ATSO’dan Trafik Sorununa Çözüm
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya’da ulaşım yükünün deniz yolu entegrasyonu ile azaltılabileceğini hatta trafik sorununun panzehiri olarak deniz ulaşımını işaret etti. Panzehir biraz iddialı geldi bana ama kentimizin trafik sorununa rahatlatma getireceği kesin. 640 kilometrelik kıyı şeridimiz var ama deniz ulaşımımız sıfır… Oysa İstanbul öyle mi? İstanbul'daki tüm toplu ulaşım sistemleri içinde deniz yolunun payı %4 ile %6 arasında değişiyor. İstanbul’da her gün yaklaşık 400 bin kişi vapurlarda yolculuk yapıyor. Öyle ki; İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2025 yılında 310 binden fazla seferle 40 milyon 222 bin yolcu taşıdı.
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman geçtiğimiz günlerde yaptığı meclis konusunda çok yerinde bir konuya dikkat çekti. Antalya ulaşımının çözümünün deniz yolunda olduğunu söyledi. Deniz ulaşımının daha etkin kullanması gerektiğini vurgulayan Başkan Hacısüleyman, "İlçelerimizi iskelelerle birbirine bağlayarak hem trafik yükünü azaltabilir hem de ilçeler arası ekonomiyi güçlendirebiliriz. Antalya, ülke ekonomisine büyük katkı sunan bir şehir. Bu katkının sürdürülebilir olması için altyapı yatırımlarının hızla hayata geçirilmesi gerekiyor" dedi.

Deniz Trafiği Şart…
Sevgili okurlar, İstanbul deniz ulaşımında en önde ilimiz. Öyle ki genel trafiğin içindeki payı ortalama yüzde 5. Bu oran küçük gibi görünse de, özellikle Boğaz geçişlerinde araç ve lastik tekerlekli toplu taşıma yükünü doğrudan hafifletiyor. İster çalışan olsun ister öğrenci, bazıları bu yolculuğu bazen keyifle bazen de çalışarak değerlendiriyor. Uzun yıllar İstanbul’da yaşamış biri olarak deniz yolculuklarının hele ki vapurların tadı bir başkadır… 640 kilometrelik bir kıyı şeridine sahibiz ama biz ne bu keyiften yararlanabiliyoruz ne de trafik sorununa bir alternatif olarak görebiliyoruz. Başkan Yusuf Hacısüleyman’ın bu çıkışını çok önemsedim ve yerinde bir tespit olarak değerlendiriyorum. Çünkü; deniz yolunu kent içi ulaşımın güçlü ve vazgeçilmez bir parçası haline getirmenin Antalya için şart olduğuna inananlardanım.
Hatırlarsınız Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından daha önce Kaleiçi ve Kemer Marina arasında yapılan deniz otobüsü seferleri vardı. Yanılmıyorsam 2019 yılında zarar ediyor gerekçesiyle faaliyetlerine son verildi. Kentimiz için önemli bir adımdı aslında ama gerisi gelmedi. Antalya’da deniz ulaşımı için denizde oluşan dalgalar da çok konuşuldu, pek çok kişi bu bahaneye sarıldı ama Başkan Hacısüleyman teknolojiniin çok geliştiğini vurguladı: “Eskiden ‘deniz dalgalı olur, ulaşım zor olur’ deniyordu ama artık deniz araçları çok daha gelişmiş durumda. Özellikle havalimanına yakın bir noktada bir iskele yapılabilirse ilçelerimizden gelen turistleri deniz yoluyla havalimanına taşıma imkânımız olabilir. Burada raylı sistemle entegrasyon sağlanırsa karayolu trafiğini ciddi şekilde rahatlatabiliriz.” Gerçekten çok yerinde bir tespit. Alkışı hak ediyor…
Peki ATSO Başkanının bu önerisi gerçekleşebilir mi? Geçmişte bir Antalya-Kemer arası düzenlenen deniz otobüsü macerası var büyükşehir belediyesinin. Başkan bu konuda dersini çalışmış ve yine doğru bir tespit yapmış. Yerel yönetimlerin bu yükü tek başına taşımasının mümkün olmayacağını, merkezi hükümetin ve ilgili bakanlıkların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtmiş. Hatta eklemiş, Antalya olarak geçen yıl yaklaşık 196 milyar lira vergi ürettiklerini ve bu kaynağın devam etmesi isteniyorsa altyapı yatırımlarının mutlaka gerçekleştirilmesi gerektiğini de söylemiş. Fikir var, tespit var, öneri var, bu işin mali olarak nasıl üstesinden gelineceğine dair ayrıntı da var…
Yani un var, şeker var ,yağ var ne duruyoruz? Helva yapacak usta arıyoruz…
Sevgi&Saygı