Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
30°

Alparslan Türkeş'e Yollanan Ünlü Mektupta Neler Yazılıydı?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Alparslan Türkeş'e Yollanan Ünlü Mektupta Neler Yazılıydı?

 

Yeni bir bulmaca...Cevap anahtarıysa en sonda!


1-Cumhuriyet Gazetesi yazarı Günseli Önal uzun yıllar önce yönetmen ve senaryo yazarı Halit Refiğ'le söyleşi yapmıştı...Konu Atatürk'ün Latife Hanımla evliliğine ilişkin film projesiydi ("Gazi ile Latife")...

Senaryoda evliliğin neden yürümediği, çıkan tartışmalar, anlaşmazlıklar, münakaşalar, kavgalar, anne babası tarafından Prenses gibi büyütülen bir dediği iki edilmeyen Latife Hanımın kıskançlık krizleri, Atatürk üzerinde tam bir kontrol sağlamak için verdiği müthiş mücadele anlatılmaktaydı...

Bu ünlü söyleşide, "Latife Hanım Çankaya Köşkü'nün üst katında gece yarısından sonra şiddetli protesto mahiyetinde "Yemekli toplantıyı kısa kes ve derhal benim yanıma gel, çabuk ol lütfen" anlamında topuklu ayakkabılarıyla yemek salonunun üst katında tepinince aşağıda arkadaşlarıyla yemek yiyip, içki içen ve bir taraftan da derinleşmiş, kronikleşmiş, kangren haline gelmiş ülke sorunlarını tartışan, bunlara çözüm arayışındaki Mustafa Kemal Paşa bundan çok rahatsız olmuştu..." gibi çok çarpıcı bölümler vardı...


1-Nadir Nadi'nin eşi Berin Nadi, Oktay Akbal ve Füreya Koral bu film projesinin gerçekleşmemesi yönünde görüş bildirirken, bir başka aydınımız senaryonun filmleştirilmesine destek oldu? Senaryonun filmleştirilmesine destek çıkan kimdi?


A-Attila İlhan
B-Metin Erksan
C-Sadun Tanju
D-Nezihe Araz
E-Duygu Asena
F-Bülent Ecevit
G-Süleyman Demirel

 

2-"Annem "Allahım oğlumu daima güzel insanlarla buluştur" der...Kimin sözüdür?

A-Recep Tayyip Erdoğan
B-Özgür Özel
C-Ali Mahir Başarır
D-İsmail Cem
E-Bülent Arınç
F-Ekrem İmamoğlu
G-Mansur Yavaş


3-Askeri savcı ve hakim albay Nurettin Soyer 1933 yılında doğmuştur. Hayatını 1998 yılında kaybetmiştir.12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nde MHP davası ona verilmişti...Soyer darbenin ilk günü MHP binasına baskın düzenledi ve üç ayda 1000 sayfalık iddianame hazırladı...Can Dündar'ın "Yakamdaki Yüzler" kitabında Soyer'in MHP Arşivi'nde bulduğu bir mektuptan söz edilir...

Mektup Alparslan Türkeş'e hitaben yazılmıştı...Mektupta "Sayın Başbuğum emrinizi yerine getirdim..." denmekteydi.

Daha geniş bilgi edinmek isteyenler "Türkeş'in Anıları-Şahinlerin Dansı" adlı kitabı okumalı...Bu kitapta Alparslan Türkeş gazeteci Hulusi Turgut'a hatırladıklarını anlatmıştı.


Mektubu yazan kimdi?

A-Bekir Çelenk
B-Abdullah Çatlı
C-Musa Serdar Çelebi
D-Haluk Kırcı 
E-Mehmet Ali Ağca


4-Hieronymus Carl Friedrich von Münchhausen (1720-1797), Gottfried August Bürger (1747-1794), Rudolf Erich Raspe (1736 –1794), Erich Kästner (1899-1974) yani dört ayrı yazarın zengin, değişik, farklı, yaratıcı, yüksek hayal gücüne dayanan müthiş katkılarıyla ortaya çıkan "The Surprising Adventures of Baron Munchausen-Baron Munchausen's Narrative of His Marvellous Travels and Campaigns in Russia-Baron Munchausen'in Rusya'daki Olağanüstü Seyahatleri ve Seferleri Anlatısı" gibi kitaplarda Osmanlılara bir ara esir düşen bir Avrupalının abartılı, fantastik, masalsı askeri serüvenleri anlatılır...

Karakter yaratılırken, Rus ordusunda Osmanlılara karşı savaşırken abartılı maceralarla, masallarla arkadaşlarını eğlendirmesiyle tanınan ve şöhrete kavuşan gerçek hayattaki Baron Hieronymus von Münchhausen'den esinlenildi...


Hikayeler daha sonra "Palavracı Baron" olarak ünlenmiştir. Erich Kästner'in "Palavracı Baron" kitabını Türkiye'de Can Yayınevi basmıştı...

Bu gösterişli, cüretkâr ve yetişkinlere yönelik masal; yaratıcı özel efektler ve büyüleyici vizyon eşliğinde okurunu 18. yüzyıl Almanya’sındaki Braunschweig'ından Saint Petersburg, İstanbul ve Venedik'e, oradan da Ay'a taşıyor.


Baron maceralarında tek başına Türk ordusunu da bozguna uğratır!

Bu masallar defalarca sinemaya uyarlandı:


"Les hallucinations du baron de Münchhausen" (1911; Georges Méliès) ,"Münchhausen" (1943; Josef von Báky), Baron Prásil- The Original Fabulous Adventures of Baron Munchausen" (1962; Karel Zeman), "The Adventures of Baron Munchausen (1988; Terry Gilliam)...

 

Palavracı Baon'un dört ayrı yazarından bir tanesinin kitapları Adolf Hitler'in kara listesindeydi ve 1933'te onun kitapları yakıldı...Hangisi?

A-Gottfried August Bürger (1747-1794)

B- Rudolf Erich Raspe (1736 –1794)

C-Erich Kästner (1899-1974)

D-Hieronymus Carl Friedrich von Münchhausen (1720-1797)


5-National Geographic dergisi ve TEMA Vakfı 2007'de ortaklaşa çalışarak Türkiye'nin "çölleşme haritası"nı hazırladı.


Türkiye'nin büyük bölümünün hafif, orta, şiddetli ve çok şiddetli olmak üzere erozyon ve bunun sonucunda çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı ilan edildi...

TEMA Vakfı'ndan Celal Ergün "Yediğimiz gıdaların yüzde 78'ini doğrudan sağlayan toprağın erozyona uğraması, tuzlanması, ve bunların sonucunda çölleşmesi gıda güvenliğimizi tehlikeye atıyor" dedi.

TEMA Vakfı Danışmanı Profesör Doktor Necmettin Çepel "Eğer sadece buğday ekili alanlardan kayıp giden topraklarla başka bir yerde 40 cm derinliğinde tarlalar oluşturulsaydı burada yılda 100 milyon somun ekmek yapacak buğday yetiştirilebilirdi" dedi...


TEMA Vakfı yetkilileri, erozyona toprağın eğimli olması, yanlış arazi kullanımı, doğal bitki örtüsünün yok edilmesi, iklim değişikliği ile toprak ve yüzey özelliklerinin yol açtığını bildirdi. Bu anlamda, ülkede erozyonun ve çölleşmenin boyutunun ortaya konulması amacıyla National Geographic dergisi ve TEMA Vakfı tarafından Türkiye'de erozyonu ve çölleşmeyi gösteren "çölleşme haritası" hazırlandı.


Haritaya göre ülkenin yüzde 36,84'ünde çok şiddetli (koyu kırmızı ile gösteriliyor), yüzde 23,6'sında şiddetli (kahverengi ile gösteriliyor), yüzde 23,19'unda orta şiddetli (sarı bölümler) ve yüzde 5,48'inde hafif şiddetli erozyon (beyaz bölümler) görülüyor.


Türkiye'nin yüzde kaçının hafif, orta, şiddetli ve çok şiddetli olmak üzere erozyon ve bunun sonucunda çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığı ortaya çıkmıştı?

 

A-Yüzde 36
B-Yüzde 51
C-Yüzde 65
D-Yüzde 21 
E-Yüzde 89
F-Yüzde 40


6- “Köleliğe karşı Spartaküs'ün, ırk ayrımına karşı Nelson Mandela'nın cesaretine ihtiyacımız vardı. Cesaret, toplumların varlıklarını korumalarının da güvencesidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü bir toplumun ayakta kalabilmesi için gereken en temel şartı çok güzel özetlemiştir: ‘Namusluların da en az namussuzlar kadar cesur olmalıdır.’ Dünyada eşit ve mutlu olabilmek için cesarete ihtiyaç duyulması, aslında insanlık adına son derece trajik ve alabildiğine akıl dışı bir durumdur. İnsanların adil bir hayatı paylaşabilecekleri kapsayıcı bir gelecek için artık tek tek herkesin, tüm insanların cesur olmaları gerekiyor. Bu dönemde en önemli ve en hayati cesaret; gerçeği görme, kabullenme ve dile getirme cesaretidir. Greta Thunberg ve onun gibi gençler işte böyle bir cesaret gösteriyorlar. Apaçık gerçekleri görüyor ve en saf insani ve ahlaki talepleri sakince dile getiriyorlar.”

Bu sözleri hangi siyasetçimiz sarf etmiştir?


A-Deniz Baykal
B-Behice Boran
C-Bülent Ecevit
D-Erdal İnönü
E-Ekrem İmamoğlu
F-Mansur Yavaş 
G-Özgür Özel 
H-Mehmet Ali Aybar

 


Cevap Anahtarı:


1-F
2-F
3-E
4-C
5-E
6-E

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız