Antalya Valiliği'ne - Suça İlişkin Bir Çevre Raporudur – Acil/İvedi
RAPORUN KONUSU:
Akdeniz'de, mülki idaremizin sorumluluk alanı dâhilindeki deniz kıyılarımızı ve kıyı sularımızı kirleten yat sektörü hk.
AÇIKLAMASI:
Bilindiği gibi, içinde bulunduğumuz turizm döneminde Antalya'dan Fethiye'ye kadar; Kemer, Göynük, Faselis, Adrasan, Kumluca, Finike, Kekova, Kaş ve Fethiye istikametine doğru yüzlerce yat ve benzeri deniz aracı, tüm koylarda demir atarak geçici konaklama, yeme, içme ve eğlence programı gibi eylemler içindedirler.
Adı yazılı beldelerin her koyuna demir atarak park eden yüzlerce yatın, binlerce gezginin yemesi ve içmesi sonucunda; bulaşık tabak, çanak, bardak, kaşık, çatal, karton ve cam malzeme, poşet ve naylon, deterjan, kızartma yağları ve benzeri organik ve inorganik atıkların, kanserojen atık ve deterjan kaplarının kıyı sularımıza atıldığı; yolcuların isyanına bile bakılmadan sorumsuzca sulara atıldığı; koylarda yolcuların gireceği suların deterjan köpüklerine boğulduğu; her türden (erimeyen, çürümeyen kimyasal tabiatlı atıkların) oluşturduğu kirlilikler nedeniyle sularımızın girilmez hâle getirildiği; başta balık popülasyonu olmak üzere Caretta caretta kaplumbağalar ve diğer su canlılarının yok olmasına sebep olacak şekilde deniz ekosisteminin can çekişir hâle getirildiği görülmektedir.
Yat sahipleri ve kaptanlardan sızan bilgilerden de hareket edildiğinde; deniz araçlarında oluşturulan katı atıkların kıyılarda tartılarak belediyelere ve Çevre Bakanlığına kg başına para ödemeleri gerekirken (çevre kirliliğini önleme, çöp vergisi), bu paraları ödememek için bu tür ihanetlerde bulundukları anlaşılmaktadır.
SAYIN VALİM,
İşaret etmek istiyorum ki; hastayı ve kazazedeyi acil servise taşıyan ambulansın, çiftçinin traktörüne koyacağı mazotun 1 litresinden 90 lira mertebesinde para alınırken, bazı turizm teşvikleri nedeniyle ucuz mazot alan yatçıların bu kabil ihanetleri asla affedilmemelidir.
Zatıalinizce de bilinmektedir ki; Anayasamızın 56. maddesi, 1593 sayılı UHK'nin 1. maddesi, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve Kıyı Kanunumuzun, 6502 ve 4077 sayılı olup insan hak ve hukukunun korunmasına mahsus yasaların, Kabahatler Kanunu ile Türk Ceza Kanunu'nun ilgili ana ve ara hükümleri; ayrıca taraf olduğumuz ve bu istikametteki sözleşmeler, yaban hayatı ile biyolojik çeşitliliğimize zarar veren insan davranışlarıyla ilgili hukuk ve çevre mevzuatında kayıtlı hükümler çerçevesinde tüm durumlara bakıldığında, yukarıdaki suçları hem bizzat işleyenlere hem de müteselsilen işleyenlere karşı ağır yaptırımlar uygulanır. (Para, hapis, belgelerin iptali ve gerektiğinde mesleki ehliyetin iptaline kadar) cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.
BEKLENEN UYGULAMA AKIM ŞEMASI:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ilgili belediyelerimiz, polis ve sair kolluk kuvvetlerimiz, Kıyı Emniyeti ve Sahil Güvenlik, Sağlık Müdürlüğü, Turizm İl Müdürlüğü, Milli Parklar Bölge Müdürlüğü kurumlarımız arasında oluşturulacak geniş tabanlı ve sürdürülebilir bir koordinasyon ağı oluşturularak konunun süratle gece ve gündüz takip altına alınması çok doğru olacaktır.
Arz ederim.