Sokak hayvanları üzerine
"İçler acısı barınaklara toplanıyor. Aç susuz birbirlerini yiyorlar. Artı işkence görüp toplu ölüm var. Sokakta sabaha karşı görevliler ellerinde tellerle toplarken boyundan burunlarından kan geliyor. Sokak hayvanlarına yapılan işkenceler vicdanları yaralıyor. Dayanılır gibi değil."
Hayvansever bir dosta ait yukarıdaki satırlar. Sokak hayvanları konusunda bu dostumuz gibi duyarlı olan nice insanımız var. Benzer gözlemleri sosyal medya üzerinden paylaşıyorlar. Bu insanlarımızdan bir grup hafta sonunda Attalos Meydanı’nda toplanarak. "ANTALYA SUSMA" sloganı ile tepkilerini dile getirdiler. Ellerinde "Hayvana şiddete hapis cezası", "Bu ülkede köpekleri parçalayarak çöp poşetiyle çukurlara attılar", "Katliama dur de", "Toplayamazsın, Hapsedemezsin", "Barınaklarda ölüyoruz", "Ölmek istemiyorum" yazan pankartlarla sokak hayvanlarının yaşam haklarını savundular.
"Bir ülkede hayvanlar ölüyor, yok edilirken sessiz kalınmaz. Barınaklar ağzına kadar dolu, hayvanlar açlık, soğuk ve işkence ile mücadele etmeye çalışıyor. Daha toplanırken ölenler var. Köpekler, kediler bunu hak edecek ne yapmış olabilir? Tecavüzcüsü, sapığı, katili sokaklarda cirit atarken köpekler ve kedilerin suçu nedir? Demir parmaklıklar arkasında ölüme terk ediliyorlar” diyerek tepki ve kaygılarını dile getirdiler. Antalyalılardan sokaklara inip seslerini çıkarmalarını istediler. Toplumun vicdanının yaralandığına işaretle " Doğayla savaşmak için değil, doğayı savunmak için mücadele etmeliyiz. Yaşam hakkını savunmalıyız" dediler.
Geçen yıl sokak hayvanlarına yönelik yasa tasarısı TBMM'de görüşülürken de hayvanseverler ülke çapında mitingler düzenleyerek, tasarının geri çekilmesini istemişlerdi. “Hayvanları yaşatın, doğaya karşı görevinizi yapın", "Toplayamazsın, hapsedemezsin, öldüremezsin" "İnsanlığını unutma, sokaktaki canları uyutma" gibi sloganlar atarak, sokak hayvanlarının haklarını savunmuşlardı. Hayvanseverlerin duyarlılığı devam ediyor. Mevzuatta yapılan düzenlemelere rağmen sorunun devam ettiği görülüyor.
Öte yandan İstanbul Valiliği tarafından hafta başında yapılan bir açıklamada, "sahipsiz köpeklerin toplanması, kısırlaştırılması ve rehabilitasyon süreçlerinin hızlandırılarak, köpeklerin bakımevi/doğal yaşam alanlarına nakillerinin mevzuat hükümlerine uygun, ivedi bir şekilde gerçekleştirilmesi" istendi. Ayrıca "sahipsiz köpeklere yönelik kontrolsüz beslemeye müsaade edilmemesi" sözlerine yer verildi. Belediyelere doğal yaşam alanı ve bakımevi kurulması amacıyla tahsis edilen alanlarda projelendirme, ihale ve inşaat süreçlerinin ivedilikle tamamlanması talep edildi... Açıklama tepki doğurabilecek hususlar içeriyor. Benzer açıklamaların diğer valilikler tarafından da yapılması beklenmeli...
Bu konuda sadece Türkiye'de değil, diğer ülkelerde de yasal düzenlemeler var. Avrupa'da barınak kapasitesi ve sahipsiz hayvanların toplanması, sahiplendirilmesi, uyutulmasına dair yasalar, sokak hayvanlarının halk için tehdit oluşturmamasını ve popülasyonun kontrolünü sağlamak adına örnek teşkil ediyor. Avrupa ülkelerinde sahipsiz hayvanlar, yasalar çerçevesinde oluşturulan ekiplerce toplanıyor, kısırlaştırılıyor ve cip kullanımı zorunluluğu sayesinde kayıt altında tutuluyor. Evcil hayvanını sokaklara bırakanlara caydırıcı cezalar uygulanıyor ve yerleşim yerlerinde sahipsiz hayvanlara yer verilmiyor.
Sokaklarda sahipsiz hayvan bulunmazken, bu sorun sıkı uygulanan yasalar ve toplanan hayvanların getirildiği modern barınaklarla çözülmüş durumda.
Örneğin, Hollanda'da evcil hayvanlar için mikroçip uygulanması zorunlu. Mikroçipe, hayvanın sahibi hakkında bilgiler, adresi, telefon numarası, köpeğin adı, yaşı ve ırk gibi bilgiler ekleniyor. Belçika'da sahipsiz hayvanlar bağışçıların finanse ettiği barınaklara götürülüyor. Almanya’da köpek sahiplerinden vergi alınıyor, bunun bir kısmıyla barınakların giderleri karşılanıyor. İspanya'da, hayvanlarını sokağa terk edenlere ve hayvanlara kötü muamele edenlere parası ceza veriliyor. Fransa’da evcil hayvanın sokağa bırakan, 3 yıl hapis ve 45 bin avro para cezası alıyor. İngiltere’de yerleşim yerlerinde görülen sahipsiz köpekler belediye ekiplerince toplanıyor. Yunanistan, sahipsiz hayvan sayısının artmasının önüne kısırlaştırmayla geçiyor. İtalya’da yeniden sahiplendirilmeyen hayvanlara barınakta bakılıyor. İsviçre’de hayvan hakları anayasal güvence altında ve köpeklere mikroçip takılması zorunlu.
Anadolu Ajansının 4 Nisan 2025 tarihli "Avrupa'da sıkı yasal düzenlemeler ve barınaklarla sahipsiz hayvanlara rastlanmıyor" başlıklı haberine çeşitli Avrupa ülkelerinin bu konuya nasıl yaklaştıkları hakkında bilgi veriliyor. İlgilenenlerin aşağıdaki linkten bu haberi okumalarını öneririm. İlgili makamların da bu tedbirleri değerlendirmeleri isabetli olur. Bu çerçevede modern barınaklar inşası, barınakların harcamalarına bağışçıların katkıda bulunması, barınaktaki görevlilerin ve ekiplerin eğitilmesi, hayvanlarını sokağa terk edenlere ve hayvanlara kötü muamele edenlere para cezası verilmesi, mikroçip takılması zorunluluğunun yakından takibi gibi önlemlerin değerlendirilmesi yerinde olur.