ALİ ÇANDIR, Antalya’nın ‘Ekonomi’ Filmini Çekti? Sonuç Mu?
Antalya’nın ekonomisi adeta kırmızı alarm veriyor. Bunu sahada da görmek mümkün…Turizmden tarıma, inşaattan hizmet sektörüne hatta küçük esnafa kadar herkes kara kara düşünüyor… Maliyetine bakmadan kredi kullanmak zorunda kalan işletmeler konkordato ve iflas riskleriyle karşı karşıya. Karşılıksız çek hacmi yılbaşından bu yana Türkiye genelinde yüzde 54, Antalya’da ise yüzde 80 artmış. Protestolu senet hacmindeki artış da Türkiye’de yüzde 51, Antalya’da yüzde 72 olmuş. Bu verileri Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır paylaştı. ATB’yi ve yaptıkları bu tür ekonomi verilerini çok değerli buluyorum. Çünkü birilerinin Antalya’ya ait acı ekonomik gerçekleri paylaşması gerek. Sonuç mu? Antalya’da beklenen ekonomik hareketlilik yok!
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır; geçtiğimiz hafta Antalya’nın ekonomik verileri ve kent gündemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Ama ne değerlendirme! Herkesin bildiği, göz ardı ettiği, dahası devekuşu misali kafasını toprağa gömdüğü bir ortamda ATB, Antalya’nın ve Antalya’daki iş insanların ekonomik gidişatına dair çok önemli veriler paylaştı. Ali Çandır adeta Antalya ekonomisinin filmini çekti… Sonuç mu? Yüksek faizle borçlanan ve bu nedenle büyük ihtimalle konkordato ve iflas riskleri barındıran şirketlerin olduğu, karşılıksız çek ve protestolu senetlerde inanılmaz bir artışın olduğu bir kent…
Antalya’nın Ekonomisi Zorda…
Sevgili okurlar; Antalya’nın ekonomik hareketliliğin en yoğun olması gereken dönemi yaşıyoruz. Antalya ne turizm ne de tarımdan isteğini alabilmiş değil… Sanal bir büyüme ve bunu şişiren isimlerin etrafında gelişmeye çalışan bir kent görünümünde. Her açıklamada bir şeylerin arkasına sığınma var… Görüştüğüm pek çok turizmci, otelci aslında çok zorda ama sesini çıkarmıyor, çünkü çok büyük krediler çekmiş durumdalar… Gidişatın kötü görünmesini istemiyorlar ama yol da kısalıyor.
ATB başkanının da Antalya ekonomisine dair yaptığı değerlendirmede belirttiği gibi; işletmelerin bir bölümünün faaliyetlerini sürdürebilmek ve mevcut yükümlülüklerini yerine getirebilmek için maliyetine bakmadan kredi kullanmak zorunda kalıyor. Yüksek faizle alınan her kredi, işletmenin üzerindeki yükü daha da artırıyor. Bu da maalesef konkordato ve iflas risklerini beraberinde getiriyor.
Antalya’nın karnesinin kötülüğü sadece kredi kullanımından ibaret değil. Ticari hayattaki çek-senet dengesinde de Antalya’nın karnesi hiç de iyi değil. Gelin rakamlara bakalım, Ali Çandır’a kulak verelim.
Çandır, Antalya’da çekle işlem hacminin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 arttığını, bu rakamın yüzde 33 olan ülke ortalamasının bir miktar üzerinde yer alsa da 2024 ve 2025 yıllarında görülen yaklaşık yüzde 75’lik artışın oldukça gerisinde kaldığına dikkat çekti. Ama Çandır daha dikkat çekici bir veri paylaştı Antalya’ya dair. Karşılıksız çek hacmi yılbaşından bu yana Türkiye genelinde yüzde 54, Antalya’da ise yüzde 80 artmış. Sadece Haziran ayı verilerine baktığımızda bu artış ülkemizde yüzde 62, Antalya’da ise yüzde 107’ye ulaşmış. Protestolu senet hacmindeki artış da Türkiye’de yüzde 51, Antalya’da yüzde 72 olmuş.
Değerli okurlar bu veriler, Antalya’nın nakit akışı ve ödeme gücündeki bozulmanın ülke ortalamasından daha belirgin olduğunun açık kanıtı. Hani daha basit bir ifade ile para yok, nakit sıkıntısı var, dönemiyoruz derler ya… İşte Antalya işletmecileri tam da bunu yaşıyor. Üstelik yüksek faizle kredi çekmenin yükü de sırtlarında.
Yani Antalyalı işletmeler için vaziyet hiç de iyi değil üstelik tam da en iyi, en verimli olması gereken aylarda. Varın gerisini siz düşünün!
Sevgi&Saygı