Noel Baba’ya nasıl sahip çıkılır?
2025 yılını geride bıraktık. 2026 yılına "hoş geldin" dedik. Umutla, beklentilerle, türlü dileklerle. Noel Baba da Aralık ayı boyunca insanlara umutlarının, beklentilerinin, dileklerinin gerçekleşmesi için dileklerde bulundu, çocukların hayallerini süsledi, hediyeler dağıttı. Tüm çabası herkesi, her yerde mutlu etmekti..
Kimselerin aklına gelmedi yardımseverliği ve alçak gönüllüğü ile tanınan Noel Baba'nın gerçekte, ülkemiz topraklarının insanı olduğu. Lykia bölgesinin en önemli klasik yerleşmelerinden biri olan Myra'da (Demre/Antalya) asırlar önce yaşayan Aziz Nikolas olduğu.. Kimi yerlerde, türlü çeşitli kıyafetlerle, türlü çeşitli isimler anılan aksakallı kişinin Pataralı Aziz Nikolas olduğunu hatırlayan pek yoktu. Noel Baba'nın ren geyikleriyle, çekilen bir kızağa bindirilip kutuplar dolaştırılması, çocuklara binbir çeşit hediye dağıtması herkesi mutlu ediyordu. Reklam malzemesi yapılmasına da kimsenin aldırdığı yoktu..
Aziz Nikolas, asırlar önce (M.S. 273) Akdeniz kıyısında Patara Antik Kentinde doğmuştu. Zengin bir ailenin tek çocuğu idi. Yaşamı boyunca manevi değerlere önem verdi. Ebeveynlerini çok genç yaşta bir hastalık nedeniyle kaybettiğinden, kendisine kalan mirası hayır işlerinde kullandı. Tüm mal varlığını hasta, yaşlı, bakıma muhtaç olanlar için harcadı. Bu sayede Myra Episkoposu oldu. Episkopos Nikolas dünyaya, ihtiyaç sahiplerine karşı olan cömertliği, çocuklara olan sevgisi ve denizcilere olan kaygısıyla ün saldı.
O tarihlerde insanlara acımasız baskı uygulayan imparatora tepki gösterdiğinden bir ara sürgün ve hapis hayatı yaşadı Kimi zaman da din adamlarıyla dini konularda tartışmalar, görüş ayrılıkları yaşadı.
6 Aralık 326 tarihinde (Miladi takvime göre 22 Aralık)'ta vefat eden Episkopos Nikolas'un mezarı Kilisesi'nin bulunduğu Demre'de. Katolik,Ortodoks ve Anglikan kiliseleri tarafından önemli bir aziz olarak kabul edilir. Bazı Avrupa ülkelerinde Aziz Nikolas en çok kullanılan kilise ismidir.
20. yüzyılda Aziz Nikolas, Santa Claus'a, yani Noel Baba'ya dönüştü. Gerçek bir din insanı, halkın hizmetkarı olan Aziz Nikolas, kriz yaşayan kapitalist sistemin bir parçası olarak hayali bir karaktere dönüştürüldü. Aziz Nikolas In Antalya'nın Kaş ilçesine yakın Patara Antik Kentinde doğduğu, mezarının Myra'daki (Demre) kilisede bulunduğu göz ardı edildi. Kutuplarda yaşadığına inandırılmaya çalışıldı. Oysa özbeöz Akdenizliydi. Denizle, ormanın kucaklaştığı, güneşin yıl boyu insan yüreğini ısıttığı Akdenizliydi.Denize hayran, ormana hayran, çevreye hayran, insana hayran biriydi..Yaşadığı Myra Likya uygarlığının önemli şehirlerinden biriydi.
Günümüzde en üzücü olan dünyanın kucak açtığı Noel Baba'ya memleketi Antalya'nın sahip çıkmaması.Türkiye'nin sahip çıkmaması. 24 Aralık tarihli Akdeniz Gerçek gazetesinde belirttiğimiz gibi,Demreli Aziz Nikolas (Noel Baba), Antalya ve Türkiye turizmi için büyük bir marka değeri taşıyor.Antalya'nın Noel Baba'yı sahiplenmesi gerekiyor. Turizm açısından dünyanın önde gelen şehirlerinden olan Antalya'nın tanıtım faaliyetlerinde Noel Baba'nın Demre'de yaşadığını, mezarının o ilçede bulunduğunu göz ardı etmemesi gerekir.
Yazımızı okuyan pek çok okurum, Noel Baba'nın başta Antalya, ülkemizde daha güçlü bir şekilde sahiplenilmesi gerektiği konusundaki görüşlerimi desteklediler. "Yerden göğe kadar haklısınız" dediler. Kimi okurum Demreyi ziyaret edenlerin gözlem ve eleştirilerini paylaştı, bazıları ise önümüzdeki süreçte neler yapılabileceğine ilişkin önerilerde bulundular.Bir okurum da Aralık ayında Demre'de Belediye'nin öncülüğünde düzenlenen şenliği anımsattı.
Demre'de kilisenin içinin yeterince korunmadığı,müzede görülmeye değer pek fazla eserin, tarihi objenin bulunmadığı,yıllardır bir tadilat yapılmadığı, müze içinde yeterince bilgilendirmeninn, yönlendirmenin yapılmadığı, donanımlı rehberlere ihtiyaç duyulduğu, çevresinin her daim bakımlı olması gerektiği, Noel Baba'nın figürlerinin ve hediyelik eşyaların satıldığı yerlerin amatörce idare edildiği, satılan malzemelerin kalitesiz olduğu, Noel Baba'nın hediyelik eşya dükkanından daha öte,dünyaca ünlü filmler, görseller, hayallerle desteklenmesine ihtiyaç duyulduğu, Demre'de hiçbir canlılık görülmediği şeklinde eleştiri ve önerilerde bulundular.
Müzenin etkileyici olduğu,öğretilen Noel Baba'dan farklı olarak Aziz Nikolas'ın Hristiyan dünyasında oldukça önemli bir rahip olduğunun gözlendiği,Kilisenin zamanın şartlarına göre inşa edilmiş bir yapı olduğu,bir kısmı yıkılsa da içerisindeki ikonların ve taş işlemelerin muhteşem olduğu, kilisenin Bizans sanat tarihinin önemli bir anıtı olduğu şeklinde gözlemler de dile getirildi.
Bir yurttaşımız da "Yabancı bildiğimiz Noel Baba'nın bizim memleketlimiz olmasına mı şaşıralım, noele uzak oluşumuza mı anlam veremedim" dedi.
Bazı yurttaşımız ise dikkat çekici önerilerde bulundular. Görüşler dile getirdiler. Bazıları şöyle:
"Bence Lykia bölgesinin en önemli klasik yerleşmelerinden biri olan Myra'nın hem Likya karakterini vurgulamak hem Roma imparatorluk döneminde anıtsal yapılarını Andriake liman ve granarium ile öne çıkarmak çok önemli.Ancak hristiyanlık dönemi Myra'sını Aziz Nikolas ve sonrasında piskoposluk merkezi vurgusu ile tanıtılması için Myra kazı başkanı ile Aziz Nikolas Kilise başkanlığının bir araya gelip ortak çalışma yapması, düzgün bir strateji belirlemeleri gerekir"
"Türkiye'de turizm potansiyelinin önündeki engel çoğu zaman tarih eksikliği değil, hikâyenin kamusal meşruiyet kazanmamasıdır. Sorun Aziz Nikolas'ın kim olduğu değil; kamusal alanda neyi temsil ettiğinin kimler tarafından nasıl okunacağıdır. Sahiplenmeme halini yalnızca turizm vizyonu eksikliğiyle açıklamak yetersiz olur. Aziz Nikolas figürüne yönelik mesafe, çoğu zaman ekonomik değil, kültürel ve ideolojik tercihin sonucudur.Kamusal alanda hangi sembollerin görünür olacağı, hangilerinin sessizce kenarda tutulacağı meselesi, turizmden çok zihniyetle ilgilidir.Bu nedenle sorun, Noel Baba'nın potansiyelinin farkedilmemesi değil; bu potansiyelin kamusal meşruiyet kazanmasının istenmemesidir.
Avrupa'nın Aziz Nikolas'ı evrensel bir anlatıya dönüştürebilmesi, yalnızca iyi hikâye anlatmasıyla değil; bu hikâyenin kamusal alanda serbestçe dolaşmasına izin verilmesiyle mümkündür. Hikâyenin kendisi kadar, onun anlatılmasına duyulan siyasal ve kültürel hoşgörü belirleyicidir. Türkiye'de ise mesele, anlatının zayıflığı değil; bazı anlatıların baştan 'riskli' kabul edilmesidir.
Noel Baba'nın heykeli dikilmesi öneresine gelince.Heykel dikmek tek başına bir turizm stratejisi değildir. Heykel, ancak arkasında süreklilik taşıyan bir anlatı, kamusal sahiplenme ve kurumsal irade varsa anlam kazanır.Aksi hâlde simgeler, vitrin objesine dönüşür;ziyaret edilen değil, geçilip bakılan şeyler olur.Turizm, tekil jestlerle değil, tekrar eden ve toplumsal olarak içselleştirilen ritüellerle büyür.
Bu nedenle Aziz Nikolas teması üzerinde yaşanan tereddüt, aslında bir figüre değil; kamusal alanda hangi kültürel anlatıların 'güvenli' kabul edildiğine dairdir.Noel Baba'nın temsil ettiği iyilik, paylaşma ve çocuk sevgisi evrensel değerler olsa da, bu değerlerin hangi değerlerle görünür kılınabileceği, bugün Türkiye'de hala tartışmalıdır.
Dolayısıyla mesele yalnızca bir turizm markasının kaçırılması değildir. Mesele, bu topraklarda doğmuş bir figürün hangi bağlamda, ne ölçüde ve ne kadar sahiplenilebildiğidir.Takvimlerin, sembollerin ve hikâyelerin bu kadar temkinle ele alındığı bir ülkede, turizmin de anlatıdan çok suskunlukla şekillenmesi şaşırtıcı değildir."
"Demre halkının önce bilinçlenmesi ve eğitilmesi gerekiyor. Noel Baba'yı sahiplenince Hristiyanlığa teslim olduklarını sanıyorlar.Bu yanlış algı yüzünden konu yıllardır karanlıkta kaldı. Oysa Noel Baba bir inanç meselesinden çok daha öte, evrensel bir değer.Masal kitaplarıyla okullarda belirli günlerde anlatılarak, çocukların dünyasına dokunarak yaşatılabilir.Dünya görüşü ve ana teması ön plana çıkarılıp işlenmeli.Demre'deki müze güçlendirilmeli.Demre'ye havalimanından direkt ulaşım araçları konmalı.Katılınan uluslararası turizm fuarlarında Demre'nin de tanıtımı yapılmalı.Uluslararası katılımlı şenlikler, festivaller düzenlenmeli. Demre'ye bir heykeli dikilmeli.Ancak sisli zihinler aydınlanmadıkça, Noel Baba'yı sahiplenmenin ne kadar zor olduğunu insan yaşadıkça görüyor.."
"Belediye ve turizm yatırımcı ve dernekleri ile Noel Baba'nın sahiplenmesi için neler yapılabileceği konuşulmalı.Yurtdışı tanıtımlarında Antalya marka olarak öne çıkarılıp Noel Baba teması parlatılmalı."..
"Bir grup Kemer esnafı olarak "Noel Baba'dan ticari amaçlarla nasıl yararlanılır" konusunu bir zamanlar tartışmıştık.Amacımız yeni yıl döneminde durgun olan ticarete biraz canlılık kazandırmaktı.Ancak çok fazla bir fikir oluşturamadık. Oradan buradan izin almak gerektiğini gördük.Bizim önceliğimiz Demre olacaktı.Mezarı, kiliseyi, antik kenti kapsayan Aziz Nikolas konseptli.Ama olmadı. Mesafe kaydedemedik."
Bu görüşlerden Noel Baba'nın sahiplenilmesi önerisinin, çekici ancak gerçekleşmesinin zaman isteyen güç bir süreç olduğu görülüyor. Öncelikle siyasi iradenin bu projeyi benimsemesi gerekiyor. Günümüz konjonktüründe siyasi iradenin bu konuda bir adım atması kuşkulu. Yerel yönetimlerden de bu konuda adım atmalarını beklemek fazla iyimserlik olur. Ancak Noel Baba'nın sahiplenmesinin getireceği ekonomik, ticari, turizm getirilerini değerlendirecek özel sektör , siyasi irade ve yerel yönetimler üzerinde etkili olabilir. Bu itibarla ticaret, turizm, otelcilik vs. ile ilgili özel sektör kuruluşlarının, STK'ların önümüzdeki süreçte konuyu etraflıca değerlendirmeleri isabetli olur.Bu çerçevede, Noel Baba'nın memleketinin Türkiye olduğunun tescil edilmesini de önerebilirler.
Öte yandan, Aziz Nikolas veya çocukların sevgilisi Noel Baba, asırlar önce günümüzün evrensel değerlerini savunan bir din adamı. Onu bir din adamı olarak değil, savunduğu bu evrensel değerlerle anlamak gerekir.
Çocuklara değer vermek, zorda olanlara yardım elini uzatmak, baskıya karşı çıkmak, düşünce özgürlüğüne sahip çıkmak,doğaya, denizlere sahip çıkmak, barıştan yana olmak günümüzde Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi gibi kuruluşların sahip çıktığı değerlerdir.Memleketlimiz Aziz Nikolas asırlar önce bu değerleri savunmuştur.Noel Baba bugün bu insani değerlerin sembolü olarak görülüyor. İnsanlığın ortak değerlerini temsil eden bir kişi olarak anılıyor.
Soru şu. Ekonomik, ticari amaçlarla kullanılan bu toprakların insanı Noel Baba, UNİCEF, UNESCO gibi kuruluşların savundukları insani hedefleri için de kullanılamaz mı?. Örneğin,bu kuruluşlar adına Noel Baba Gazze'deki çocuklara insani yardım malzemeler götüremez mi?Barış çağrısında bulunamaz mı? Başta Afrika dünyanın çeşitli yörelerinde açlık çeken, hastalıklarla boğuşan çocuklara Noel Baba bu kuruluşları temsiler yardım elini uzatamaz mı?