Ayşegül Öğretmen ve Öğrencileri
Ayşegül Barçın öğretmen (emekli), 2000-2001 Eğitim Öğretim yılında Antalya Ramazan Savaş İlköğretim Okulu’nda okula başlayan öğrencileri ile 2015 yılında bir toplantı yapmış. Bu toplantıya katılabilenlere şu soruyu sormuş:
“5 yıl sonra kendinizi nerede görmeyi hedefliyorsunuz?”
Ayşegül öğretmen öğrencilerinin cevaplarını bir şişeye yerleştirmiş. Denize atmamış, saklamış. Pandemi sebebiyle ikinci buluşmaları ertelenmiş. Ayşegül öğretmen, 11 Haziran’da sosyal medyada yaptığı bir video paylaşımında şişeyi kırarak öğrencilerinin yıllar önce yazdığı notları okudu. “Duygularınızı yorumlarda bekliyorum sevgili öğrencilerim. Bazı öğretmenler sadece ders anlatmaz, hayatlara dokunur” dedi.
Ayşegül öğretmen sosyal medya üzerinden öğrencilerinin yıllar önce yazdıklarını okurken mutluydu, heyecanlıydı. Videoyu izleyenler de öğrencilerin neler yazdıklarını merak ediyordu.
Öğrencilerin geleceğe ilişkin hayalleri şöyleydi:
Mehmet, Tıp Fakültesi’ni bitirmeyi, bu mümkün olmazsa iktisatçı olmayı; Cem, dünyaca ünlü bir müzik yapımcısı olmayı; Narten, mutlu olmayı; Gizem, zengin olmayı, dünyayı gezmeyi, mutlu olmayı , İstanbul ve Antalya’da tasarım ofisi açmayı;
Gamze ikinci üniversiteyi bitirmeyi,

Duygu anaokulu açmayı, Efe, büyük bir şirkette makine mühendisi olmayı ve ardından yurt dışına çıkmayı; Pelin, bir havayolu şirketinde yüksek maaşla çalışmayı ve yurt dışında yaşamayı; Emre, emlak ve inşaat sektörüne yönelmeyi; başka bir Dilara, televizyonlarda ana haber spikeri olmayı ve evlenmeyi; Toprak, mali müşavir olmayı ve yurt dışına gitmeyi; Şeniz, müzik alanında akademik kariyer yapmayı ve yurt dışına çıkmayı; Pelinsu, büyük firmalardan birinde çalışmayı, CEO olmayı, tercümanlık ve seslendirme yapmayı; Dilara hava yolu şirketinde üst düzey çalışıyor olmayı ,Umutcan uluslar arası bir hukuk bürosunda çalışıyor olmayı ve yurt dışına çıkmayı ,milletvekili seçilmeyi; İsmail, özel hastane açmayı; Ekin, evlenmeyi ve Almanya’ya gitmeyi hayal ettiklerini yazmışlar. Ezgi ise sadece “TV, dergi, kitap” notunu düşerken ,bir başka Gizem yüksek lisans ile yurt dışına gitmeyi hayal etmiş.
Öğrencilerin yıllar önce mavi, yeşil ve sarı renkli kağıtlara yazdıkları hayaller oldukça çarpıcı ve mutluluk verici. Her biri yüksek öğrenimlerini tamamlayarak ilgi duydukları alanlarda çalışmayı arzuluyor. Bir kısmı da yurt dışında yaşamayı düşünüyor. Her biri dikkat çekici ve gurur verici hedefler. Kaçının bu hayalleri gerçekleştirdiği, kaçının başka sularda yol aldığı bilinmez.
Videoyu izleyen bazı veliler de sosyal medya üzerinden paylaşımda bulunmuşlar.
Bir velinin şu paylaşımı oldukça dikkat çekici:
“Bazı öğretmenler sadece ders anlatmaz, hayatlara dokunur. Yıllar önce ‘5 yıl sonra kendinizi nerede görmek istiyorsunuz?’ diye sordunuz. Hayallerini bir kağıda yazdırıp sakladınız. Aradan yıllar geçti, çocuklar büyüdü, yolları değişti. Ama siz onların umutlarını ve hayallerini özenle korudunuz. Bugün o satırlar yeniden okunduğunda aslında sadece bir şişe açılmadı; çocukluk hayalleri, emek ve unutulmaz anılar da gün yüzüne çıktı. Sevgili Ayşegül Öğretmenim, öğrencilerinizin hayatına bıraktığınız iz yıllar geçse de silinmeyecek kadar değerli. İyi ki yollarımız kesişmiş, iyi ki kızımın öğretmeni olmuşsunuz. Her daim bizim için unutulmayan ve sürekli hatırlanan özel ve güzel, en nadide öğretmensiniz.”
Bir başka veli ise:
“Ayşegül Hanımcığım, Eren Bilkent Üniversitesi’ni bitirdikten sonra pilotluk eğitimi aldı. Üç yıldır Pegasus Hava Yolları’nda pilot olarak görev yapıyor. İstanbul’da yaşıyor. Hayallerine kavuştu. Emeğiniz çok. Sevgiler…” diye yazmış.
Bir diğer veli de Pelinsu’nun hikâyesini şöyle anlatmış:
“Pelinsu beş yıl önce CEO olmak için ilk adımı atıp Belçika’ya taşındı. Bir holdinge başvurdu ve kabul aldı. Piyango oynamadı ama tercümanlık yaparak kazandığı parayla sevdiği yere, sevdiği insanla gitti. Seslendirme ve oyunculuk yapıyor. Konserlerde opera söylüyor. Liderlik eğitimi devam ediyor. Aynı zamanda tur ve etkinlikler düzenliyor.”
Pelinsu da öğretmenine şu sözlerle teşekkür etmiş:
“Canım Ayşegül Hocam, hayallerimi gerçekleştirdiğimi görmek ne mutlu. Yüksek lisans yaptım ve yurt dışında eğitim aldım. Yıllardır Devlet Opera ve Balesi’nde kadrolu sanatçı olarak görev yapıyorum. Hayallerimizi başardığımızı görmek gerçekten gurur verici. Emekleriniz bizim için çok değerli. Çok teşekkür ederiz.”
Şeniz adlı bir öğrenci de benzer duygularla öğretmenine teşekkür etmiş.
Kim bilir, şişeye hayallerini yazan diğer öğrenciler bugün nerelerde, neler yapıyorlar? Bu sorunun cevabını merak edenlerin sayısı az değil.
Ayşegül öğretmene böyle bir etkinliği nasıl düşündüğünü sordum. Şu cevabı verdi:
“Öğrencilerimin okuldan mezun olduktan sonra da bağlarının kopmamasını sağlamak adına böyle bir etkinlik yapmaya karar vermiştim. Bağlantıların, iş birliğinin ve çözüm odaklı olmanın önemine çok inanıyorum. Farklı iş alanlarında yer alsalar da birbirlerine içten ve çıkarsız şekilde destek olacaklarını biliyordum. Başarabildiysem ne mutlu. İnsan için ilkokul arkadaşlarını ve onlarla yaşadığı anıları hatırlamak kadar güzel şeyler azdır. Bu yüzden aralarında böyle bir bağ oluşmasını istedim. 35 yıllık öğretmenlik hayatımda birçok öğrencimin hayatına dokundum. Sonraki dönem mezunlarımla da aynı bağları kurmaya gayret ettim. Sağlığım elverdiği müddetçe onlarla da buluşmalar yapacağım.”
Öğretmenlik dünyaya açılan bir penceredir. Öğretmenler, anne ve babalardan sonra çocukları şefkatle bağırlarına basan, onları hayata hazırlayan en değerli insanlardır. Ayşegül öğretmen de onlardan biri. Emekli olalı yıllar geçmesine rağmen aklı ve gönlü hâlâ öğrencilerinde. Öğretmenlik anıları ona güç veriyor. Bir okul açmayı hayal ediyor.
Aslında öğretmenlik yalnızca bilgi aktarmak değildir. Gerçek öğretmenler, öğrencilerinin karakterine, hayallerine ve geleceğine dokunurlar. Bir matematik formülü ya da tarih bilgisi zamanla unutulabilir; ancak bir öğretmenin verdiği güven, aşıladığı umut ve gösterdiği ilgi ömür boyu hatırlanır. Bu nedenle öğretmenlik, insan hayatına en derin iz bırakan mesleklerden biridir.

Ayşegül öğretmenin yıllar önce öğrencilerinin hayallerini bir şişeye koyup saklaması, onların geleceğine duyduğu inancın da bir göstergesidir. O şişenin içinden çıkan yalnızca birkaç kağıt parçası değil; çocukluk umutları, emek, sevgi ve bir öğretmenin öğrencilerine duyduğu sarsılmaz güvendi. Bugün bazı öğrencilerin hayallerine ulaştığını görmek, öğretmenlik mesleğinin toplumun geleceğini şekillendiren en değerli mesleklerden biri olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Bir ülkenin gerçek zenginliği doğal kaynaklarında ya da ekonomik gücünde değil, iyi yetişmiş insanlarında saklıdır. İyi insanlar yetiştirenler ise öğretmenlerdir. Bu nedenle öğretmenler yalnızca sınıflarda ders anlatan kişiler değil; geleceğin doktorlarını, mühendislerini, sanatçılarını, hukukçularını ve liderlerini yetiştiren görünmez mimarlardır.
Ayşegül öğretmenin öğrencileriyle kurduğu bağ, öğretmenlik mesleğinin ne kadar kutsal ve değerli olduğunu hatırlatıyor. Hayatlara dokunabilen, öğrencilerinin kalbinde yer edinebilen tüm öğretmenler gibi o da geride yalnızca öğrenciler değil, unutulmayacak hatıralar ve silinmeyecek izler bırakıyor. Belki de bir öğretmenin gerçek başarısı, yıllar sonra bile öğrencilerinin yüzünde bir tebessüm oluşturabilmesidir.