Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
24°

Uzaylıyla İle Tanıştım

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Uzaylıyla İle Tanıştım

 Dışarıda büyük bir gürültü ve şamata duydum. Merakla perdeyi araladım. Çöp konteynırların dan işe yarar para eder bir şeyler arayan 14-15 yaşlarında iki çocuk ile bunların yanında 6-7 yaşlarında bir çocuk çöp konteynırlarının kapaklarını çarpıyorlar. Benim gibi gürültüden rahatsız olan sakinler bu şamataya tepki koyup, balkonlardan bağırıp çağırmaya başlayınca iki büyük çocuk küçük çocuğu konteynırın içine kapatıp kaçtılar.

    Konteynırın içinde kalan çocuğun zarar görmemesi için hemen koşup kurtardım. Bir yastık kılıfı giydirilmiş çocuğu konteynırdan çıkarım. Çıkar çıkmaz çocuk, kaldırımın kenarına kustu. Ben konteynırın içinde kaldığı sürede ağır kokudan rahatsız oluğu için kustuğunu zannettim. Sonra bunu bana izah etti.

      Acayip giysili çocuğun elinden yapışınca onun değişik bir yaratık olduğunu anladım. Ellerinde ve ayaklarında dört parmağı vardı. Aynı bukalemun eline benziyordu. Dört tane uzun parmak iyi bir şekilde kavrama sağlıyordu. Eve döndüğümüzde bebeğin yüzünün de acayip olduğunun farkına vardım. Benim bu hayretimi anlayan çocuk ben bu dünyaya ait değilim, başka bir gezegenden geldik dedi.

      Daha doğrusu dünyanıza düştük annem ile ben aracımızla giderken güneşte meydana gelen büyük bir patlama sonucu aracımız arızalandı ve gezegeninize düştük. Bir daha annem ile temas kuramadım dedi. Bir şey daha dikkatimi çekti. Yaratığın kısa bir kuyruğu vardı. Teleskopik anten gibi uzayabiliyordu. Bu bizim denge cihazımızdır dedi. Sana bir özelliğimi daha göstereyim mi dedi. Sırtında salyangoz duyargaları gibi dört adet anten vardı. Bunlar bizim hem duyargalarımız hem iletişim aracımızdır dedi. Üzerindeki yastık kılıfını andıran giysisini çıkardı ve gösterdi. Sırt omurlarının üzerinde uzayıp kısalan antenlerini gösterdi. Bu arada derisi bizimki gibi görünmesine rağmen, hamsi pulu gibi ince, esnek pullarla kaplıydı. Bu neden diye sordum. Bu pullar bizi dış radyasyondan koruyor. Bize doğru gelen ışınları enerjiye çevirerek ondan yararlanıyoruz. Aylarca gıda almasak bile bu enerjimiz bize yetiyor. Yani uzun zaman hiçbir şey yemeden hayatımızı idame ettiriyoruz

     Hem zaten biz giysi kullanmayız. Biz havyar gibi bir gıda alırız. Bu gıdanın posasını da yine ağzımızdan kusarak çıkarırız.

     Eğer dikkat edersen ben seninle konuşmuyorum. Ama zihninden geçen sorularını okuyup beynimden cevap veriyorum. Dikkatle yüzüne baktım. Evet, benimle konuşmuyor ama her sorunun da cevabını alıyordum.

      Bu uzaylının iyi incelenmesini istiyordum. Ama ona zarar verilmesin, laboratuvarlara kapatılıp işkence edilsin istemiyorum. Bunun için bir basın toplantısı düzenleyerek halka mal etmeliydim ve halk ona sahip çıkmalıydı. Derken telefon zili çaldı. Uykudan uyandım havuzun sıcak su ile doldurulduğunu yüzmem için termal havuza davet edildim. Bu rüyamı önce eşime sonra havuzda beni bekleyen Abdullah Taş ve Abidin Alp’e anlattım unutmamak içinde kaleme aldım.

                                                                         Pamukkale - DENİZLİ 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız