Antalya Barosu, kuruluşunun 100’üncü yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Kültür ve Sanat Buluşmaları" çerçevesinde kapılarını Resim Çalıştayı’na açtı. 23-29 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenen etkinlik, Türkiye'nin usta ressamlarını Antalya'da bir araya getiriyor.
Antalya Barosu Binası ve Sosyal Tesisi’nde gerçekleştirilen çalıştay, baronun bir asırlık köklü tarihini sanatın evrensel diliyle kutlamayı amaçlıyor. Proje koordinatörlüğünü Zübeyde Yavuz’un üstlendiği Resim Çalıştayı'nda, sanatçılar hafta boyunca üretecekleri eserlerle kentin kültür hayatına katkı sunacak.

Usta Ressamlar Antalya'da Buluştu
Çalıştaya Türkiye resim sanatının tanınmış ve değerli isimleri katılım sağlıyor. Antalya Barosu’nun 100’üncü yıl buluşmasında yer alan sanatçı kadrosu Atilla Atar, Adviye Bal, Basri Erdem, İrfan Okan, Süleyman Karakul ve Zahit Büyükişliyen gibi isimlerden oluşuyor. Hafta boyunca devam edecek olan çalıştay süresince sanatseverler, usta isimlerin üretim süreçlerini yakından takip etme fırsatı yakalayabilecek.
Etkinlik kapsamında görüşlerine başvurulan isimler, organizasyonun sanatsal ve toplumsal önemine dikkat çekti.

"Türkiye'nin Dört Bir Yanından Gelen Efsane Hocalarımız Burada"
Etkinliğin doğuş hikayesini anlatırken yeni binanın kent için taşıdığı değere vurgu yapan Proje Koordinatörü Zübeyde Yavuz, "Antalya Barosu Başkanı Ali Çağdaş Bozaner, '100. yılda kültür ve sanat buluşmaları adı altında birlikte böyle bir etkinlik yapalım mı?' diye sorduğunda çok etkilendim. Böylesine köklü bir kuruluşun 100. yılını kutlaması ve Antalya Barosu'nun yeni binasına taşınıyor olması kent için farklı bir değer taşıyor. Bu yüzden hem yeni binanın açılışı hem de 100. yıl etkinlikleri çok değerli bir olaya vesile oluyordu. Önce sanatçılarımızı belirleyip davetlerimizi gönderdik. Şu anda Türkiye'nin dört bir yanından gelen efsane hocalarımız burada. Aralarında Atilla Atar, Aydın Ayan, Basri Erdem, Rıfat Koçak, Süleyman Karakul ve Cahit Cemal Büyükişleyen'in de bulunduğu sanatçılarımız, burada 6 gün boyunca resim yapacaklar. Arzu eden herkes bu süreçte buraya gelerek hocalarımızla tanışabilir ve onlarla sohbet edebilir" dedi.
"Türkiye'de Bir İlk"
Etkinliğin toplumsal bir misyon üstlendiğini belirten Ressam Adviye Bal ise, "Antalya Barosu'nun düzenlediği bu sanat etkinliği ve çalıştayı, sanırım Türkiye'de bir ilk. Baromuzun değerli hocalarımızı ve sanatçılarımızı davet etmesi çok anlamlı. İnşallah bu adım başka barolara, kurumlara ve meslek örgütlerine de örnek olur. Bu organizasyonun hem Antalya şehrinin sanat hayatının hareketlenmesi hem de biz sanatçıların kentte sanat adına neler olup bittiğini gözlemlememiz açısından çok faydalı olacağını düşünüyorum" diye konuştu.

"Çalıştay Hem Antalya Barosu Hem de Bizler İçin Çok Kıymetli"
Benzer şekilde kurumsal gelişimin estetikle harmanlanması gerektiğine değinen Ressam Süleyman Karakul da, "Bu tür etkinlikler, düzenleyen kurum adına çok önemli. Çünkü kurumların ve insanların sanata yakın olması, sanatla iç içe büyümesi her bakımdan büyük önem taşıyor. Sanat; insanların, kurumların, hatta bir ülkenin gelişiminde çok önemli rol oynayan bir etkendir. Bu anlamda böyle bir çalıştay hem Antalya Barosu hem de bizler için çok kıymetli. Bu sayede bilgilerimizi ve tekniğimizi paylaşmış oluyoruz. Ayrıca meslektaşlarımızla aynı ortamda bulunarak daha sıcak ilişkiler kurmak, tekniklerimizi yan yana koyarak etkileşim içerisinde olmak bizim için çok değerli. Bizler çok sayıda etkinliğe katıldık ve bu tür organizasyonların her zaman olumlu etkiler yarattığını biliyoruz; o bakımdan çok mutluyuz" ifadelerini kullandı.
Çalıştay katılımcılarından Ressam İrfan Okan, "Çok iyi bir organizasyon olmuş. Bu vesileyle eski dostlarımızla da karşılaşıyoruz. Emeği geçenlere teşekkür ederiz" dedi.
Gazze Örneğini Verdi
Sanatın birleştirici gücüne vurgu yapan Nurhayat Erdem şunları söyledi:
"Sanatın yaygınlaşması açısından bu çalıştayların her biri topluma artı değer katıyor. Toplumun sanata bakışı, güzelliklerin ve insani duyguların bir arada bulunması sanatla harmanlanacaktır. Geçtiğimiz günlerde televizyonda, Gazze'de yıkık binaların arasında atık malzemelerden müzik aletleri yapan bir beyefendinin haberini izledim. Müziğin, resmin, heykelin ve balenin gittiği hiçbir yerde kabalık ya da gürültü olmaz; insanlar birbirini daha iyi anlar ve güzel olanı görür. İnsanlık güzelle iyileşir. Ben toplumun içinde her zaman sanat olsun istiyorum."

"Antalya Kültür Haritasında Görünürlüğünü Artırdı"
Altın Portakal Film Festivali ve müzelerdeki konferanslarla kültür haritasında görünürlüğünü artırdığını belirten Ressam Atilla Atar, "Antalya Barosu'nun düzenlediği bu çalıştay gerek kentin tanıtımı gerekse sanatsal birikimi açısından gerçekten çok önemli. Biz sanatçılar olarak 23-29 Haziran tarihleri arasında Baro'nun sosyal tesislerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Antalya; son dönemde ev sahipliği yaptığı fuarlar, Altın Portakal Film Festivali, müzelerdeki konferanslar ve çeşitli çalıştaylarla kültür haritasında görünürlüğünü artırdı. Antalya halkının sanata ve kültüre duyarlı olması da bu katılımı daha anlamlı kılıyor. Çalıştay sonucunda elde edilen eserler, Baro salonlarında yıllar boyu sergilenecek. Etkinliğin süreklilik kazanması halinde bu süreç çok değerli bir koleksiyona dönüşebilir. Baro'nun sosyal tesislerindeki bu alan, tam bir sergi salonu niteliğine sahip. Baro her yıl Türkiye'nin farklı yörelerinden önemli sanatçıları burada ağırlayıp sergiler açarsa, zamanla bu sanatsal birikim halkla paylaşılacak bir müzeye evrilebilir. Paleolitik Dönem'den Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine kadar devasa bir tarihe ev sahipliği yapan bu kenti sanatla onurlandırmak çok kıymetli. Bu çalıştayı düzenleyen Antalya Barosu Başkanı Ali Çağdaş Bozaner ve ekibine, ayrıca koordinatörümüz Zübeyde Yavuz'a çok teşekkür ediyoruz" dedi.

Geleceğe Miras Kalacak Adalet ve Estetik Birikimi
Toplumsal krizlerin ve küresel çatışmaların yaşandığı modern dünyada sanatın bir kurtarıcı ve can simidi olduğunu ifade eden Ressam Basri Erdem, uzun yıllara dayanan akademik tecrübelerinden örnekler verdi:
"Dünyanın genelindeki ortama baktığımızda savaşlar ve geçim dertleri nedeniyle karamsarlığa kapılmamak elde değil; ancak bütün bu problemlerin içinde sanat, adeta can simidi gibi kurtarıcı bir kavramdır. Her zaman söyler insanlığa acı yaşatılmaması adına dünyayı yöneten liderlerin de edebiyat, resim, heykel ya da tiyatro gibi sanatın bir dalıyla ilgilenmesi ve bu tadı alması gerektiğini düşünürüm. Tarihte de aydınların ve sanatçıların öngörüleri her zaman yerini bulmuştur. Günümüzde Ortadoğu'nun durumu ortada; eğer bugünkü yöneticilerin sanatla bir bağı olsaydı o kan akmazdı. Marmara Üniversitesi ve Işık Üniversitesi'ndeki uzun yıllara dayanan akademik görevlerimde de hep bunu savundum. Geçmişteki çalkantılı dönemlerde bakanlık müfettişlerine verdiğim bir ifadede 'En az olay çıkan bölümler, sanat bölümleridir' demiştim ve bu tespit çok ilgi görmüştü; çünkü atölyede sanatla uğraşan öğrencinin kavga etmeye vakti yoktur.
Bugün Türkiye'de yerel yönetimler, kamu kuruluşları ve özel sektör eliyle sanatsal anlamda çok olumlu gelişmeler yaşanıyor. Benim katıldığım 40'a yakın çalıştay arasında Antalya Barosu'nun davetini duyunca hiç tereddüt etmeden 'evet' dedim; çünkü kurumsal kimlik ve adaleti temsil eden o terazi çok önemli. Baromuzun 100. yılı vesilesiyle bu yeni binada az sayıda sanatçıyla çalışmak bizler için büyük bir avantaj. Bu etkinlikler kamuya sanat bilinci ve estetik zevk aşılama misyonu taşır. Dünyayı hırsla yöneten insanlar unutulur ama sanat eserleri kalır. Antalya'ya gelen yabancı ziyaretçiler buraya çok katlı binaları görmeye değil, iklimi ve sanat eserlerini görmeye geliyorlar. Bu yüzden sanatçıların sorumluluğu da katkısı da çok büyüktür."