Hürmüz Bahane, Zamlar Şahne, Geliyor Tane Tane, Canımız Tükeniyor, Oluyoruz Kırk Pare
Bazı TV kanalları pahalılığı destekleyici yayınlar yaparak “Savaşça derdimiz oldu. Bu savaş olmasaydı petrol ürünleri bu kadar pahalanmazdı.” demek istiyorlar. Allah korusun, bir savaşın içinde olsaydık durumu merak ediyoruz, halimiz nice olurdu. Elbette Hürmüz Boğazı'nın abluka altında olması enerjinin pahalanması açısından olumsuz bir etkidir. Ancak bu denli abartılmamalıydı.
Gün be gün mazota, benzine getirilen zamlar dayanılmaz noktada. Yetmedi, önümüzdeki Salı günü mazota 7,60 TL/litre zam gelecekmiş. Ne diyeceğimizi bilemez hâle geldik doğrusu.
Vatandaşın rahatlatılması bakımından vergiler noktasında bir revizyona gidilemez mi, akla gelen çözüm çarelerinden biri budur diyoruz. Uygulanabilir.
Zaten maaşlarla (asgari ücret-emekli maaşları vb.) ilgili alanlarda ortada bir stokiyometrik denge bozukluğu varken bir de Hürmüz'e odaklandırılan akaryakıt zamları gerçekten taşınamaz hâle gelmiştir.
Bariz hakikat müsademei efkârdan söz edebiliriz. Eğer özgürlükçü demokrasilerde ferdin fikir beyan etme özgürlüğü vardır. Kürsülerden birçok siyasetçi, bürokrat, bilim insanları, liyakat sahibi devlet adamları, erkânı muhataplar böyle diyorlar. Anayasal hükümlerde de bu husus teyiden ifade olunmaktadır.
Bu hakikatlerden dolayı da biz de halkın bireyleri olarak zamlar hakkındaki serzenişlerden uzak kalamıyoruz. Ehli ve yetkili kurum ve kuruluşlarca geniş tabanlı çalışma ve araştırmalar yaparak, hakkaniyet ilkesine ve yasalara bağlı kalarak halkımızın ekonomik dar boğazlardan kurtarılması için gerekenler yapılmalıdır.
Halen savaşların devam ettiği İran, Afganistan, ABD, Arabistan, Rusya, Rusya ile savaşan devletlerde petrol fiyatlarının hangi mertebede olduğu hususu da zihnimizi meşgul etmektedir.
Bize göre akaryakıt (petrol) ürünleri üzerinde bir fiyat analizi, bir ekonomik balans, bir stokiyometrik hesap yapılarak kısa aralıklarla benzine ve bilhassa mazota yapılan astronomik zamlar üzerinde tüketici lehinde, kamu yararını gözeten kararlar alınmasında hayati önem mevcuttur.
Diğer taraftan otobanların, yolların, köprü ve tünellerin özelleştirilmesi gibi uygulamalar sonucunda gıda maddeleri üzerindeki ekonomik yük nedeniyle insanımızın yeterli ve sağlıklı beslenmesi üzerinde ciddi sorunlar oluştuğundan bu konunun da mazota odaklı olduğu çok açık bir tablodur.