Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
28°

Biraz Uzaklaşmak İyi Gelir

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Biraz Uzaklaşmak İyi Gelir

Hayat bize hep aynı şeyi söylüyor gibi… 

Daha çok çalış, daha hızlı koş, daha fazlasını yetiştir.

Bir süre sonra fark ediyoruz ki günler birbirinin kopyasına dönüşüyor. Sabah aynı telaş, akşam aynı yorgunluk… Aynı yollar, aynı insanlar, aynı konuşmalar… 

Hayatı Yaşıyoruz gibi geliyor ama çoğu zaman gerçekten yaşadığımızın bile farkına varmıyoruz. 

Belki de bu yüzden insan, bulunduğu yerden, alışkanlıklarından, çevresinden ve gündeminden kısa da olsa uzaklaşma ihtiyacı duyuyor. 

Çoğu kişiye göre uzaklaşmak, her şeyi geride bırakmak demektir. Bana göre ise tam tersi. İnsan bazen hayatın içinden kısa süreliğine uzaklaştığında, geri döndüğünde daha mutlu yaşamayı ve birçok şeye yeniden başlamayı istiyor.

Kısa bir mola bile, günlerdir düşündüğünüz bir konuyu birkaç dakikada çözmenizi sağlamıyor mu? Ya da sürekli içinde olduğunuz koşuşturma, bazı gerçekleri görmenize engel olmuyor mu? Bazen sadece biraz mesafe koymak bile insanın bakış açısını değiştirmeye yetiyor.

Ben de bunu yaşadım.

Kısa bir süre aranızdan ayrıldım ve düşünmeye bolca vaktim oldu. Günlük hayatın dışında kaldığımda, aslında ne kadar çok şeye yetişmeye çalıştığımızı fark ettim. Oysa hayat sadece yetişmekten ibaret değil. Durabilmek, nefes alabilmek ve düşünmek de gerekiyor.

Döndüğümde belki her şey bıraktığım gibi değildi, belki de her şey aynı şekilde devam ediyordu. Ama şunu anladım; insan doğuyor, büyüyor, yaşıyor ve bir gün hayata veda ediyor. Bu yüzden zamanın kıymetini bilmek, “keşke” demeden yaşamaya çalışmak gerekiyor. Çünkü en ağır yüklerden birisi de pişmanlık değil midir? 

Kimine göre değişim hayatın bir parçasıdır. Bana göre asıl önemli olan değişimin içinde kendimizi kaybetmemektir. Bugün birçok insan yorulduğunu söylüyor. Ama belki de yorgunluğumuzun sebebi yaptığımız iş değil, kendimize hiç vakit ayırmamızdır. 

Her şeyden vazgeçmek değil… 

En doğru kararları çoğu zaman gürültünün içinde değil de sessizliğin içinde veririz.

Hayatın akışından tamamen kopamayız. Ama ara sıra onun biraz dışına çıkabiliriz.

Belki de kendimizi yeniden bulmanın yolu tam da buradan geçiyordur.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız