Ankara'da hak arama mücadelesi yürüten ve açlık grevinde olan özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru eğitimcilere yönelik gerçekleştirilen biber gazlı polis müdahalesi, Antalya'da protesto edildi. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Antalya Şubesi, Halkevleri, Eğitim İş Antalya Şubesi, Özel Sektör Öğretmen Sendikası Antalya Şubesi, Sol Parti, İnsan Hakları Derneği Antalya Şubesi, Attalos Heykeli önünde bir araya gelerek Ankara’daki meslektaşlarıyla dayanışma eylemi düzenledi. Sert müdahale sırasında çok sayıda öğretmenin darbedilerek gözaltına alınmasını kınayan sendika üyeleri, "Öğretmenlerin emeği, mesleği ve onuru gözaltına alınamaz" diyerek iktidara ve idari makamlara acil çözüm çağrısında bulundu.
"Hak Arayan Meslektaşlarımız Darbedildi "
Eğitim Sen Antalya Şubesi adına Attalos Heykeli önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerin sekiz gündür Ankara'da eylemlerini sürdürdüğü, taleplerine sessiz kalınması üzerine ise yedi gündür açlık grevinde oldukları hatırlatıldı. Öğretmenlerin seslerini duyurabilmek amacıyla sendika Ankara temsilciliği önünden Madenci Anıtı’na yürümek istedikleri sırada karşılarına polis barikatı çıkarıldığı belirtilerek Ankara'da yaşanan olaylar şu sözlerle aktarıldı:
"Yürüyüş başlamadan öğretmenlerin karşısına bir kez daha polis barikatı çıkarılmıştır. Yapılan sert müdahalede biber gazı kullanılmış; meslektaşlarımız darbedilmiş, yerlerde sürüklenmiş, fenalaşanlar olmuş ve çok sayıda öğretmen gözaltına alınmıştır. Öğretmenlere yönelik müdahaleler tekil ve istisnai olmaktan çıkmış, sistematik bir nitelik kazanmıştır. Anayasal haklarını kullanarak basın açıklaması yapmak, yürümek ve taleplerini dile getirmek isteyen öğretmenler günlerdir polis ablukası, physical şiddet ve gözaltılarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Üstelik baskı yalnızca öğretmenlerle sınırlı kalmamakta; dayanışma amacıyla eylemlere katılan sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcileri de aynı müdahalelerin hedefi olmaktadır."

"Öğretmenlik Mesleği Sistematik Biçimde İtibarsızlaştırılıyor"
Attalos Heykeli önünde toplanan kalabalık, sık sık öğretmenlerin ortak mücadelesine vurgu yapan sloganlar attı. Basın açıklamasında, yaşanan bu haksızlıkların yalnızca özel sektörde çalışan ya da mülakat mağduru olan eğitimcilerin sorunu olmadığı, mesleğin bütüncül bir saldırı altında olduğu şu ifadelerle savunuldu:
"Öğretmenlik mesleği yıllardır düşük ücret, güvencesizlik, işsizlik, sözleşmeli ve ücretli istihdam, mülakat, performans baskısı ve ağır çalışma koşulları üzerinden sistematik biçimde itibarsızlaştırılmaktadır. Özel okullarda çalışan öğretmenler asgari ücret düzeyindeki ücretlere ve patronların keyfî uygulamalarına mahkûm edilmektedir. Atama bekleyen öğretmenlerin geleceği, nesnel ve bilimsel ölçütlerden uzak mülakat uygulamalarıyla karartılmaktadır. Kamuda ve özel sektörde farklı statüler altında çalışan öğretmenlerin emeği parçalanmakta, değersizleştirilmekte ve öğretmenler birbirleriyle rekabet etmeye zorlanmaktadır. Bu nedenle özel sektör öğretmenlerinin taban maaş ve güvenceli çalışma talebi ile mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi mücadelesi, bütün öğretmenlerin ortak mücadelesidir."
Eğitim Sen Taleplerini Sıraladı
Açıklamanın son bölümünde, Eğitim Sen olarak öğretmenleri birbirinden ayıran statü farklılıklarını tamamen reddettiklerini belirten sendika yönetimi; kamuda, özel sektörde çalışan, atama bekleyen, sözleşmeli ya da ücretli tüm eğitimcilerin ortak dayanışmasını büyütmeyi temel sorumlulukları olarak gördüklerini ilan etti.
Antalya'dan Ankara'daki yetkililere seslenen eğitimciler, özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkının yasal güvenceye alınmasını ve güvenceli çalışma koşullarının ivedilikle sağlanmasını talep etti. Bununla birlikte, mülakat uygulamaları nedeniyle mağdur edilen tüm öğretmenlerin haklarının derhal teslim edilmesi gerektiği vurgulandı. Ankara’da açlık grevini sürdüren öğretmenlerin taleplerinin karşılanması ve eğitimcilerin sağlığıyla daha fazla oynanmaması istenirken, barışçıl eylemlere yönelik polis müdahaleleri ile gözaltı uygulamalarının son bulması ve anayasal bir hak olan sendikal faaliyetlerin engellenmesinden vazgeçilmesi çağrısı yapıldı.