Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
14°

Sağlık Sistemi Üzerine

YAYINLAMA:
Sağlık Sistemi Üzerine

Gençlik yıllarımızda arkadaşlarla bir araya geldiğimizde geleceğe ilişkin hayallerimizi, umutlarımızı, planlarımızı paylaşırdık. Şimdilerde ise sağlık sorunlarımızı paylaşır olduk. Hangi hastane, hangi doktor daha iyi, hangi ilaç ağrılarımıza daha iyi geliyor, onları konuşuyoruz. Doktorlar, hastaneler, eczaneler en çok gittiğimiz yerler.

Sağlık alanında yapılan yatırımlar da yakın takibimizde. Dün ne durumdaydık ne duruma geldik; en iyi değerlendirme yapabilecek konumdayız. Antalya, bu çerçevede sağlık alanında önemli yatırımların yapıldığı illerimizden. 2024 yılında hizmete açılan Antalya Şehir Hastanesi bunlardan biri. 1500 yatak kapasiteli devasa sağlık kompleksi, modern tıbbın imkânlarını Antalyalılara sunuyor. Bölgenin en büyük sağlık tesislerinden biri olan Şehir Hastanesi; genel ve branş hastalıklarının tedavisinde uzmanlaşmış birimleri, gelişmiş laboratuvar ve teşhis hizmetleri ile dikkat çekiyor.

Geçenlerde sağlık kontrolleri nedeniyle oradaydım. Başta doktorlar olmak üzere sağlık çalışanları işinin ehli insanlar. Doktorların hasta ile yakından ilgilenmesi, güler yüzü insana güven veriyor.

Muayene olduğum doktor, "Kerendia" adlı bir ilacı kullanmamı önerdi. Sıkıntılı bir şekilde, "Ancak devlet ödemiyor. Kendiniz bedelini ödemeniz gerekiyor." dedi.

SGK’nın bedelini ödemediği ilaçların, hastalar kadar doktorları ve eczaneleri de ne denli sıkıntılı, zor duruma düşürdüğünü bilenlerdenim. SGK’nın içinde bulunduğu zorlukları da takdir edenlerdenim. Bu itibarla doktora, "SGK’nın bir süre önce kanser, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan yeni ilaçları geri ödeme listesine eklediğini duydum. Liste bu kez güncellenirken dileyelim İlaç Geri Ödeme Komisyonu bu ilacı da listeye eklesin." dedim. Doktor gülümseyerek, "Çok önemli bir ilaç, dileyelim eklesin." dedi.

Hastaneden sonra ilacı almak için uğradığım, her daim yakın ilgi ve yardımını gördüğüm eczanemiz de sıkıntılı bir şekilde ilacın bedelini devletin karşılamadığını hatırlatarak, "Şu an elimizde yok, biz ısmarlar, getirtir; size haber veririz." dedi. Eczacımıza da SGK’nın bu ilacı listeye alması temennisini dile getirdim. O da, "Çok iyi olur." dedi.

Sağlık alanında büyük yatırımların gerçekleşmesi mutluluk ve gurur verici. Takdire değer bir politika. Sağlık ödemelerine de aynı anlayışla yaklaşılması gerekiyor.

Sağlık alanında Antalya’da diğer devlet hastanelerinde de önemli yatırımların yapıldığı gözleniyor. Akdeniz Gerçek yazdı. Akdeniz Üniversitesi, kanser tedavisinde dünyada sayılı merkezlerden biri olmaya hazırlanıyor. Üniversitenin sağlık yatırımları takdire değer. Dünyada sadece 8 merkezde bulunan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi ruhsatlandırma aşamasında. Ruhsat alınır alınmaz tedaviye başlanması öngörülüyor. Merkezde yeni tedaviler geliştirilmesi, modeller ortaya konulması öngörülüyor. Sağlık alanında yapılan bu yatırımlar Türkiye kadar çevre ülkeler için de önemli.

Sadece merkezdeki değil, Antalya’nın ilçelerindeki devlet hastanelerinde de dikkat çekici yatırımlar yapılıyor. Örneğin, Kemer Devlet Hastanesinde hasta memnuniyeti ve hizmet kalitesini artırmaya yönelik iyileştirme çalışması aralıksız devam ediyor. Hastanede gerçekleştirilen yenilenme çalışmalarıyla hem hastalara hem de hasta yakınlarına daha konforlu, güvenli ve kaliteli bir sağlık hizmeti sunmak hedefleniyor.

Öte yandan, devlet hastaneleriyle ilgili Türkiye genelinde sürekli eleştirilere tanık olunuyor. Oysa Türkiye’nin sağlık sistemi, birçok ülkeyle kıyaslandığında vatandaşına bu kadar geniş ve erişilebilir hizmet sunmaya çalışan nadir sistemlerden biri. Yurt dışında yaşayan yakınlarım ve dostlarım, Türkiye’deki sağlık hizmetlerinden her daim övgüyle söz ederler. Avrupa’da, Amerika’da çoğu yerde insanlar sağlık hizmetini ancak ciddi bir ödeme gücü varsa alabiliyor. Ülkemizde ise devlet, büyük bir sosyal sorumluluk üstlenerek herkese ulaşmaya çalışıyor.

Şu husus göz ardı edilmemeli: İnsanlarımız birinci basamak olan aile hekimliğini yeterince kullanmıyor. En basit şikâyetlerde bile doğrudan hastanelere, özellikle de acil servislere yükleniliyor. Acil servisler, gerçekten hayati risk taşıyan vakalar içindir. Birçok ülkede insanlar basit nezle, baş ağrısı ya da hafif şikâyet için acile gitmezken Türkiye’de aciller bu tarz başvurularla dolu. Çoğu zaman gerçek acil vakaların çok üzerinde gereksiz bir yoğunluk oluşuyor. Bu da sistemi ciddi şekilde zorluyor. Sonra da "Devlet bize bakmıyor." gibi yakınmalar oluyor. Sistemin bu şekilde gereksiz kullanılması göz ardı ediliyor.

Asıl sorun sadece sağlık sisteminin yetersizliği değil, nasıl kullanıldığı ile ilgili. Aynı şikâyet için farklı hastanelere gidilmesi, sürekli tekrarlanan tetkikler ve muayeneler de sistemi yoruyor ve gereksiz yük oluşturuyor.

Sağlık çalışanları çok büyük yük altında, özveriyle çalışıyorlar. Ancak sistem yanlış kullanıldığında çalışanlar haksız eleştiri alıyor, gerçek hastalar da zor durumda kalabiliyor. Yani sorun tek taraflı değil. Sistemin yapısı ve vatandaşın kullanım alışkanlığı birlikte değerlendirilmeli.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız