İstanbul Başakşehir'de bir okulda meydana gelen ve bir öğrencinin hayatını kaybedip yedi öğrencinin yaralandığı bıçaklı saldırının ardından Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) iktidarı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nı (MEB) acilen göreve çağırdı. Yaşanan olayın ardından derin bir üzüntü ve öfke içinde olduklarını belirten sendika, "Güvenli okul ve kamusal eğitim istiyoruz" diyerek, okullardaki şiddeti önleyecek somut adımların derhal atılmasını talep etti.
Şiddet Sarmalı Görmezden Gelinemez Boyutta
Başakşehir’deki kanlı saldırıda yaşamını yitiren öğrencinin ailesine başsağlığı, yaralanan öğrencilere ise acil şifalar dileyen Eğitim Sen, bu acı olayın eğitim sistemindeki yapısal sorunların bir yansıması olduğunu vurguladı. Sendika yönetimi, okullarda uzun süredir dikkat çektikleri şiddet ve güvenli eğitim sorununun artık halı altına süpürülemeyecek, görmezden gelinemeyecek kadar ciddi bir noktaya ulaştığının altını çizdi. Asıl yapılması gerekenin, şiddet vakaları ortaya çıkmadan önce onları kaynağında çözecek kamusal, sosyal ve pedagojik mekanizmaların kurulması olduğu belirtildi.
"Her Okula Rehber Öğretmen ve Psikolog Şart"
Şiddeti önleyici tedbirlerin yetersizliğine ve okullardaki rehberlik eksikliğine dikkat çeken Eğitim Sen, somut çözüm önerilerini sıraladı. İstisnasız her okulda yeterli sayıda psikolojik danışman ve rehber öğretmenin görevlendirilmesi gerektiği vurgulanırken; sosyal hizmet uzmanları, psikologlar ve ilgili uzmanların da yer aldığı kalıcı destek mekanizmalarının acilen oluşturulması istendi. Ayrıca akran zorbalığı, çocuk ihmali ve istismarı, siber zorbalık ve şiddet eğilimlerini erken aşamada tespit edip müdahale edecek koruyucu ve önleyici çalışmaların sürekli hale getirilmesi gerektiği ifade edildi.
Sınav Baskısına ve Rekabetçi Sisteme Eleştiri
Okullardaki fiziki ve sistemsel sorunların da çocukların psikolojisini olumsuz etkilediğine işaret eden sendika, kalabalık sınıflara çözüm bulunarak sınıf mevcutlarının acilen azaltılmasını talep etti. Çocukların sadece akademik başarıya odaklanmaması gerektiği vurgulanarak, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere erişimin artırılması gerektiği belirtildi. Öğrencileri sürekli rekabete, bitmek bilmeyen sınav maratonuna ve ağır bir başarı baskısına mahkûm eden mevcut eğitim politikası sert bir dille eleştirildi. Bunun yerine iş birliğini, dayanışmayı, eşitliği ve birlikte yaşam kültürünü esas alan bilimsel ve demokratik bir eğitim anlayışına geçilmesinin hayati olduğu kaydedildi.
İhmaller Araştırılsın, MEB Sorumluluğunu Yerine Getirsin
Başakşehir'de yaşanan olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını isteyen Eğitim Sen, olası idari ve güvenlik ihmallerinin es geçilmemesi konusunda uyardı. Sorumluluğu bulunanlar hakkında idari ve adli süreçlerin şeffaf biçimde yürütülerek kamuoyunun eksiksiz bilgilendirilmesi talep edildi. Soruşturmanın sadece "olay anına" hapsedilmemesi gerektiğini belirten sendika, çocukları şiddete yönelten sosyal, psikolojik ve pedagojik süreçlerin de derinlemesine araştırılması gerektiğini vurguladı.
Eğitim Sen, açıklamasını Milli Eğitim Bakanlığı'na yaptığı net bir çağrıyla sonlandırdı: "Bakanlığı sorumluluğunu yerine getirmeye; şiddetsiz ve güvenli okullar için acil, somut ve kalıcı adımlar atmaya çağırıyoruz."