Dedikodu Neden Sevilir?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Dedikodu Neden Sevilir?

Dedikodu, beyinde dopamin salgılattığı, insanları birbirine yakınlaştırdığı ve grup içinde güç ya da aidiyet hissi verdiği için sevilir. Ayrıca kendi dertlerimizden uzaklaşmamızı ve sosyal kuralları korumamızı sağlar.
Uzmanlara göre sosyal ve psikolojik nedenleri varmış dedikodunun. Bunlar:
Beyin Ödülü: Dedikodu yapmak yenin zevk merkezini uyarır ve mutluluk hormonu salgılatırmış.
Bağ Kurma: İki kişi bir başkası hakkında konuşunca, aralarında gizli bir ortaklık ve yakınlık oluşurmuş.
Grup Aidiyeti: Aynı şeyleri onaylamak veya eleştirmek “ biz biriz” duygusunu güçlendirirmiş.
Güç Hissi: Gizli veya bilinmeyen bir bilgiye sahip olmak, insana üstünlük hissi verirmiş.
Kendi Dertlerinden Kaçış: Kendi sorunlarına bakmak yerine, başkalarının hayatıyla ilgilenmek, geçici bir rahatlık sunarmış.
Kural Koyma: İnsanlar toplumsal kurallara uymayanları eleştirerek, doğru olan davranışı belirlerlermiş.
Aslına bakarsanız dedikodu insan evriminde, bir hayatta kalma mekanizması olarak ortaya çıkmış, ve toplumsal düzeni sağlayan, bilimsel faydaları da içeren bir eylem olarak yerini almış.
Dedikodu bilimsel koruma mekanizmalarını da geliştirmiş. Misal;
Tehlike Uyarısı: Güvenilmez, bencil veya zarar verme potansiyeli olan kişileri, gruptaki diğer insanlara hızlıca bildiren dedikodudur.
Sosyal Kontrol: insanların, arkalarından konuşulacağını bilmesi, bencilce davranmalarını engeller ve kurallara uymalarını sağlar. Dedikodu burada da işe yarar.
İş Birliği Artışı: “Ortak bir tehdit” veya “kötü davranış” üzerine konuşup, dedikodu yapmak, grup üyelerinin birbirine daha çok güvenmesini ve dayanışmasını sağlar.
Stres Azaltma: Başkasının yaptığı bir haksızlığı veya hatayı, dedikodu yoluyla paylaşmak, kişinin üzerindeki haksızlık öfkesini ve kalp ritmini düşürür.
Gerçi dedikodu, eğlenceli veya zararsız bir aktivite olarak görünse de, bazen yayılan asılsız iddialar, gerçek hayatta ailelerin dağılmasına, cinayetlere ve intiharlara yol açan büyük dramlara da neden olur!
Toplumsal ve psikolojik yıkımlar da dedikodunun eseridir. Çünkü dedikodusu yapılan insanlar için, bazen hayat çekilmez olur.
İtibar Suikastları: Dijital dünyada veya mahalle baskısıyla yayılan yalanlar, kişilerin kariyerlerini, evliliklerini ve çocuklarının psikolojisini bir günde yerle bir edebilir.
Toplumsal Dışlanma: Hakkında dedikodu çıkan bireyler, aslı astarı araştırılmadan, toplum, arkadaş grubu veya akrabaları tarafından yalnızlığa mahkum edilir.
Siber Zorbalık Dramları: Sosyal medyada bir dedikodunun çığ gibi büyümesi, genç yaşta binlerce insanın ağır depresyona girmesine ve siber linç nedeniyle intihar girişimlerine yol açmaktadır.
Tabii bu tür yıkıcı sonuçları engellemek için, yasal yaptırımlar vardır. Dedikoduyu abartmamak, insanları toplum içinde rencide etmemek önemlidir. Yalanlar ve iftiralarla , basit dedikoduları da birbirine karıştırmamak gerekir!
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız