Kavgadan Uzak Çözüm
Üç yıl önceki kongre ve oradaki delegelerin tümü yok hükmünde sayılıyor ve bir üst mahkeme süreci beklemeden bu hükmü veren ara mahkemenin kararı var hükmünde oluyor.
Hasretle muhalefet(!) yapmayı bekleyen üç yıl önceki eski yönetim, Genel Merkez'i kahramanca zapt ediyor. Atadıkları il ve ilçe yönetimleri yereldeki parti teşkilat bürolarını işgal ederek işe başlıyorlar...
Ne paylaşılıyor bilmiyorum ama ahlak paylaşılmıyor, hak paylaşılmıyor, hukuk paylaşılmıyor. Üç yıl önce 270 farkla yenilmek değil sadece, bu süreç içinde başarılı olan ve yükselen partinin etkin duruma gelmesi, toplamı 2700 kişi olan eski kahramanların çok ağrına gitmiş olduğu anlaşılıyor.
Meğer il ve ilçe binaların önünde hemen mendil açmış bekliyorlarmış. Ne partiymiş be! “Vatanseveri kadar vatan haini varmış!” ve “İyiler kötüler kadar cesur değilmiş...” ve bizim bunlardan yeni haberimiz oluyormuş. Güle güle %10 CHP, hoş geldin özgür ve özel %35...
Seçilmişi bir tarafa iterek atanmıştan medet ummak, kakılmış bir akıldır. Bizdeki bu akıl göçmen dedelerimizden kalmadır. Biz aslında seçerken de atanmışları seçmiyor muyduk? Henüz yerleşik aklı bulamadık.
CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı görevden alındığı için parti binası önünde yaptığı açıklamada, Kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediğini ancak Özgür Özel’in seçilmesinin ardından birlikte çalışmaya başladıklarını söyledi. Kamacı, “Cezalandırma olsaydı, Özgür Özel beni görevden alırdı” dedi. Muratpaşa Belediye Başkanı hepimizin sevdiği Ümit Uysal da daha ilk günden tıpış tıpış gidip Kılıçdaroğlu ile fotoğraf çektirdi ve herkesten intikamını aldı.
Demek ki neymiş? Kılıçdaroğlu'nun etrafındaki dört-beş kaşarlanmış eski kahraman abilerine inanan bazıları, yükselen CHP'yi kendi ikballeri uğruna yıkabiliyorlarmış...
Bu durumda yapılacak iş, takip edilecek taktik bellidir. CHP'deki hukuki durumdan istifadeyle gelişen fırsatçı (butlancı) tutuma karşı, yeni bir parti kurup orada ayni hızla yürümenin yetersiz kalacağı tehlikesi vardır. Yeni parti ile birlikte “asıl” parti içinde mücadelenin paralel yürütülerek önce kaybedilen CHP yönetiminin ele geçirilmesi ara hedef, bilahare iktidarın ele geçirilmesi ana hedef olmalıdır. Bu ikili paralel mücadele, kazanılmış olan yüksek muhalefet ivmesinin zayıflamaması için daha akla yakın gelmektedir.
CHP örgütü içinde Kurultay'a kadar butlancılara karşı mücadele ederek üstünlük sağlanırken, diğer yandan geçici yeni bir partide hemen örgütlenerek sokağı ve meydanları boş bırakmamak en iyi hal tarzı olarak gözüküyor. Mümkün olduğunca erken yapılacak ilk kongrede butlancıları saf dışı bırakılıp yeni partinin CHP'ye katılması ile Saray kaynaklı fırsatçı bürokratik engel aşılabilir. Böylece muhalif oyların en az %80'ni CHP'de toplanabilir.
Türk siyasetinin bugün yaşadığı kaosun nedeni, muhalif oyların çeşitli partilerde dağılmış olmasıdır. Paralel eylemli bu çözüm planı, zaman alacaktır ama memlekete bu zamanı kaybettirenlere hesap sorabilecek, güvenilir ve güçlü bir iktidar kazandıracak hareket tarzıdır.
Ne demişti Ahmet Telli (kendisine sağlıklar diliyorum):
“Kavgadan uzak kalmışsan, sevdadan da uzaksın demektir!”