Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
27°

Hayal Kuraklığı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Hayal Kuraklığı

Bu ülkede hayal kırıklıklarının temel sebebi "Hayal Kuraklığı"dır. Bir hayalimiz yok ve hayalimiz olmayınca aslında kayda değer bir hayatımız da yok. Bu da bizde hayatı hep bir hayal kırıklığı olarak algılama ve tanımlama sonucunu doğuruyor.

Hayal kuraklığı bu ülkede adeta bir salgın hastalık.

Okullar hayal kuraklığının merkezi. Oradan bütün ülkeye yayılıyor bu hastalık ve kaynak okul olunca da salgını önlemek mümkün olmuyor çünkü hayal kuraklığından kurtulmak için hayal kuran insanların yetiştirilmesi gerekiyor oysa okullar virüsü üretmekle meşgul.

Müdürler, öğretmenler, öğrenciler, bu ülkenin bugününü ve geleceğini inşa edecek herkes hayal kuraklığının hüküm sürdüğü bir çölde ve fakat bunun farkında bile değil. Tabi ki o okullardan çıkan anne babalar da hayal kuraklığı virüsünün birer taşıyıcısı ve bu yüzden çocuklarına yapılanlara itiraz etmek yerine sonsuz teşekkürlerini sunmakla meşguller. Bu durum, hayal kırıklığına sebep çünkü hayal kuraklığı bütün hücrelerini işgal etmiş ülkenin.

Peki bu durumda ne oluyor? 

Hayal kuraklığından muzdarip belediye başkanı daha yaşanası bir şehir hayalinden yoksun kalıyor. Hayal kuraklığına yakalanan mimar daha insanî bir bina tasarlamayı hiç aklına getirmiyor. Kentlerin hayal kuraklığı içinde kıvranan mensupları daha iyisini istemek yerine mevcuda şükredip artık yaşanmaz hale gelen ve her biri birer gettoyu andıran bu berbat şehirleri inşa edenlere teşekkür ediyor. 

Hayal kuraklığı; sokakları sokak, caddeleri cadde, kentleri kent, köyleri köy olmaktan çıkardı. Koskoca bir ülkeyi herkesin kaçmak istediği bir toplama kampına dönüştürdü. 

Bu öylesine bir kuraklık ki hayatını ve hayatını sürdürdüğü bu toprakları insanın doğasına uygun hale getirmeyi kimse hayal etmiyor. Bütün hayallerimizi yok edip tek bir hayal bırakmışlar bize: Bu ülkeyi terk etmek.

Hayal kurmak için şiire, resme, müziğe, kısacası sanata ihtiyaç var. Hayali olan mühendis, doktor, hukukçu, öğretmen kısacası hayali olan insan ancak böyle yetiştirilebilir. 

Okullar ezberleri tekrar eden değil ezberleri bozan ve hayali olanlara dolu dizgin koşacakları yolları gösteren kurumlar olmaktan çıkınca bize hayal kuraklığının bir sonucu olan hayal kırıklığından başka bir şey kalmıyor.

Yani bu hayal kuraklığının sebebi baştan sona bir hayal kırıklığı olan Türk eğitim sistemi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız