler.
Sözün bittiği yerdeyiz. Vatanını ve insanını seven herkese ithaf olunur…
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız