Yorulduk Be Usta!
Bu sütunlarda henüz beş ay önce yazmıştım; ‘’Cinnet Geçiriyoruz’’ diye… Ülkemizde giderek artan cinayet ve intihar vakalarını yazdığım köşe yazım şu cümlelerle başlıyordu:
‘’Bir taraftan cinayet haberleri, diğer taraftan intihar vakaları gün geçtikçe artıyor. Ekonomik ve sosyal sorunların giderek derinleştiği ülkemizde bireysel silahlanmadaki kontrolsüz artışın sonucu olarak her gün cinayet ve intihar vakalarını duymakla kalmayıp bu tür haberleri ne yazık ki kanıksar olduk...’’
Maşerî vicdanı yaralayan, bizleri derin acılara salan okul katliamlarını, kadın cinayetlerini, akran zorbalıklarını sıklıkla yaşamaya başladık.
Son olarak Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’tan gelen okul saldırıları toplumsal anlamda ağır bir yara açmıştır.
Henüz 19 yaşındaydı Siverekli Ömer… Pompalı tüfekle daldı eski okuluna! İnsani duygulardan yoksun bir şekilde bastı tetiğe… Öğretmen, öğrenci demeden kana buladı her yeri!
16 canımız, evladımız, öğretmenimiz kanlar içinde savruldu sınıf köşelerinde!
Son kurşunu kendisine sıktı Ömer! Bilinçsizce, insan olma vasfını kaybederek!
Kim bilir hangi duygular içindeydi bu vahşeti yaparken, bu acıları yaşatırken?
Siverek’teki okul baskınının üzerinden henüz 24 saat geçmeden, Kahramanmaraş’tan gelen haber daha ağır bir travmaya sebep oldu ne yazık ki!
Yahu sen daha 14 yaşındaydın İsa Aras!
Bu kin, bu nefret, bu vahşet nasıl birikti senin yüreğinde Çocuk?
Eski polis babasının silahlarıyla okuluna saldırı düzenleyen 8. Sınıf öğrencisi İsa Aras bir öğretmenini ve 9 arkadaşını acımasızca katletti!
Tam bir vahşetti yaşananlar…
Bu satırları yazarken bir saldırı girişimi haberi daha aldık. Yer yine Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi. Bir ortaokulda bu defa öğrenci velisi bıçakla bir öğretmene saldırımı girişiminde bulundu.
Eyvah ki ne eyvah!
Ne oldu bu topluma Ya Rabbim? Neden ve hangi ara bu hale geldik biz?
Okul baskınları ve katliamlarının sıklıkla Amerika’da vukuu bulduğunu bilirdik!
Sosyal çürümüşlük, ahlaki erozyon had safhaya çıkınca henüz çocuk yaştaki evlatlarımızın cani bir katile dönüştüğüne içimiz kan ağlayarak şahit oluyoruz!
Peki gençlerimizi, evlatlarımızı buraya getiren nedenler nedir sizce?
Kimse kusura bakmasın ama son yıllarda yaşanan sosyo-ekonomik sorunlar toplumsal cinnettin tetikleyicisi olmuştur.
Ülkenin yüzde 20’si mutlu azınlık!
Geri kalan kesim hayat mücadelesi ve ekonomik sıkıntılarla boğuşurken, gelir adaletsizliği çocuklarımızı suç ortamına itmektedir ne yazık ki!
Gençlerimiz gelecek kaygısı yaşamaktadır.
Eğitimde, ekonomide, adalette, aile yapısında yaşanan sorunlar suça itilen gençlerin sayısını gün geçtikçe artırmaktadır.
İnsanlarımız üzgün... İnsanlarımız bezgin… Adeta kaderimize razı olarak çaresizce izliyoruz olanları…
Toplum, Devletin tüm birimleriyle olayların üzerine kararlılıkla gitmesini, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi suç ortamına iten sebeplerin ortadan kaldırılması için gerekli tüm tedbirlerin behemehal alınmasını istiyor.
Yoksa, Allah muhafaza bu tür katliam haberlerini daha sık duymamız işten bile değil.
Ekonomik sorunlarla yorulduk!
Siyasal sorunlarla yorulduk!
Sosyal sorunlarla yorulduk!
Yorulduk be Usta!