Yüzme Havuzları Bir Gün Çıngıraklı Yılana Benzeyebilir
Hanımefendiler, beyefendiler; önce çocuklarınızın, sonra kendinizin sağlığınız için bu yazıyı bir okuyuverirseniz iyi olur diyorum.
Yakın bir zamanda Gazipaşa ile Kaş ilçelerimiz arasında 673 km’lik kıyı şeridinde kaç bin yataklı otelin olduğunu, otellere ait kaç milyon tonluk yüzme havuzunun bulunduğunun istatistiki sonuçlarını verdiğimde sanırım şu lafı edeceksiniz:
"Bu ne demek yahu, burnumuzun dibinde pırıl pırıl denizi olan bir turizm alanında bu havuzlar da ne oluyor?" şeklindeki sözlerinizi duyar gibiyim.
Efendim, sakın ola sakın yüzme havuzları olmamalı, o havuzlara girilmez demiyorum. Elbette havuz da olur, deniz de... Ancak aşağıdaki kriterlere uyulmaması hâlinde her yüzme havuzu sizin için alametifarika bakımından iyiye delalet etmeyebilir, havuzlar sağlığınıza zarar verebilir.
ANLATMAYA BAŞLAYALIM EFENDİM: Öncelikle söz konusu havuzlar genellikle yer altı suyu kullanırlar. Acaba o suların hijyenik vaziyeti nedir? Sağlığa uygun mu, değil mi? Değilse ne gibi tedbirler alınıyor? Koli basili, barsak enfeksiyonları bakımından mikroorganizma barındırıp barındırmadığı hakkında bilgi ve rapor var mı? Kimyasal açıdan ağır metal, demir, mangan ve sair zararlı metal eriyikleri içeriyor mu? Azot mono, azot dioksit, azot trioksit durumu nedir? Havuz klorlanıyor mu? Klorlanıyorsa milyonda kaç ppm oranında klorlanıyor? Bir günde havuzda kaç defa residüel klor testi yapılıyor? Yaz ve sonbahar aylarında bu testlerin grafiği hangi istikamettedir? Havuzlarda şigella araştırılması yapılıyor mu? Benzeri aerop mikrop varsa bertaraf için bir önlem alınıyor mu? Bilhassa havuzda yüzdükten sonra çocukların gözleri kızarıyor mu? Dudakları morarıyor mu?
Ayrıca havuzla ilgili bu test ve araştırmalar 6-8 ay süresince yapılıyor mu? Testleri yapan görevlinin meslek alanı nedir? Mesela kimya, elektrik, makine mühendislerinden hangisi? Yoksa teknisyen seviyesinde bir personel mi?
Diğer taraftan havuzlarda yosun giderici ve askıda katı maddelerin çözümü için HCL asit + ALO ve gerekli kimyasallar kullanılmak zorunda olduğu için bu asit kalıntıları suda hâlen mevcut mudur? Komparatörle ve turnusolla yapılan pratik çözümlerin ötesinde, laboratuvarı ilgilendiren konularda gerekli analizler yapılıyor mu? Bunların raporları halkın görebileceği yerlere asılıyor mu? Ayrıca rutin olarak havuzların kirlenme derecelerine göre gerekli tedbirler alınıyor mu?
Filtre sistemi ne durumda, zamanı içinde değiştirilmiş midir, değiştirme tarihini bildiren rapor var mı? Turizm sezonu bitince milyonlarca ton kirli havuz suları kıyılarımızda alıcı ortama (denize) boşaltıldığında belediyeler kıyı sularımızın kirlenme derecesini ölçmek için çalışma yapıyorlar mı? Olumsuz sonuçlara göre belediyeler başta 2872, 1593, 6502, 4077 sayılı yasalara ve Anayasamızın 56. maddesine, Kabahatler Kanunu'na ve sair tüzük, yönetmelik hükümlerine göre ve ilgili içtihatlara göre; Türk Ceza Yasası'na uyulacak tarzda bir yaptırım uygulanıyor mu?
Dost acı söyler, dost gerçeği söyler. Tüm analar, babalar bu konuda teyakkuzda olun. Küresel iklim değişikliği + küresel ısınma dikkate alınarak milyonlarca ton tatlı su kullanımı yasaklanmalı. Havuzlarda deniz suyu kullanılmalı.