Cambaza Bak Cambaza
Yaşar Aydın BirGün Gazetesi'ndeki "Cambaza bak cambaza" başlıklı yazısında durumumuzu çok güzel özetlemişti...
"En eski yankesicilik taktiklerinden biridir. Yeri geldiğinde hem öyküsü hem anlamı anlatılır. Bir kez de biz anlatalım: Eskiden şenliklerde, kumpanyalarda cambazlar yukarılarda gösteri yaparken, yankesicilerde aşağıdan cambazlara bakan izleyicilerin ceplerini boşaltırmış. Hatta yukarı bakan sayısı az ise yankesiciler göstericiyi işaret ederek, ‘‘Cambaza bak, cambaza” diye bağırarak ortalığı galeyana getirirmiş. Bu yöntem önce dilimize ardından da siyasete ve hayatımıza girdi. Gündem saptırmak, saptırılan gündemin altına çaktırmadan başka işler yerleştirmek gibi her çeşit gözden kaçırma çabası bu cümleyle anlatılır. Türkiye gibi bin bir zorlukla boğuşan bir ülkenin son bir ayına bakarak bile bu yöntemin nasıl titizlikle, tüm inceliklerine vakıf olunarak uygulandığına tanıklık edebiliriz."
ABD'nden savaş tehditleri yükselirken bu ülkenin Kanada, Danimarka, İtalya, İspanya, Umman, Güney Kore, Japonya gibi ülkelerle ilişkileri Trumpizm nedeniyle tamamen bozulmuş durumda...Petrol Zengini Arap ülkeleri de "ABD bizi düşmanlarımızdan koruyamayacak durumdadır" görüşünü artık kabullenmiş durumda...
Öte yandan Forbes dergisi ABD Başkanı Donald Trump'ın damadının (Jared Kushner) kardeşi Josh Kushner'in 2016'da 500 milyon dolar olan servetini 2026'da 16 milyar 700 milyon dolara yükseltmesini konu aldı...
Orta Doğu çatışması Hürmüz Boğazı'ndan petrol sevkiyatını durma noktasına getirirken, Hindistan'ın Rusya'dan ham petrol ithalatı rekor seviyelere fırladı. Rus ithalatı, Hindistan'ın toplam ihtiyacının yüzde 50'den fazlasını karşılıyor... RUSYA PARA İHTİYACINI FAZLASIYLA KARŞILAYABİLİYOR!
Petrol Tankeri takipçileri, Bab el-Mandeb Boğazı'ndaki ham petrol tanker trafiğinin Temmuz 2026 ortasındaki günde altıdan fazla geçişten Ağustos 2026 ayında günde üçten aza düştüğünü ilan etti...Çünkü, İran'ın müttefikleri Husiler Bab el-Mandeb Boğazı'nı kontrol etmeye devam ediyor...
Küresel Pirinç fiyatlarıysa son 6 ayda %45'in üzerinde yükseldi...
Bu satırları yazarken Brent petrolünün varil fiyatı 92 dolar civarındaydı...İstanbul’da benzinin litresi, 74,26 TL’ye yükselmişti...
Kanadalı siyasetçi Wab Kinew şöyle dedi :
"Trump, şu anda hepimizin benzin istasyonunda bu kadar çok para ödememizin temel nedeni. Bu, İran'daki yanlış yönlendirilmiş savaş yüzünden oluyor."
NELER OLUYOR?
Hürmüz Boğazı'ndan çok az sayıda petrol tankeri geçebiliyor...ABD İran karşısında yenilgiyi kabul etmiyor...Çünkü 3 Kasım 2026'da ABD'nde, 27 Ekim 2026'da İsrail'de seçmen İran karşısında alınan yenilginin hesabını fena halde soracak...
Rusya Ukrayna'ya saldırmadan önce doğalgaz ihtiyacının yüzde 55'ini Rusya'dan karşılayan Almanya savaş başlayınca bu oranı sıfıra yakın bir seviyeye indirdi.Ukrayna'daki savaşın ardından ucuz Rus doğalgazı ve enerjisine erişimin kesilmesi, Almanya'da sanayi ve üretim maliyetlerini ciddi oranda artırdı...Almanya hükümeti 2026 büyüme beklentisini yüzde 0,5 seviyesine çekti.
Avrupa’nın lokomotif ekonomisinde büyüme yavaşlarken bütçe açığı ve vergi gelirlerindeki kayıp derinleşiyor.
Alman hükümeti ve ülkenin önde gelen ekonomi enstitüleri, Orta Doğu’daki savaşın ekonomik maliyetlerini göz önüne alarak makroekonomik öngörülerini aşağı yönlü revize etti.
Hükümet, daha önce yüzde 1 olarak açıkladığı 2026 yılı gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme tahminini resmi olarak yüzde 0,5’e düşürdü.
Gelecek yıl için yüzde 1'lik bir toparlanma beklense de Orta Doğu’daki çatışmaların seyri nedeniyle geleceğe yönelik belirsizlikler ağırlığını koruyor.
Almanya Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan güncel tahminlere göre, ülke ekonomisindeki yavaşlama bütçe planlamalarını da sekteye uğrattı.
Federal hükümetin vergi gelirlerinin, geçen yılın ekim ayı tahminlerine kıyasla 2030’a kadar 52,3 milyar avro azalması bekleniyor.
Yeni projeksiyona göre federal vergi gelirleri bu yıl, bir önceki tahminden 9,9 milyar avro daha düşük bir seviyede kalarak 382,1 milyar avroya gerileyecek.
Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil, konuya ilişkin değerlendirmesinde, küresel enerji fiyatlarındaki şokun ekonomik dinamizmi frenlediğini belirterek, "Açıklanan vergi geliri tahminleri, Orta Doğu'daki savaşın bizi ekonomik olarak ne kadar derinden sarstığını açıkça gösteriyor." ifadesini kullandı.
Güncellenen bu olumsuz tablo Berlin yönetimi üzerindeki baskıyı artırırken federal hükümetin 2028 yılına kadar yaklaşık 30 milyar avroluk bir bütçe açığıyla yüzleşeceği ve yeni harcama kesintilerinin zorunlu hale geleceği öngörülüyor.
Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığının ekonomiye ilişkin mayıs raporu da mali tablodaki bu karamsarlığı destekliyor.
Enerji, emtia ve finans piyasalarındaki yüksek oynaklığın süreceğine işaret edilen raporda, "Ekonomik gelişmelerin seyri, ticaret yolları ile üretim kapasitelerinin ne kadar süre kesintiye uğrayacağına bağlı kalacaktır. Bölgede durum sakinleşse bile enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerindeki artçı etkiler daha uzun süre hissedilecektir." değerlendirmesinde bulunuldu.
Bu arada Orta Doğu’daki savaşın etkisiyle artan enerji maliyetleri, nisan ayında yıllık enflasyonu yüzde 2,9'a taşıyarak Ocak 2024'ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı. Enerji maliyetlerindeki artışla enflasyonun önümüzdeki aylarda yüzde 3’ü aşabileceği öngörülüyor.
Satın alma gücünün erimesi özel tüketimi durma noktasına getirirken ekonomistler yılın ikinci çeyreğinde ekonomide yeniden daralma yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Bu karamsar tablo iş gücü piyasasına da yansırken nisan itibarıyla işsiz sayısı 3 milyon kritik eşiğinin üzerinde kalmaya devam etti.
Ülke ekonomisinin lokomotifi olan otomotiv sektörü de Çin ile girdiği yoğun rekabetin yanı sıra en kritik ihracat pazarlarından biri olan ABD’nin transatlantik gerilimler ekseninde uygulayabileceği "yüzde 25’lik gümrük vergisi" tehdidiyle karşı karşıya bulunuyor.
Münih merkezli Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo) tarafından yayımlanan nisan ayı Almanya İş Ortamı Güven Endeksi, marttaki 86,3 puandan 84,4 puana gerileyerek Kovid-19 salgınının etkili olduğu Mayıs 2020'den bu yana en düşük seviyesine indi.
Orta Doğu'da tırmanan gerilim ve küresel enerji arzındaki belirsizliklerin etkisiyle ekonomistlerin 85,5 puanlık beklentisinin altında kalan veri, imalat, hizmet ve perakende sektörlerindeki bozulmayı ortaya koydu. Şirketlerin hem mevcut durum değerlendirmeleri hem de gelecek aylara ilişkin beklentileri belirgin şekilde karamsarlaştı.
Ifo Başkanı Clemens Fuest, verilere ilişkin değerlendirmesinde, "Alman ekonomisi, İran krizinden ağır bir darbe alıyor. Toparlanma umutları şimdilik yok oldu." ifadesini kullandı.
Öte yandan Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki koalisyon hükümeti, göreve gelişinin birinci yılında iş dünyasının sert eleştirileriyle karşı karşıya kaldı.
Mayıs 2025'te "ekonomik dönüm noktası" vaadiyle ve "Almanya'da artık sol politikalar olmayacak" söylemiyle başbakanlık koltuğuna oturan Merz, vadedilen yapısal reformları hayata geçiremedi.
Alman Sanayi Federasyonu (BDI) Başkanı Peter Leibinger, hükümetin ilk yıl performansını "perişan bir bilanço" olarak nitelendirdi. Yapısal reformların aciliyetine vurgu yapan Leibinger, "Reform programı için genel bir vizyon eksikliği yaşanıyor. Şirketler derin bir endişe içinde yatırım yapacaklarsa da bunu esas olarak yurt dışında gerçekleştiriyorlar." diyerek Berlin yönetimini sert dille eleştirdi.
Alman Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (DIHK) gibi ülkenin önde gelen çatı kuruluşları da artan bürokrasi ve yüksek maliyetler nedeniyle Almanya'nın bir sanayi merkezi olarak "varoluşsal tehdit" altında olduğuna yönelik uyarılar yapıldı.
ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, Alman ekonomisine ilişkin analizinde, Orta Doğu’daki savaşın ve tırmanan enerji maliyetlerinin yakın dönem görünümü için net bir risk oluşturduğunu vurguladı.
Almanya'nın Avrupa'nın en büyük net enerji ithalatçılarından biri olduğuna dikkati çeken Brzeski, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Almanya, petrol ithalatının yaklaşık yüzde 6'sını Orta Doğu ülkelerinden gerçekleştiriyor. Ülkedeki enerji yoğun endüstriler, endüstriyel brüt katma değerin yaklaşık yüzde 17'sini oluşturuyor ve 1 milyona yakın kişiye istihdam sağlıyor. Orta Doğu'daki savaşın saf bir enerji fiyat şokundan, enerji arzı ve daha geniş tedarik zinciri şokuna doğru kayması, Alman ekonomisini bir kez daha küresel kırılmanın merkezine oturtmuştur. Savunma ve altyapı yatırımları ekonomiyi desteklese de bu mali canlandırma önlemlerinin reel ekonomiye ulaşması zaman alacaktır."
Brzeski, enerji fiyatlarının tırmanmaya devam ettiği ve ABD'nin Avrupa otomotiv sektörüne yönelik yüzde 25'lik gümrük vergisi tehdidi düşünüldüğünde, sanayi üretiminde yakın vadede bir iyileşme beklenmediğini ifade etti.
Almanya'da yapılan bir ankette katılımcıların çoğu, Başbakan Friedrich Merz'in normal takvime göre 2029'da yapılması planlanan bir sonraki seçime kadar görevini sürdüremeyeceğini düşünüyor.
Araştırma, Alman haber ajansı dpa için YouGov tarafından, 14-17 Ağustos tarihlerinde 2 bin 190 yetişkinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Katılımcıların yüzde 36'sı Merz'in 2026'yı başbakan olarak tamamlayacağı ancak seçimlerden önce koltuğundan ayrılmak zorunda kalacağı, yüzde 18'i ise bu yılı tamamlayamadan görevi bırakacağı öngörüsünde bulundu.
Merz bir sonraki seçime kadar koltuğunu korur diyenlerin oranı yüzde 29'da kaldı.
Washington, İran'a karşı askeri seçeneği masada tutuyormuş gibi yapıyor. Yapıyor diyorum...Çünkü ABD cephaneliği tam takır kuru bakır...Ukrayna'ya 2022'den, İsrail'e 2023'ten bugüne yollanan cephane o kadar fazla ki ABD'nin savaşacak mühimmatı şu anda tükenmiş durumda!
Öte yandan, Trump yönetimi İran üzerindeki ekonomik baskıyı eş zamanlı olarak artırırken, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de İran'ı Tahran'ı "elindeki kozları,avantajları aşırı derecede zorlamaması" konusunda uyardı.
Hükümet yanlısı Kanal 14'e verdiği bir telefon röportajındaysa İsrail başbakanı Netanyahu, "İran oğullarımdan birini hedef aldı. İran oğullarımdan birini öldürmeye, katletmeye çalıştı," dedi.
SICAK GELİŞMELER
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran'ın tüm ekonomik can damarlarını kesmek için "Ekonomik Dışlama Operasyonu"nu başlattığını duyurdu.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, "Çin de dahil olmak üzere hiç kimse ABD yaptırımlarının erişiminin dışında değil" dedi.Bessent diyor ki "İran'la ticaret, alışveriş yapanları fena halde cezalandıracağız..."
Bessent, İran ile her türlü ekonomik ilişki, ilgili tarafları "Amerikan gücünün tam erişimine" maruz bırakacaktır, diye ekledi.
Ülkelerin, ABD Hazine Bakanlığı tarafından belirlenen faaliyetleri durdurmak için sınırlı bir süreleri olacak; bu faaliyetler arasında İran'ın yurtdışındaki banka şubelerinin kapatılması da yer alıyor.
Bessent, Başkan Donald Trump, İran ile etkileşimlerini durdurmaları için dünya liderlerini arıyor, dedi...
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent İran'daki "sıradan askerlere", komutanlarının ülkeyi "zafere mi yoksa felakete mi" sürüklediğini sorgulama çağrısında bulundu.
Bessent, İslam Cumhuriyeti'ne yönelik yeni bir ekonomik hamleyi duyurmak üzere Washington'da düzenlediği basın toplantısında, "Bu rejimi destekleyen sıradan askerlere sesleniyorum: Maaşlarınızın giderek daha fazlası kesilirken ya da ödeme ertelenirken, geciktirilirken, komutanlarınızın ülkenizi zafere mi yoksa felakete mi götürdüğünü sorgulayın," dedi.
Bessent ayrıca, "Berlin Duvarı'nın, sıradan askerlerin kendi halklarına ateş açmamaya karar vermesiyle yıkıldığını hatırlayın," diye ekledi.
ABD hükümeti, Hürmüz Boğazı'nda kontrolü elinde tuttuğunu iddia ederek yaptırımlara uymayan ülkeleri de ABD doları sisteminden çıkarılmakla tehdit etti.
Öte yandan, Amerika Birleşik Devletleri, İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu'ndaki (IRGC) beş üst düzey komutanın kimliğinin tespit edilmesini veya yerlerinin belirlenmesini
sağlayacak bilgiler karşılığında 10 milyon dolara kadar ödül teklif ediyor.
İran'ın da Trump'ın ailesini hedef tahtasına koyduğu iddiaları var!
İran medyasına göre, milletvekilleri ülke genelindeki elektrik kesintilerini görüşürken İran parlamentosunun Enerji Komitesi toplantısında elektrik kesintisi yaşandı.
Enerji Bakan Yardımcısı ve elektrik sektörü yetkililerinin katıldığı toplantı, kesintilerin nedenlerini ve istikrarlı bir elektrik tedarikini sağlamak için alınabilecek olası önlemleri incelemek amacıyla düzenlenmişti.
Haberlere göre, komite üyeleri ülkedeki elektrik kıtlığını görüşürken toplantı salonunda elektrik kesildi.
İSRAİL'İN HOLLYWOOD'DAKİ PROPAGANDA ARACI ELLISON AİLESİNİN FAALİYETLERİYLE İLGİLİ YENİ GELİŞME
California eyaleti Başsavcısı Rob Bonta, Paramount'un Warner Bros. Discovery'yi 110 milyar dolarlık devralma teklifine karşı kesin bir tavır aldı.
Bonta, Paramount'u gizli bir toplantıdan ayrıntıları sızdırmakla ve kötü niyetle hareket etmekle suçladıktan sonra uzlaşma görüşmelerini iptal etti.
Rob Bonta CBS, CNN, HBO Max, Paramount+, büyük film stüdyoları ve çok sayıda kablo kanalını tek bir faşist propaganda kuruluşunun altına yerleştirecek bir birleşmeyi engellemek için dava açan 12 eyalet başsavcısından oluşan bir koalisyona liderlik ediyor.
Önerilen birleşme, bir şirkete sinema filmi dağıtımının ve temel kablo programlarının neredeyse üçte birini kontrol etme imkanı verebilir; bu da potansiyel olarak nihai tüketiciyi daha yüksek fiyatlara, daha az seçeneğe, sanatçıları sefalet ücretlerine mahkum edebilir...
Paramount Skydance'in, reisi teknofaşist milyarder Larry Ellison'ın önde gelen bir Trump ve Netanyahu sponsoru olması da bir incelemeyi hak ediyor. Bu arada, Pedofili Führer Trump'ın Adalet Bakanlığı bu birleşmeyi onayladı.
Bonta, tehlikede olan şeyin ne olduğunu anlıyor: İşleyen bir demokrasi, bir avuç siyasi bağlantılı milyarderin Amerikalıların izlediği, okuduğu ve duyduğu şeylerin giderek daha fazlasını kontrol etmesine izin veremez.
Kamu görevlilerinin yapması gereken şey bu: Kurumsal devasa güce, TEKELLEŞME GİRİŞİMİNE karşı durmak, rekabeti savunmak ve tüm medya ortamının geri kalanının faşist milyarderler için başka bir propaganda aracı haline gelmesine izin vermemek!