Yeşil Vatan Kül Olmasın…
Her yıl malum dönemde tehlike çanları çalıyor. Uzmanlar uyarıyor, yetkililer ‘Her şey tamam’ diyor. Ama son yıllarda özellikle insan eliyle çıktığı ihtimali yüksek olan bir dizi yangınla boğuşuyor güzel ülkemiz…
Ege’den Akdeniz’e birçok ilde eş zamanlı çıkan orman yangınları ekolojik sisteme geri dönüşümü çok da kolay olmayan zararlar veriyor…
Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı bilgiye göre Antalya’nın da olduğu 16 ilde 1 Haziran’dan itibaren çıkan 44 orman yangınında 29 şüpheli tespit edildi, 6 kişi tutuklandı…
Bakan Akın Gürlek’in açıklamalarına göre Antalya’da süren soruşturmalar var…
Bunlar ihmal soruşturması mı kundaklama soruşturması mı bilmiyoruz…
Fakat bilinen o ki aynı gün çıkan onlarca yangında yeşil varlığımız kül oldu. İçindeki canlı varlık zarar gördü, evler yandı…
Hep konuşuluyor ki daha geçtiğimiz günlerde haberini yaptık, neler yapılmalı diye. Ekolog Prof. Dr. Tuncay Neyişçi de Prof. Dr. Ali Kavgacı da ‘Dikkat’ dedi…
22 Temmuz’da Akdeniz Gerçek’e konuşan Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ali Kavgacı, “Antalya’da çok kritik bir döneme giriyoruz. Yangınların yüzde 90–95’i insan kaynaklı. İnsan kaynaklı yangınları azaltırsak yanan alan miktarını da azaltırız; bu çok basit bir matematik. İlkbaharın yağışlı geçmesi biyolojik üretimi artırdı; otlar, çalılar ve ağaçlar büyüdü. Şimdi hızla kuruyan bu bitkisel materyal yangın riskini daha da artırıyor. Bu nedenle toplumun bu gerçekliği bilmesi, farkındalığın yüksek olması ve davranışlarını buna göre şekillendirmesi büyük önem taşıyor” demişti…
Ardından ekolog Prof. Dr. Tuncay Neyişçi yangına dayanaklı selvi dikilmesi ve koridor açılması önerileri sunmuş, asıl yapılması gerekenin, yangının çıkmasını ve büyümesini engelleyecek önleyici tedbirleri almak olduğunu vurgulamıştı…
Her iki hoca da çok kıymetli şeyler söyledi ki olması gerekenler…
Ama olamıyor bir türlü…
Prof. Dr. Kavgacı’nın ‘’Akdeniz’de yaşıyorsak yangın farkındalığı yüksek bir toplum yaratmak zorundayız; aksi takdirde mega yangınlarla karşılaşmamız an meselesidir” sözüne katılmamak mümkün mü…
Peki nasıl hayata geçecek…
Her yangında yüreğimiz yanıyor…
28 Temmuz 2021'de Türkiye tarihinin en büyük orman yangınlarından biri olarak kayıtlara geçen Manavgat’ta yaşanan felaketi unutmadık…
Yanan sadece ağaç değil…
Onlarca yılda oluşan bir sistem yok oluyor…
Birçok canlı ve yaşam ortamı yok oluyor…
Ve ne yazık ki bazen o yok olan alanlar birilerinin iştahını kabartıyor…
Denize nazır otel heveslilerine gün doğuyor…
Dağı taşı tesis yapmanın önemli olmadığını hala anlayamamışken bu hevesin de yakın dönemde bitmeyeceğini düşünüyorum…
Bu arada cansiperane çalışarak gece-gündüz demeden orman yangınlarında görev alan Orman Bölge Müdürlüğü, AFAD ve belediye ekiplerine, halkımıza sonsuz teşekkürler…
Emeklerine sağlık…
Ve hepimize geçmiş olsun…
Umarım farkındalığı yüksek bir toplum yaratırız elbirliğiyle…