Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
30°

Butlanınız da Şutlanınız da

YAYINLAMA:
Butlanınız da Şutlanınız da

Eskiden köy yerlerinde, işlerin yoğun olduğu zamanlar evin büyükleri çocukların önüne evin içinde ise biraz çerez, dışında avluya ise çelik çomak atarlar, çocuklar onları yer, onlar ile oynanır iken, büyüklerde işlerine güçlerine bakarlardı. 

   Şimdi ise, sokak, avlu diye bir şey kalmadığı, bırakılmadığı için çocuklara iyi uykular modunda ya TV açıyorlar ya da ellerine bir telefon, tablet verip başlarından savıyorlar.

   Eeee aileler çocuklar için böyle bir yol bulurlar da koskoca devlet, hükümet boş mu duracak.

   Tabi burada devlet ve hükümeti iktidarı elinde bulunduranlar, iktidarın nimetlerinden yararlananlar olarak anlasak iyi olur.

    Resmi kurumlar açlık, yoksulluk, işsizlik, istihdam gibi verileri açıklıyorlar, neresinden tutarsanız bir alem.

   Yoksulluk sınırı tepelerde, açlık sınırı diplerde. Demek ki, insan aç olunca ne yediğinin ya da içtiğinin farkında olmuyor.

    Hele bunu bir de ülkenin en büyük işçi sendikası onaylarsa, tadından yenmiyor.

   Ben iktidara ve ister tandaş deyin ister taraftar deyin onlara laf etmiyorum.  İktidar onları bir şekilde mutlu, mesut ediyor ve tok tutuyor. Ya gerisine ne oluyor.

    Bu aralar iktidarın en sorunlu dönemi. İktidar içinden bile eleştiriler ayyuka çıkıyor ama muhalefetin sorunu daha büyük.

   Ya kardeşim sen beş, on yıl önce bugün taşladığını, başının üstünde tutmadın mı.

   İstanbul ve Ekrem İmamoğlu tayfası olmasa, tutmaya devam etmeyecek mi.

    Onlar da dün, CHP'DEN Atatürkçüleri, devrimcileri dışlayıp, atmadılar mı.

    O yasanın boşluğu, bu yasanın kıyısı derken, alın size bir orta oyunu.

    Halk ana muhalefet partisine oy verirken, parti bir şeyler dediği için değil, Atatürk'e olan bağlılık, iktidara olan kızgınlık bir de eş dost muhabbeti için verdi. O da bu kadar.

     Yerel seçimlerde iktidara kızgınlık ile CHP çok büyük bir başarı elde etti, onu da belediyeleri kimlere teslim ettikleri belli ve hoş geldin hüznün.

   Geçin efendim bu butlanlı, şutlanlı olayları.

CHP bir an önce ilkelerini anımsamalı, Atatürk’ün önderliğini tabanına aşılamalı.

    Cumhuriyet kurulurken herkes eşit ve herkes bu ülkenin eşit yurttaşı iken, bugün güneydoğu ayrı bir telden çalıyor, sahil yöreleri ile büyük şehirlerin varoşlar ne idiğü belirsiz mülteci kaynıyor.

    Bir zamanlar BOP diye hayal mi gerçek mi bir şey vardı, şimdi BOP diye bir şey var ve gerçek, halk ise derin uykuda, siyasiler de onlara ninni söylüyorlar.

    Ha aydınlar mı, yarısı yorgun, bezgin kalanı ise huşu içine derin uykuda.

   Uyanınca mı, hani Nasrettin Hocanın eşeğini kaybedip, türkü söyleyerek aradığında, köylüleri o dağın arkasında da bulamazsan eşeğini, ne yapacaksın dediklerinde, Hocanın o sözü var ya, "Dağın arkasında da bulamazsam, siz benim feryadımı ve göz yaşımı o zaman görün" dediği gibi;

    Bu ahalinin göz yaşı ve feryadı hala duyulmaya başlamadı mı,

  Sizce!..

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız