Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
32°

Ne Olacak Bu CHP’nin Hali?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Ne Olacak Bu CHP’nin Hali?

CHP’de yaşanan kaotik tablo kamuoyunun ilgisini çekmeye devam ediyor. Hayat pahalılığı, adalet, eğitim ve ekonomi gibi temel sorunlar ortada dururken, toplumun önemli bir kesimi dikkatini CHP içinde kaynayan cadı kazanına çevirmiş durumda. Kimi kaygıyla, kimi de memnuniyetle gelişmeleri izliyor ve aynı soruyu soruyor: “Ne olacak bu CHP’nin hali?”

Bazıları partinin artık bölünme noktasına geldiğini, yeni bir siyasi oluşumun kaçınılmaz hale geldiğini savunuyor. Bazıları ise bunun yanlış bir adım olacağını, iktidarın ekmeğine yağ süreceğini, görüş ayrılıklarının parti içinde çözülmesi gerektiğini belirtiyor. Yıllardır CHP’ye gönül vermiş, umut bağlamış insanlar ise gelişmeleri şaşkınlık ve üzüntüyle izliyor. Ortada yalnızca bir yönetim tartışması değil, aynı zamanda muhalefetin geleceğini ilgilendiren ciddi bir kırılma riski var.

Son dönemde CHP içindeki muhaliflerin yeni bir parti kurabileceği kamuoyunda sıkça dillendirilmeye başladı. Ancak bugün itibarıyla bu yönde resmileşmiş bir karar ya da somut bir girişim bulunmuyor. CHP tarihinde ayrılıklar yaşanmış olsa da parti içi muhalefetin önemli bir bölümü genellikle mücadelesini parti içinde sürdürmeyi tercih etti.

Yeni parti kurulmasını savunanların öncelikle şu soruya cevap vermesi gerekir: Böyle bir partinin başarı şansı ne olur? Şu sıralar yapılan kamuoyu yoklamaları, mitingler vs. ne ölçüde sandığa yansıyabilir?

Yakın geçmişe bakıldığında Türkiye’de yeni parti kurmanın kolay, seçmenden güçlü destek almanın ise oldukça zor olduğu görülüyor. DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Memleket Partisi ve İYİ Parti örnekleri hâlâ hafızalarda. Bu partiler içinde yalnızca İYİ Parti ilk döneminde ciddi bir seçmen desteği oluşturabildi. Diğerleri beklenen siyasal sıçramayı yapamadı.

Elbette AK Parti örneği de unutulmamalı. Fazilet Partisi'nin kapatılmasının ardından, Yenilikçiler olarak bilinen kadro tarafından 2001’de kurulan AK Parti, 2002 genel seçimlerinde iktidara geldi ve çeyrek asra yaklaşan bir dönemin başat siyasi aktörü oldu. Ancak bu örneğin tekrarlanması kolay değildir. Çünkü AK Parti, yalnızca bir parti içi tepki hareketi olarak değil, toplumda karşılığı olan geniş bir siyasal boşluğu doldurarak ortaya çıktı.

CHP’den çıkacak olası bir parti için farklı senaryolardan söz edilebilir.

İlk senaryoda, yeni parti yüzde 1-3 bandında kalır. Bu en güçlü ihtimallerden biridir. Çünkü CHP seçmeninin önemli bir bölümü, iktidar değişimi hedefi nedeniyle oyların bölünmesini istemeyebilir.

İkinci senaryoda, güçlü ve tanınmış isimlerin katılımıyla yüzde 5-10 arası bir destek oluşabilir. Bu ihtimal, özellikle milletvekilleri, belediye başkanları ve örgüt içinde etkili isimlerin toplu hareket etmesine bağlıdır.

Üçüncü senaryoda ise yeni partinin CHP ile yarışacak bir seviyeye gelmesi konuşulabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi için CHP’de çok büyük bir liderlik krizi, kitlesel bir kopuş ve seçmende güçlü bir yön değiştirme iradesi gerekir. Bugünkü tablo içinde bu ihtimal daha zayıf görünmektedir.

Asıl mesele şudur: Yeni partinin başarısını belirleyecek olan yalnızca CHP’den kimlerin ayrıldığı değil, hangi siyasi boşluğu dolduracağıdır. Daha merkez sağa mı yönelecektir? Daha milliyetçi bir çizgi mi izleyecektir? Sosyal demokrat kimliği mi öne çıkaracaktır? Yoksa yalnızca mevcut CHP yönetimine tepki üzerine mi kurulacaktır? Her eğilimi bir araya getiren "yamalı bohça" mı olacaktır.

Sadece tepki üzerine inşa edilen siyasi hareketlerin kalıcı başarı elde etmesi zordur. Seçmen, özellikle kriz dönemlerinde yalnızca itiraz eden değil, çözüm üreten, güven veren ve iktidar alternatifi olabileceğini gösteren yapılara yönelir.

Peki böyle bir ayrılık yaşanırsa CHP ne olur?

Ayrılan grup küçük kalırsa CHP üzerinde kalıcı bir etki yaratmayabilir. Ancak kopuş; çok sayıda milletvekilini, büyükşehir belediye başkanlarını, örgüt yöneticilerini ve kamuoyunda tanınan güçlü figürleri kapsarsa CHP’nin oylarında ciddi bir gerileme yaşanabilir. Daha önemlisi, muhalefet psikolojisi zarar görür. Seçmen sandığa umutla değil, kırgınlık ve güvensizlikle gider.

Türkiye’de muhalefet seçmeni “oy bölünmesi” konusunda oldukça hassastır. Yeni bir parti, CHP’den aldığı oy kadar iktidar bloğundan oy çekemezse, sonuç muhalefetin genişlemesi değil, CHP’nin zayıflaması olur. Bu da seçim dengelerini doğrudan etkiler.

Bugünkü tabloya bakıldığında CHP içinden çıkacak yeni bir partinin kısa vadede CHP’nin yerini alması düşük ihtimaldir. Ancak muhalefet oylarını bölerek seçim sonuçlarını etkilemesi mümkündür. AK Parti çevrelerinin gelişmeleri memnuniyetle izlemesinin nedeni de budur. Muhalefetin parçalanması, bölünmesi ve kendi iç enerjisini birbirini tüketerek harcaması, iktidarın değirmenine su taşır.

Bu nedenle CHP açısından temel mesele yalnızca yeni parti kurulup kurulmayacağı değildir. Asıl mesele, partinin kendi içinde güveni, disiplini ve ortak hedef duygusunu yeniden kurup kuramayacağıdır.

CHP, iç tartışmalarını demokratik olgunluk içinde yönetebilirse bu krizden güçlenerek çıkabilir. Ancak kişisel hesaplar, hizip mücadeleleri ve karşılıklı güvensizlik öne çıkarsa, yalnızca CHP değil, Türkiye’de iktidar değişimi umudu da ağır yara alır.

Bu yüzden bugün sorulan “Ne olacak bu CHP’nin hali?” sorusu, aslında daha büyük bir sorunun parçasıdır: Ne olacak Türkiye’de muhalefetin hali?

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız