Benden Parça Parça

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Benden Parça Parça

Bu ülkenin adam olması için ne yapmalıyız diye düşünmeliyiz, bu düzende nasıl bir siyasal partide olmalıyız diye değil...  Yani bu ülke bu siyasal düzende kurulan sandıklarla adam olacağına inandığımızda baştan bataklıkta debelenip kayboluruz.    
Sokaktaki adama katılıyorum. 
Milletvekilliği bir meslek olmadığı için emekliliği de olmamalıdır. 
Milletvekilliği süresi pirim gününe eklenebilir ve bir gün de yapıp değişen koşullardan dolayı milletvekilliğinden ayrılsa da tam dönem yapmış sayılabilir. 
Bu sorunun düzelebilmesi için yapılacak hazırlık, yasa değişikliği ve benzeri çabalar TBMM'deki mevcutlardan beklenmemelidir. 
Çare? Çare, bugünkü koşullarda Tayyip'te!
Fransa’nın Almanya sınırına yakın Strasbourg’a kış aylarında giderseniz, havada uçan leylek gördüğünüzde şaşırmayın. Bir zamanlar buralarda büyük bir kuraklık olmuş. Leyleklerin hepsi susuzluktan ölmüş. Kalan birkaç leylek de göçmemiş, göçememiş. İnsanlar Kuzey Afrika'dan onlarca leylek getirip kalan leyleklerle birlikte gelecek sonbaharda hepsinin göç etmelerini beklemişler. Hiçbiri göçe niyetlenmemiş. İşte o günden beri, yaz kış, bu kent etrafında göçmen olmayan yerli leylekler yaşarmış... 
Soğuktan titrerken, havadaki bir leyleğe şaşırdığımı gören gurbetçi arkadaşım anlatmıştı.
Harekât saat farkından dolayı 60 dakika saparken askerlik şubeleri önünde kuyruklar oluşmaya başlamıştı. Savaşa gitmek için dilekçe vermiştim, iş işten geçtikten üç ay sonra göndermişlerdi. Deodorantı, gün ısısını, otomatik çamaşır makinesini ve klozeti ilk kez görüyordum... Su yoktu, aş kaplarını taze toprakla temizlemeyi öğrenmiştik. Ey Kıbrıs ve ey Mesarya ovasının sıcaklığının 45 derecesine selam olsun.
Emekli olduğunuzda haftanın günleri karışır durur. Bugün günlerden ne diye sorarsınız. Emeklilik uzayıp yaş iyice kemale erdiğinde tatil günleriyle çalışma günlerinin birbirine karışması umurunuzda değildir artık.  Bir zaman gelir ki günlerin ismini de unutur gidersiniz. Çünkü ne televizyon ne gazeteler umurunuzdadır. Gözünüz kapıda, kulağınız telefondadır. İnsanlarla konuşmak istersiniz hep... Yaşadığınız günün haftanın hangi günü olduğunu unutmadan ve unutulmadan yaşamanız, yaşlanmanız dileklerimle... 
Belki de antik çağdaki tanrılar daha güzeldi? Kendi yarattığı tanrıyı daha çok sevmez mi insan? Sonra başka insanlar, başka dinler ve başka tanrılar yaratmışlar. En sonunda beş altı tane ulvi(!) adam, insanları bir tek tanrıya inandırmayı başarmış. Amaç, hizaya sokmak... Demre'deki Saint Nicola kilisesine gelen Ortodoksların tavırları aynen Müslümanlar gibiydi. Saygı gösterdikleri, tarih miydi yoksa kutsal bildikleri mi? Birden küçümsemeden gülümsediğimi fark ettim... 
Yeni doğan bebekler şaşkındırlar, çabuk alışırlar dünyaya... Gün gelir yaşlanır bebekler ve her şeyi kanıksayan bir ihtiyar olur, uzaklaşırlar dünyadan. Yaşamak dediğimiz hüner, şaşmakla kanıksamak arasındaki süreçtir.  "Vay canına!" demeden ve "ah dünya!" demeyeceğiniz, dingin bir gün dilerim...
Fenerbahçe sokaklarında paytonlar gezerdi eskiden. Bağdat caddesini boydan boya tramvayla geçerdik. Bahçesinde hanımelleri, ebruliler, manolyalar açan tek katlı beyaz boyalı evleri görüp hayran olanlardanım. Hiç bulamayacaksınız anılarınızı. Hepsi kaybolacak; annemizin sütlaçları, babamızın dolma kalemi, kızların saçları, müzikler... Kaybolacak…
Karıncalar çok çalışkandır. Bahçenizi çimlendirmek için tohum ekersiniz, bir gecede tohumları imece usulü toplar, yuvalarına yığarlar. Tepelerindeki Ağustos böceği de sabahtan akşama, cır cır söylenmekten başka bir şey yapmaz. Karıncalar, doğadan yararlanan, hep birlikte yorulmadan çalışabilen, akıllı ve kitlesel beceriye sahip sessiz canlılardır. Yaptıkları hırsızlık değildir. Onlar iyi huyludurlar, ısırmazlar, topluca saldırmazlar... Çalışmalarının hakkını alan, onurlu ve "şerefli" canlı türüdür karıncalar. Onlara hiç kızamazsınız da Ağustos böceklerine deli olursunuz. 
Cehaletten şikâyet edenler cahillerle sevişmemeliler. 
Sevişirlerse cehalet çoğalır... 
Günler kısalıyor. Bulutlanmalar başladı. Denizin üstü, koylar, sivri tepeler ve uzaktan Ağustos böceklerinin sesleri şimdilik yerli yerinde... Gene de yaz, gideyim artık diyor.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız