Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
26°

Antalya Faydalı Ömrünü Bitirdi, Bu Göçü Durdurun

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Antalya Faydalı Ömrünü Bitirdi, Bu Göçü Durdurun

İlgililere, yetkililere ve etkililere 34 yıl önce gerekli hatırlatmalarda bulunmuştuk. 81 il içinde göç alma bakımından Antalya'nın 1 numara olduğunu söyleyerek, bir gün bu kentin sosyal tufanlara maruz kalacağını, günü geldiğinde toplumsal yaşam bakımından telafisi mümkün olmayan darboğazların oluşacağını, süratle çalışmalar yapılarak iç ve dış göçlerin Antalya'ya yönelmemesi için alınması gereken caydırıcı tedbirlerin alınması gerektiğini durmadan kentin gündemine getirerek gereğinin yapılmasını anlatmıştık.

Dinleyen olmadı. Şehir tıkandı, trafik Arap saçına döndü. Egzoz kökenli hava kirliliği kamu sağlığını etkiler hâle geldi. Su kaynaklarımız risk altında. Kıyı kirliliği ne durumda bilen var mı? Kaldırım ve kıyı işgalleri aldı başını gidiyor.

Kaldırımlarda yayaların ve engellilerin evrensel yürüme ve seyahat etme özgürlüğü kalmadı. İlgili yasaların yasaklıyor olmasına rağmen kıyılarımız ciddi anlamda işgal hâlinde ve kentimizi çevreleyen, her bir metrekaresi birer oksijen fabrikası olan ormanlarımız ile yeşil doku hızla inşaat alanlarına dönüştürülerek betona teslim ediliyor.

Muhtemel depremlerde kaçıp kurtulacak toplanma alanları olağanca daraltılarak halkın can güvenliği endişelere mahal bırakıyor. Kent meydanları için gereken alanlar bırakılmadığından, insanların bir araya gelebileceği meydan kavramından söz edilemeyecek noktalara geliniyor.

Milyonlarca insanın yaşamından kaynaklanan katı atık dünyası gün geçtikçe çevreyi tehdit etmeye yönelik kapasitelere doğru yol almakta, insanlarımızı sağırlaştıran semt pazarlarında kontrolsüz ve denetimsiz gürültü atmosferi, adeta kurtarılmış bölge misali kalabalık, plansız, araba ve yaya trafiğinin kilitlendiği semt pazarları, içinde araştırmanın ve planlamanın olmadığı, hesap kitap dışı, gelişigüzel imal edilmiş kaldırımların oluşturduğu sıkıntılar ve çarpık kentleşme modeli... Ne isterseniz hepsi mevcut.

Bütün bunların temelinde ne var? Elbette düzensiz göçler ve özellikle Büyükşehir Kanunu, taşımalı eğitim projeleri, çiftçinin toprağı bırakarak şehirlere göç etmesi var. Üreten toplum değil, tüketen toplum olmanın arka planındaki yoğun çaresizlik ve işsizlik var. Barınma ve doyma taleplerinden kaynaklanan çaresizce bir arayış var bu gidişatın temelinde.

Bütün bunlara rağmen söz konusu sınırsız göç ve yer değiştirmeler hız kesmeden devam ediyor. Bize göre Göç İdaremizin bazı kararları revize edilerek yukarıdaki bilgiler ışığında hareket sağlanmalı, seyahat hürriyeti ve yerleşim hürriyeti gibi insan haklarına ilişkin kararlar yeniden gözden geçirilerek içinden çıkılmaz hâle gelmiş göç hadisesi, güncellenecek statü ve bilimsel kriterler çerçevesinde yeniden düzenlenmeli, kentimizin göç vanası kapatılmalıdır.

Bütün bunların ötesinde "özel Antalya" konusu çıkarılmalıdır.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız