Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
27°

Ülke ormanlarımızı yok eden iki an sebep

YAYINLAMA:
Ülke ormanlarımızı yok eden iki an sebep

1) Yangınlar

2) Denetlenmeyen ve özelleştirilen madencilik faaliyetleri

Yıllardır tartışılan orman yangınlarının sebepleri defalarca dile getirilerek tartışmalara konu edildiği halde günde güne hızla azalan ormanlarımızın nasıl kurtarılacağı merak konusu olmaktadır.

Yangınların sayısız sebeplerinin en başında orman teşkilatımızın bilimsel ve teknik olarak teyakkuzda kalıp donanım ve donatılarının eksikliği, yetersizliği ve aksaklıkların bertaraf edilemediği, bilgi ve becerilerin yetersizliği, organizasyon ve koordinasyonun yeterince ve gereğince yönetilemediği gibi ana ve ara sebeplerin olduğu şeklinde yorumlanmaktadır.

Hatırlanacağı gibi geçtiğimiz dönemlerde havadan takip ve yangın söndürme uçaklarıyla ilgili şayalar, çok boyutlu dedikodular kamuoyunun da kafasını karıştırmış, moralimizi bozmuştur.

Başta insan kaynaklı yangın olaylarının paralelinde ormanlarımızı saran enerji hatlarının da sebebiyet verdiği yangın olaylarının da bir türlü önüne geçilemiyor. Eğer genel anada ülkemizin değerleri bir bir, hem de kontrolsüz şekilde özelleştirme faaliyetleri bu tür vahametlerin odağı olmaya devam etmektedir. Aynı şekilde yıllardan bu yana ormanlarımızın içinden geçen elektrik hatlarının, yangınlara sebep olmayacak hale getirilmesi için yatırım yapılmasına dair talep ve talimatlara rağmen bu işin yerine getirilmiyor olduğu hususunda da söylemlerin devam ettiği bilinmektedir.

Gerek enerji kaynaklarımızla ilgili gerek özelleştirilen değerlerimizin özelleştirme faaliyetlerinden arındırılarak güçlü bir şekilde tümünün devlet tasarrufuna alınarak hepsi üzerinde otokontrol mekanizması sağlanarak Kalkınma esasımızın yaşama geçirilerek ormanlarımızın ve tüm coğrafyamızın bu tür felaketlerden kurtulması noktasında kamuoyunun ısrarlı talepleri devam etmektedir. Her açıdan ülkemizde top yekûn kalkınabilmesi bakımından kamuoyunun haklı çığlığı dikkate alınmalıdır.

Diğer taraftan yine ülkemiz kamuoyu tarafından bilinen, toplumumuza ciddi manada zarar veren maden aramaları faaliyetleri sonucu ülke topraklarımızın delik deşik edilmesi, maden aranması sırasında kullanılan tonlarca asit ve siyanür asidinin kullanılması sonucunda; acaba yer altı ve yer üstü sularımızın, topraklarımızın ne ölçüde kirleniyor olduğu konusundaki halkın kaygılarını da önemsemekteyiz.

Ülke coğrafyamızda kullanılmakta olan, başta siyanür asidi başta olmak üzere, diğerleriyle birlikte binlerce ton kanserojen asit gruplarının kullanılması orta ve Uzun vadede topraklarımızın sularımızın ve kamu sağlığı açısından tablo merak konusu olmaktadır. Aynı zamanda madencilik faaliyetleri de ormanlarımızı yok ettiği çok açıktır.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız