Akdeniz Gerçek | Gündem | Tutuklu Komedyen Deniz Göktaş'tan Cezaevinden Mektup! Kaldığı 'Kuyu Tipi' Cezaevini Anlattı

Tutuklu Komedyen Deniz Göktaş'tan Cezaevinden Mektup! Kaldığı 'Kuyu Tipi' Cezaevini Anlattı

Bir aydır tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş, kamuoyunda "kuyu tipi" olarak bilinen cezaevinin kapılarını yazdığı mektupla araladı. Güneşsizliğin ve 7 metrelik duvarlar arasındaki sosyal izolasyonun kalıcı zararlarına dikkat çeken Göktaş, hakkındaki asılsız haberlere de "Neşemizi çalamazlar" sözleriyle yanıt verdi.

Bir aydır tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş, kamuoyunda "kuyu tipi" olarak bilinen cezaevinin kapılarını yazdığı mektupla araladı. Güneşsizliğin ve 7 metrelik duvarlar arasındaki sosyal izolasyonun kalıcı zararlarına dikkat çeken Göktaş, hakkındaki asılsız haberlere de "Neşemizi çalamazlar" sözleriyle yanıt verdi.

Tutuklu Komedyen Deniz Göktaş'tan Cezaevinden Mektup! Kaldığı 'Kuyu Tipi' Cezaevini Anlattı
KAYNAK: haber merkezi

Milyonlarca kez izlenen "Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisinde yaptığı bir espri nedeniyle tutuklanan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan komedyen Deniz Göktaş, sevenlerine ve kamuoyuna bir mektup gönderdi. Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde bir ayını dolduran Göktaş, kamuoyunda "kuyu tipi" olarak bilinen cezaevindeki koşulları, günlük yaşantısını ve ruh halini paylaştı.

"Moralim Yerinde, Sağlığım İyi"

Mektubuna, hakkında çıkan "Deniz bizi unutmayın dedi" şeklindeki haberleri yalanlayarak başlayan Göktaş, böyle bir talebi veya duygusu olmadığını belirtti. Tutuklandığında söylediği "Neşemizi çalamazlar" sözünün arkasında olduğunu vurgulayan komedyen, "Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil." ifadelerini kullandı. Göktaş, cezaevine girmenin mecbur kalınmadıkça tavsiye edilecek bir şey olmadığını da esprili bir dille ekledi.

"Kuyu Tipi" Cezaevinin Ağır Koşulları: Güneşsizlik ve İzolasyon

Kaldığı Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nun "Kuyu Tipi" olarak bilindiğini belirten Göktaş, bu sistemin yarattığı tahribata dikkat çekti. Uzmanların ve avukatların bu konudaki uyarılarına katıldığını belirten Göktaş, kendi kısa süreli gözlemini şu sözlerle aktardı: "Güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem."

7 Metrelik Duvarlar Arasında "Goblin Modu"

Kısa süreliğine içeride kalacağını umduğu için dışarıda da bazen yaptığı gibi "goblin moduna" geçerek duruma şimdilik uyum sağladığını söyleyen Göktaş, avludaki fiziksel şartları da anlattı. Öğlenleri 7 metrelik duvarları aşan güneşin yüzüne gelmesi için "güneşle köşe kapmaca" oynaması gerektiğini belirten komedyen, avluya düşen güvercinler ve dev çekirgelerin duvarları aşamadıkları için kendisiyle beraber kaldıklarını ifade etti.

Bıyık Makası Macerası ve Erkan Baş Ziyareti

Mektubunda cezaevi prosedürlerine dair mizahi detaylara da yer veren Göktaş, klavyeden mahrum kalmasının yanı sıra bıyık makasının kendisi için ne kadar önemli olduğunu anladığını yazdı. Kantin listesinde olmamasına rağmen dilekçe yazarak hayatında ilk kez "canım" dediği bir makas edindiğini belirten Göktaş, bıyıklarının ziyarete gelen TİP Genel Başkanı Erkan Baş'tan da övgü aldığını söyledi.

Gündemi Televizyondan ve Mektuplardan Takip Ediyor

Dışarıdan gelen kitap, kargo ve mektupların cezaevindeki hayatını kalabalıklaştırdığını ve yalnız hissettirmediğini belirten Göktaş, destek olan herkese teşekkür etti. Gündemi televizyondan takip ettiğini belirten Göktaş, ODTÜ mezuniyet pankartlarını izlediğini, Athena Gökhan'ın kafa karışıklığına güldüğünü ve Masterchef gibi programları takip ettiğini aktardı. Göktaş, mektubunu Moby Dick okumaya devam ettiğini ve Uğur Gürsoy'un Uykusuz dergisindeki bir çizimine referans vererek sonlandırdı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız