Atatürk Bu Vatanı Kurtardı, Diyanet’i Kurdu; Peki Bu Düşmanlık Neden?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Atatürk Bu Vatanı Kurtardı, Diyanet’i Kurdu; Peki Bu Düşmanlık Neden?

Osmanlı İmparatorluğu bir dönem üç kıtaya yayılan milyonlarca kilometrekarelik büyük bir devlet olmuştu. Ancak zamanla saraydaki ağır harcamalar, yönetimdeki bozulmalar, bilim ve teknolojide Avrupa’nın gerisinde kalınması, uzun savaşlar ve yanlış politikalar imparatorluğu zayıflattı.

Yavuz Sultan Selim’in 1516–1517 seferleriyle Suriye, Hicaz ve Mısır’ın Osmanlı hâkimiyetine girmesinden sonra Arap coğrafyasının ve ulemanın devlet üzerindeki etkisi daha da arttı. Zaman içerisinde Arapça ve Farsçanın saray, medrese ve devlet dilindeki ağırlığı büyürken halkın konuştuğu Türkçe ile yönetici sınıfın dili arasındaki mesafe de açıldı.

Elbette Osmanlı’nın çöküşünü tek bir sebebe bağlamak mümkün değildir. Ancak aklın, bilimin, üretimin ve yenileşmenin gerisinde kalınmasının bedeli ağır oldu.

Bir zamanlar yaklaşık 5 milyon kilometrekareyi aşan Osmanlı coğrafyasından geriye, Birinci Dünya Savaşı sonunda işgal edilmek istenen Anadolu kalmıştı.

İşte Mustafa Kemal Atatürk böylesine ağır bir dönemde ortaya çıktı.

Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle ve Anadolu’nun bütün unsurlarıyla verilen Kurtuluş Savaşı’nın liderliğini yaptı. Kaybedilmek üzere olan son vatan toprağını kurtardı ve yaklaşık 780 bin kilometrekarelik Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.

Atatürk yalnızca toprağı kurtarmadı.

Milletin onurunu, bağımsızlığını ve egemenliğini de kurtardı.

Üstelik bugün bazı çevrelerin ileri sürdüğü gibi dini ortadan kaldırmadı.

3 Mart 1924’te Diyanet İşleri Reisliği Cumhuriyet yönetimi tarafından kuruldu. (⁠Kırşehir Müftülüğü)

1924 Anayasası’nın ilk halinde de açıkça “Türkiye Devletinin dini, Dini İslâmdır” hükmü bulunuyordu.

Bu hüküm 1928 yılında Anayasa’dan çıkarıldı. (⁠Anayasa Mahkemesi)
Yani Atatürk’ün mücadelesi dinle değil, dinin devlet yönetimi üzerinde bir iktidar aracı haline getirilmesiyleydi.

İşte şimdi soruyorum:

Vatanı işgalden kurtaran, Cumhuriyeti kuran, bağımsızlığımızı kazandıran ve Diyanet İşleri Reisliğini kurarak din hizmetlerini devlet güvencesine alan Mustafa Kemal Atatürk’e, bugün kendisini dindar olarak tanımlayan bazı çevrelerin hâlâ düşmanlık duymasının gerçek sebebi nedir?

Sorun gerçekten din midir?

Yoksa Atatürk’ün dini siyasetin, tarikatların ve çıkar çevrelerinin elinden alıp milletin vicdanına bırakmış olması mıdır?

Bu sorunun cevabını herkes kendi vicdanında vermelidir.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız