Kurucu Önder!
Tarih,16 Şubat 1999
Rahmetli Başbakan Bülent Ecevit, kamuoyuna yaptığı açıklamada ; "Sabaha karşı saat 03.00'ten itibaren bölücü terör örgütünün başı Abdullah Öcalan Türkiye'dedir " diyordu.
Türkiye’nin son 50 yılda yaşadığı en büyük soruna neden olan eli kanlı terör örgütünün başı yakalanarak Türkiye’ye getirilmişti. On binlerce asker-sivil vatandaşımızı katleden, Ülkemizin yüz milyarlarca dolar ekonomik kaybına sebep olan terörist başı, İmralı Adası’nda yargılandı ve 9 Haziran 1999'da ölüm cezasına çarptırıldı.
Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın idam cezasına çarptırılmasından 1 yıl 11 ay önce Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatı nedeniyle yapılan olağanüstü kongrede Genel Başkan seçilmiş ve ‘’Bilge Lider’’ olmuştu!
1999’da yapılan Genel Seçimlerden sonra kurulan 57. Hükumette Başbakan Yardımcısı olarak görev alan Devlet Bahçeli, 11 Ocak 2000 tarihinde Osmaniye’de yaptığı konuşmada kesin bir dille ‘’Öcalan’ın idam edileceği’’ mesajını veriyordu.
Ancak, sadece 1 gün sonra 12 Ocak 2000’de, 180 derece dönüş yaparak koalisyon ortaklarıyla birlikte Öcalan’ın idam cezasını bekletme kararının altına imza atmıştı!
Öcalan’ın idam edilmesine karşı imza atan Devlet Bahçeli, sonraki yıllarda seçim meydanlarından yağlı urgan atmaya başladı!
Anlayacağınız, güncel siyasi konjonktüre göre kâh imza atıyordu, kâh urgan atıyordu!
2009-2015 yılları arasında Hükûmet tarafından başlatılan ancak hedefe ulaşmadan sonlanan kimilerine göre çözüm süreci, kimilerine göre ise demokratik açılım olarak adlandırılan sürece Devlet Bahçeli ne isim koymuştu biliyor musunuz?
‘’İhanet Süreci’’
Evet, yanlış okumadınız, Sayın Bahçeli o yıllarda İktidara seslenerek ‘’ihanet sürecindesiniz’’ diyordu!
Öyle ki, 2021 yılında Anayasa Mahkemesi’nde görülen parti kapatma davasına ilişkin yaptığı açıklamada; ‘’Anayasa Mahkemesi hukukun üstünlüğünden mi yanadır, yoksa bölücülüğün mü şakşakçısıdır? Dağda elde edilen başarıların TBMM'de kaybına tahammülümüz asla olamayacaktır. Anayasa Mahkemesi'nin de kapanması artık ertelenemez bir hedef olmalıdır" demişti!
Bırakın bir araya gelip sarmaş dolaş olmayı kendilerine selam bile vermeyen Sayın Bahçeli, bir anda barış güvercini olarak İmralı’nın da, Kandil’in de, Meclis’teki uzantılarının da ‘saygınlığını’ kazanmıştı!
Seçim meydanlarında idam için yağlı urgan atan, şimdilerde ise ‘kurucu önder’ sıfatıyla terörist başı Abdullah Öcalan’a ‘umut hakkı’ isteyen Devlet Bahçeli, Meclis’e gelip konuşsun diyor... Meclis Komisyonu İmralı’ya ayağına kadar gitmeli diyor!
Anlayacağınız; Dünya Liderimizin deyimiyle; ‘’Neredennn, nereyeeee?!’’
Tamam da Sayın Bahçeli, ‘kurucu önder’ dediğiniz terörist başının umut hakkı var da, bizim kaybettiğimiz on binlerce asker-sivil canımızın ‘yaşama hakkı’ yok muydu?
Kurucu Önder’i Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan Büyük Türk Milleti, tüm bu yaşananları ibretle izlemekte ve not etmektedir.
Ve günü geldiğinde; sandıkta demokratik yollardan hesabını sorarak hak edenleri, hak ettikleri yere… Yani, ‘siyasi tarihin tozlu sayfalarına’ gönderecektir…