Türkiye’nin iç ve dış güvenlik başlıklarının ele alındığı Milli Güvenlik Kurulu, 18 Haziran 2026 tarihinde toplandı. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık ettiği ve bölgesel kırılmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşen toplantının ardından İletişim Başkanlığı tarafından 11 maddelik bir sonuç bildirisi kamuoyuyla paylaşıldı.
Bölgesel Dengeler ve "ABD-İran" Mutabakatına Destek
Bildiride en çok dikkat çeken unsurlardan biri, Ortadoğu’daki dengeleri yakından ilgilendiren Washington-Tahran hattındaki gelişmeler oldu. İran ile ABD arasında varılan mutabakattan duyulan memnuniyetin dile getirildiği bildiride, bu kritik sürecin akamete uğratılmamasının önemine dikkat çekildi. Türkiye’nin, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması yönündeki çabalara etkin katkı sunmayı sürdüreceği ifade edildi.
Terörle Mücadele ve Organize Suçlar Masada

Toplantıda, yurt içinde ve yurt dışında yürütülen askeri operasyonlar ile uluslararası gelişmeler Kurulun gündemindeydi. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere her türlü tehdide karşı yürütülen faaliyetler değerlendirilirken, "Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge" hedeflerine ulaşılması yönündeki irade teyit edildi.
Ayrıca, son dönemde toplumsal huzuru tehdit eden organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar da MGK bildirisine girdi. Başta çocuklar ve gençler olmak üzere vatandaşların huzurunun muhafazası için adımların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.
Dış Politikada Çok Yönlü Mesajlar: Kıbrıs, Gazze, Suriye ve Ukrayna
Bildirinin diğer maddelerinde ise Türkiye’nin dış politikadaki kırmızı çizgileri ve küresel çatışmalara yönelik hamleleri sıralandı. 11 maddelik bildiri şu şekilde:
"1. PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulmuştur.
2. Ülkemizin ve bölgemizin istikbali bakımından kritik önem taşıyan Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine ulaşılması maksadıyla yürütülen çalışmalar değerlendirilmiş; milletimizi ve komşularımızı terörün ağır yükünden kurtarma yönündeki güçlü irade teyit edilmiştir.
3. Organize suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar ele alınmış; başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğinin mutlak surette muhafazası hedefiyle atılan adımların kararlı bir şekilde sürdürüleceğinin altı çizilmiştir.
4. Türkiye’nin garantör ülke sıfatıyla; Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı için uluslararası hukuk çerçevesinde her türlü tedbiri almaya muktedir ve kararlı olduğu vurgulanarak; KKTC’nin hak ve menfaatlerine halel getirecek ve Doğu Akdeniz’deki barış ortamını zedeleyecek herhangi bir oldubittiye müsaade edilmeyeceği kaydedilmiştir.
5. İran ile ABD arasında mutabakata varılmasından duyulan memnuniyet dile getirilerek, sürecin akamete uğratılmamasının önemine dikkat çekilmiş; Türkiye’nin, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması yönündeki çabalara etkin katkı sunmayı sürdüreceği belirtilmiştir.
6. Suriye’de barış, istikrar ve huzurun tesisi kapsamında katedilen mesafenin memnuniyetle karşılandığı ifade edilmiş; Suriye’nin birlik ve bütünlüğünün tahkimi ile kalkınmasına yönelik gayretlere olan desteğimizin devam edeceğinin altı çizilmiştir.
7. Gazze’deki ateşkes ihlallerini, Batı Şeria’daki yerleşimci terörünü ve Doğu Kudüs ile Mescid-i Aksa’nın statüsüne yönelik saldırılarını sürdüren ve Lübnan’ın egemenliği ile toprak bütünlüğüne kasteden İsrail Yönetimi’nin mütecaviz eylemlerinin, bölgede barış ve istikrarın tesisine yönelik gayretlere menfi tesir ettiği belirtilmiştir.
Uluslararası toplum, İsrail Yönetimi’nin evrensel insani değerleri ve uluslararası hukuku hiçe sayan ısrarlı tutumu karşısında ilkeli bir duruş sergilemeye davet edilmiştir.
8. Irak’la her alanda tesis edilen stratejik nitelikli iş birliğinin, yeni Irak Hükûmetiyle de sürdürülmesine yönelik güçlü irademiz teyit edilmiş; Irak’taki istikrar ve güvenlik ortamının muhafazasına olan desteğimiz vurgulanmıştır.
9. Rusya-Ukrayna Savaşı’nda son durum ele alınmış; çatışmaların tırmanmasının ve başta Karadeniz olmak üzere mücavir bölgelere yayılmasının mesuliyetini taşıyan taraflara, adil ve kalıcı bir barış için bir an evvel adım atma çağrısında bulunulmuştur.
10. Afrika kıtası genelindeki gelişmelerin seyri değerlendirilmiş; Türkiye’nin, dost ve kardeş Afrika ülkelerinin egemenliği ve toprak bütünlüğünün muhafazası ile kıtada barış, istikrar ve refahın sağlanmasına yönelik desteğini sürdüreceği kaydedilmiştir.
11. Güney Kafkasya’da barış, istikrar ve iş birliğinin kuvvetlendirilmesi doğrultusunda kaydedilen güncel gelişmeler ele alınmıştır."