Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin’in katılımıyla ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ün başkanlığında toplanan kurulda, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman oda çalışmalarının yanı sıra makro ekonomi, kent gündemi, sektörlerin mevcut durumu ve iş dünyasının beklentilerine ilişkin geniş kapsamlı açıklamalarda bulundu.
“DoğayI Korumaya Geçtiğimiz Bir Dönemdeyiz”
Konuşmasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı COP31 sürecine değinen ve çevre bilincinin iş dünyasındaki önemini vurgulayan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, iklim konferanslarının sadece sembolik adımlar olmadığını, yaşamın ileriki dönemlerini doğrudan etkileyeceğini ifade etti. İnsanoğlunun varoluşundan bu yana doğayla mücadele ettiğini belirten Hacısüleyman şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bilimin gelişmesiyle birlikte doğayı daha iyi tanımaya ve anlamaya başladık. Fakat zamanla doğayı anlamaya başlayan insan, bu kez kendisini doğanın üzerinde görmeye başladı ve doğaya hükmetmeye çalıştı. Ancak doğanın gücüyle mücadele edemeyeceğimizi de kısa sürede öğrendik. Bugün geldiğimiz noktada artık doğaya hükmetmekten değil, onu korumaktan söz ediyoruz. Antalya'da sıkça kullandığımız bir kavram var: koruma-kullanma dengesi. Ancak artık koruma tarafına biraz daha ağırlık vermemiz gereken bir döneme giriyoruz. Çünkü gelecek nesillere tükenmiş bir dünya bırakmamak zorundayız."

“Gençlerin İstihdamı İçin Yeniden Ele Alınmalı”
Eğitim ve gençlerin geleceği konusunu da meclis kürsüsüne taşıyan Hacısüleyman; LGS, üniversite sınavları ve karne haftasının geride kaldığını hatırlatarak iş dünyasının eğitimden beklentilerini paylaştı. Müfredat içeriğinin eğitim bilimcilerin işi olduğunu söyleyen Hacısüleyman, mezun olan gençlerin istihdama katılım süreçlerinin kendilerini doğrudan ilgilendirdiğini belirterek şöyle konuştu:
“Biz iş dünyasını temsil ediyoruz. Gençlerimizin istihdama katılmasını, ekonomik ve sosyal hayatın içerisinde yer almasını istiyoruz. Bu nedenle eğitim sisteminin yeniden değerlendirilmesi, başarılı dünya örneklerinin incelenmesi ve gençlerimizin geleceğini güvence altına alacak adımların atılması gerektiğini düşünüyoruz. Onlara umut olmak zorundayız.”
Bankalara Nefes Kredisi Süreçlerinde Esneklik Çağrısı
Finansmana erişim noktasında TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından açıklanan Nefes Kredisi’ne de değinen Hacısüleyman, 100 milyar liralık kaynağın ilk etapta 25 milyar liralık bölümünün kullanıma açıldığını aktardı. Bugüne kadar ATSO’dan faaliyet belgesi alan üye sayısının 685’e ulaştığını ve kredi üst limitinin 3 milyon lira olarak belirlendiğini hatırlatan Başkan, bankaların katı tutumlarına karşı şu uyarıda bulundu:
"Oda ve borsalar olarak üyelerimize kefil oluyoruz. Ancak üyelerimizden gelen geri bildirimlerde bazı bankaların kredi kullandırma süreçlerinde oldukça katı davrandıklarını görüyoruz. Bu nedenle bankalarımıza bir kez daha çağrıda bulunmak istiyorum. Nefes Kredisi gerçekten nefese ihtiyacı olan işletmeler için oluşturuldu. Bu kredilerin küçük bir destekle ayakta kalabilecek işletmelerimize ulaştırılması büyük önem taşıyor."

Enflasyon Karşısında İhracatçının Rekabet Gücü Etkileniyor
Ekonomik verileri de masaya yatıran Hacısüleyman, mayıs ayı sonu itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 32,6, yılın ilk beş ayında ise yüzde 16,1 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Döviz kurlarındaki artışın enflasyonun gerisinde kalmasının ihracatçı firmalar için ciddi bir sorun teşkil ettiğini söyleyen Hacısüleyman, euro ve dolar kurundaki artış oranları ile enflasyon arasındaki makasın rekabet gücünü zayıflattığını dile getirdi.
Merkez Bankası ve dünya merkez bankalarının faiz politikalarını sabit tutma eğiliminde olduğunu belirten Hacısüleyman, yeni mali düzenlemelere de değindi. Vergi borçlarının yapılandırılması ve varlık barışı uygulamasının süresinin uzatılmasını olumlu karşıladıklarını aktaran Hacısüleyman, gri liste tecrübelerinin tekrarlanmaması için sürecin titizlikle yürütülmesini desteklediklerini söyledi. Kurumlar vergisinde sanayi sicil belgesi olan işletmelere sağlanan kolaylıkları memnuniyetle karşıladıklarını kaydeden Hacısüleyman, üretimin sadece sanayiyle sınırlı kalmaması gerektiğini, tarım ve hizmet sektörünün de benzer desteklerden yararlanmasının daha adil olacağını sözlerine ekledi.
Turizmde Rezervasyon Akışları Yeniden Toparlanıyor
Son olarak jeopolitik risklerin ve Orta Doğu’daki bölgesele gerilimlerin enerji fiyatları üzerindeki etkilerini yakından izlediklerini belirten Hacısüleyman, petrol fiyatlarındaki hareketliliğin üretimden lojistiğe kadar geniş bir tabanı etkilediğini vurguladı. Enerji ve ulaştırma maliyetlerinin düşmesinin Antalya ekonomisinin can damarı olan turizm sektörü için kritik olduğunu belirten Hacısüleyman, rezervasyonlardaki son durumu şu sözlerle özetledi:
"Turizm sektöründe yıl başından bu yana tek haneli bir gerilemeyle ilerliyoruz. Ancak son iki haftada rezervasyon akışlarında yeniden bir toparlanma görüyoruz. Bu gelişme umut verici. Hedefimiz yıl sonunu mümkün olan en düşük kayıpla tamamlamak ve Antalya turizminin güçlü yapısını korumak."