Tarih 28 Haziran 2026. Sanıyorum Emrah Nalçakan ve Nalçakan Ailesi için unutulmaz bir takvimlerde yer alacak bir anı olacak. Gazi Kupası’nın 100. yıl şampiyonluk kupasını kaldırmak, Nalçakan Ailesi’ne nasip oldu. Bay Nalçakan'la birlikte siz hem aileniz olarak gururlandınız hem de aynı zamanda Türkiye'ye ve Antalya'ya da büyük gurur yaşattınız. Ve bugün ayağınızın tozuyla geldiğiniz Antalya'da röportaj veriyorsunuz, öncelikle size çok teşekkür ediyorum.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Dünyanın en güzel şehri' dediği Antalya'da Nalçakan Ailesi, bu öyküye nasıl başladı? Neden Gazi Kupası'na katıldınız? Daha önce katılmış mıydınız?
Evet. Biz, eşimizden dolayı yaklaşık beş altı yıldır zaten bir atçılığın içerisindeyiz. Eşim Olga, konkur atlamayla ilgileniyor, profesyonel sporcu. Şimdi o bu işe girdikten sonra bizi de bir şekilde atçılığa doğru yönlendirdi ve 2024 yılında biz ilk atımızı bir yaşındayken aldık, bizim Nalçakan.
Yaklaşık bir yıl, bir buçuk yıl bekledikten sonra da Mart 2025’te ilk koşumuzu koştuk. Tabii ki ta o zamanlarda 100. Yıl Gazi Koşusu herkes için bir hedefti. Bütün atçı camiası için bir hedefti. Biz de o hedeflerle ilgili olarak Bay Nalçakan'ı satın aldık.

Nalçakan Han’ın Ani Kaybı Üzdü
Bay Nalçakan'ın yanında bir de atımız vardı, Nalçakan Han. Milyonda bir olacak bir şekilde şaha kalktı, arkaya düştü. Onu da talihsiz bir kazada İstanbul'da kaybettik. Bu ölüm vakası bizi daha çok üzdü, bu aileyi çok daha üzdü ve daha çok hırslandık. Yani 100. yıl Gazi Kupası ile alakalı... Bay Nalçakan'ı kendi ekibimiz yetiştirdi. Gazi Kupası'na katılabilecek puanları aldı ve bu onuru bize yaşattı.
Siz Gazi Koşusu öncesinde pek çok yarışta, hatta Antalya'da da kupa kazanmıştınız değil mi?
Evet. Antalya'da, Uluslararası Finike Koşusu'nu çok iyi dereceyle kazandık. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kupası'nı aldık, rekorlarla aldık. Zaten atımız, “Atamıza, Gazi'ye gideceğim” diye Antalya'da sinyallerini vermişti.

Harika. Bu mutluluk, bu gurur gerçekten hiçbir parayla, pulla ölçülemeyecek bir servet niteliğinde aslında. Evet. Şimdi Bay Nalçakan ve Bay Nalçakan ailesinin öyküsünü biz aslında okuyucularımıza aktarmak için sizinle buluşmak istedik. Bay Nalçakan'ın sahibi Emrah Nalçakan, nasıl bir aileden geliyor? Soyadınıza baktığımız zaman ailenizde bir at sporları ile ilgili bir geçmiş olduğunu görüyoruz. Evet, eşinizin teşvikiyle koşuya katıldınız ama soyağacınıza da baktığımızda nasıl bir öykü var? Atatürk'le bağınız nereden geliyor?
Şimdi dedemiz, babamın babası Hasan Nalçakan, son nalbant. Ama onun babası, bizim ailemizde ilk demirci ve Muhafız Alayı'nda işe başlatılıyor. O da askerler tarafından ve Atatürk'e özel çok özel nallar yaptığının hikâyesini biz büyüklerimizden hep dinledik. Ama ondan sonra oğlu, benim dedem, devam ettiriyor ama ondan sonra bitiyor bu iş.
Babam başka mesleklere yöneliyor. Ben çok daha başka meslek, turizme yöneliyorum. Hikâyemiz bu. Soyisimle alakalı olarak da soyadı kanununda soruyorlar; 'Sen ne iş yapıyorsun Mustafa Efendi' diyorlar. 'Ben nal çakıyorum' demiş. Ve oradaki arkadaşlar da memur arkadaşlar da demiş 'O zaman Nalçakan olsun, eyvallah olsun' demiş, çıkmış. Soyisim de böyle geliyor.

Bu Hikaye Türkiye’yi Aşacak
Peki, şimdi en büyük merak ettiğimiz konu da bu kadar büyük bir başarıyı elde ettiniz. Burada bitecek mi bu hikaye? Yeni hikayemizde neler olacak? Yeni hedefler ne olacak? Halis Karataş'la, jokeyiyle beraber iki tarih yazıldı aslında. Önümüzdeki süreçte planlarınız ya da hedefleriniz nedir? Ne olacak?
Yani baktığınız zaman biz yeni bir atçıyız. Bu işlerle ilgilenen, yeni yatırım yapan bir aileyiz. Nasip oldu, bize ilk Gazi koşumuzda kupayı biz kaldırdık. Hedeflerimiz kesinlikle var. Bay Nalçakan, her şey normal giderse, Türkiye'de iki ya da üç yarıştan sonra Körfez ülkelerinde hem bayrağımızı hem Türkiye'mizi temsil etmek için yarış yapmak çok istiyoruz. Bunun üzerine bütün ekibimizle çalışacağız.

Bu ne kadar yakın vadede, Körfez ülkeleri yarışı?
2027'nin ilk iki çeyreğinde bu yarışlar oluyor, Dubai, Katar. Atımızın durumu, sağlık durumu, çalışma durumu, Halis Karataş'la da bu konuyu değerlendireceğiz ve ona göre bir program yapacağız.
İnşallah o zaman, ülkemizin bayrağının Dubai'de de yükselmesini diliyoruz. Başarınız daim olsun, yolunuz açık olsun diyorum. Ve sevgili eşinize de bu koşuya sizi teşvik ettiği için teşekkür ve tebriklerimizi iletiyoruz.
Teşekkür ediyoruz, sağ olun. Akdeniz Gerçek Ailesi'ne ve ekibine teşekkür ediyoruz.

Fotoğraf: Malik Okçu