Kılıçdaroğlu İlhan Kesici'yi CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı yapmak isterken
DONALD TRUMP ABRAHAM ANLAŞMASINI TÜRKİYE'YE İMZALATARAK İSRAİL İLE TÜRKİYE'Yİ AYNI YATAĞA SOKMAK İSTİYOR...
DONALD TRUMP İSRAİL'E TOPLAMDA YAKLAŞIK 19 YIL BOYUNCA BAŞBAKAN OLAN BENJAMIN NETANYAHU'NUN YOLSUZLUKLARI İÇİN AF ÇIKARMASINI İSTEYEREK İSRAİL CUMHURBAŞKANINA BAŞVURDU...
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yaptığı açıklamada 40 gün içinde kurultay süreci ve parti içi yönetim tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Parti şu an fiilen kapanmıştır. Biz bu partiyi bir kez daha açacağız” dedi.
Özgür Özel:
"Herkes kendisine yakışanı yapıyor. Biz CHP'ye yakışanı yapıyoruz. Çok üzgünüm ancak bir baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz. Bir daha buraya geldiğimizde bu iktidar ve işbirlikçileri buna cesaret edemeyecekler. 14 Mayıs 2023 ve 28 Mayıs 2023 gününden beri ben, bana yakışanı, mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz. Bize kaybetmek yakışmıyor. Atatürk'ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk'ün partisini teslim almak isteyenlerle Atatürk'ün partisini teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Ekrem Başkan da değişim diye yola çıkan burada gördüğünüz her bir partinin neferi de değişimin samimiyetini, başarısını görüp ona katılan herkes bir süredir kendine yakışanı yapıyor. Birileri de kendine yakışanı yapıyor. Bu baba ocağına, Atatürk'ün evine, hepimizin baba kucağına, ana kucağına bugün sabahın 7'sinde, biz onlara 'en kısa sürede kurultay ilan edin bu sorun bitsin' dedik. Öğlen 12.00'de bunu konuşalım demişken sabahın 7'sinde, arkalarına ne kadar kriminal tip varsa onları katıp baba ocağının kapısına dayananlar da kendilerine yakışanı yaptı.
Partiyi kişisel hırslarınızdan dolayı, bir yenilgiyi kabul edemediğiniz için AK Parti'ye teslim etme planının parçası olmayın dedik, dinletemedik. Yalancıları, iftiracıları, arabalarıyla mahkeme mahkeme gezdirdiler. Butlan kovaladılar. Delegenin vermediği yetkiyi AK Parti'nin hâkiminden dilendiler. Bundan sonra eğriye eğri, doğruya doğru. Biz bugün de kendimize yakışanı yaptık. Sizin gibi her yenilgiden sonra bunu kabul edecek miydik, teslim mi olacaktık? Baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun!
Daha önce söyledim. Ancak bizi buradan söküp atarsınız. Söküp atmaya kalktılar, nereye? Sokağa. Biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki sokakta yaptık, meydanda yaptık! İktidarın zavallı aparatlarına söylüyorum, her akşam haysiyet cellatlığı yapanlara söylüyorum, CHP bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir. Yürüyor muyuz arkadaşlar? Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar."
İLHAN KESİCİ SENARYOSU
Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 2023’teki CHP Kurultayı’nın geçersiz (mutlak butlan) ilan edilmesiyle ne amaçlanıyor?
2014'te Kemal Kılıçdaroğlu çoğu CHP'linin adını hayatında ilk defa duyduğu Ekmeleddin İhsanoğlu'na oy vermelerini istemişti...Ekmeleddin İhsanoğlu 15.587.720 oy alarak Cumhurbaşkanı-Başkan seçilememişti...
Aynı oyun bu kez de tekrarlanıyor...CHP seçmeninin asla oy vermeyeceği İlhan Kesici Kemal Kılıçdaroğlu tarafından Cumhurbaşkanı adayı seçilecek...Sonrasında yapılan seçimde en çok oyu alan Recep Tayyip Erdoğan ya da oğlu Bilal Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilecek...
CHP’nin derin kargaşa içine sürüklenerek CHP'li seçmenin bıktırılıp, bezdirilmesi isteniyor.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde parçalanmış bir CHP ve seçmen tablosu yaratılmak isteniyor.
AKP’nin adayı yapılacağı tahmin edilen Bilal Erdoğan’a karşı muhalefetten zayıf aday çıkarttırmak isteniyor.
Cumhurbaşkanlığı Seçimi'ne girse kazanacağı tahmin edilen Mansur Yavaş'ın yerine CHP’den bu seçimde seçilme olasılığı yüzde 1 bile olmayan başka bir aday göstermek isteniyor.
MÜCAHİT BİRİNCİ'NİN AÇIKLAMASI:
AKP'ye çok yakın Mücahit Birinci'den CHP kulislerine dair iddia:
"Kılıçdaroğlu kurultaysız seçimi görecek, Kemal Kılıçdaroğlu'nun ilan edeceği Cumhurbaşkanı adayı İlhan Kesici olacak...
AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) eski üyesi Mücahit Birinci, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla CHP’nin önümüzdeki döneme ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin bir iddiayı gündeme taşıdı...
Kişisel X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden "net bilgi" vurgusuyla bir mesaj yayımlayan Birinci, CHP’nin yeni bir kurultay süreci yaşamadan seçime gideceğini öne sürdü. Birinci, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun mevcut parti tüzüğünün elvermesiyle seçime genel başkan sıfatıyla gireceğini, partinin Cumhurbaşkanı adayının ise İlhan Kesici olacağını iddia etti.
Mücahit Birinci'nin paylaşımında şu ifadeler yer aldı:
"Bak net bilgiyi veriyorum. Sonra şaşırmayın: Sayın Kılıçdaroğlu, Kurultay olmadan seçimi görecek. Tüzük müsait. Cumhurbaşkanı adayı da Sayın İlhan Kesici olacak." (24 MAYIS 2026)
TÜRKİYE'DE ÇOK SAYIDA KİŞİSEL YATIRIMLARI OLAN DOLAR MİLYARDERİ TOM BARRACK'IN KÖTÜ NİYETLİ AÇIKLAMALARI
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack bu bölgede demokrasilerin değil sultanlıkların ABD çıkarlarına daha fazla hizmet ettiğini söyleyip antidemokratik rejimlere destek mesajı yayınlamıştı...
Amaç, Türkiye’deki Topal demokrasiyi buna benzer operasyonlarla yavaş yavaş ortadan kaldırmak.
AVRUPA BİRLİĞİ'NİN TÜRKİYE'YE GİYDİRMEYE ÇALIŞTIĞI DELİ GÖMLEĞİ
Avupa Birliği için de Topal Demokrasi ile yönetilen Türkiye çok daha uygun.
Ümit Özdağ'ın ilan ettiği rakama güvenilirse 13 milyondan fazla sığınmacıyı Türkiye topraklarında hapsetmek Avrupa Birliği'nin başlıca amacı...
AVRUPA BİRLİĞİ VE AVRUPA BİRLİĞİ'NİN LİDER ÜLKELERİ ALMANYA VE FRANSA TÜRKİYE'NİN MÜLTECİLER (ÖZELLİKLE SURİYELİLER) İÇİN BİR TOPLAMA KAMPI OLMASI SENARYOSU'NA ADETA AŞIK!
ÜMİT ÖZDAĞ: 2023 CUMHURBAŞKANI SEÇİMİNDE MERAL AKŞENER ERDOĞAN'IN SEÇİLMESİ İÇİN, ÇOK ÇALIŞTI, AŞIRI ÇABA GÖSTERDİ...
Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ: "CHP’li belediye başkanlarının yolsuzluk yapıp yapmadığını bilmem. Ama onları yargılamak için önce Melih Gökçek’i yargılayacaksınız. Gökçek’i yargılamadan bunu yapıyorsanız, bu siyasi yargıdır."
Ümit Özdağ’ın İzzet Çapa’nın programında Meral Akşener’le ilgili yaptığı açıklamalar gündem oldu:
Meral Akşener Kemal Kılıçdaroğlu'nun kazanmaması için gerekeni yaptı.
Akşener'in, Kılıçdaroğlu’nun seçilemeyecek aday olduğunu ima etmesi seçmende itibar gördü.
Akşener başından beri Kılıçdaroğlu'nun kazanamayacağını milletin bilinçaltına işledi.
DONALD TRUMP ABRAHAM ANLAŞMASINI TÜRKİYE'YE İMZALATARAK İSRAİL İLE TÜRKİYE'Yİ AYNI YATAĞA SOKMAK İSTİYOR...
İSRAİL ORDUSU 2023'TEN BUGÜNE 80 BİNDEN FAZLA FİLİSTİNLİYİ GAZZE'DE ÖLDÜRDÜ...
DONALD TRUMP İSRAİL'E TOPLAMDA YAKLAŞIK 19 YIL BOYUNCA BAŞBAKAN OLAN BENJAMIN NETANYAHU'NUN YOLSUZLUKLARI İÇİN AF ÇIKARMASINI İSTEYEREK İSRAİL CUMHURBAŞKANINA BAŞVURDU...
2003'te ABD Sözcüsü Bayan Condoleezza Rice Washington Post Gazetesi'ne makale yazarak şöyle demişti:
"Bugün, Amerika ve müttefikleri kendilerini dünyanın bir başka yerindeki uzun soluklu değişimlerden bir tanesine hazırlamalıdır: Orta Doğu. 22 ülkeden oluşan ve toplamda 300 milyonluk bir nüfusa sahip olan Orta Doğu, 40 milyon nüfuslu İspanya'dan daha düşük bir toplam gelire-gayri safi yurt içi hasılaya sahiptir. Bu bölge, Arap aydınların politik ve ekonomik bir "özgürlük açığı (eksiklikliği)" diye adlandırdığı şeyler dolayısıyla geri kalmaktadır. Onlarca yıldır devam eden umutsuzluk duygusu, insanlara üniversitelerini, kariyerlerini ve ailelerini dahi bir kenara bıraktıracak nefret ideolojileri için verimli bir temel oluşturmakta ve bunların yerine kendilerini canlı bomba haline getirerek patlatmayı tercih ettirmektedir - beraberlerinde olabildiğince çok fazla masum canı da götürerek.
Tüm bu faktörler, bölgenin istikrarsızlığı için ana sebepler olmakla birlikte, Amerika'nın güvenliğine de sürekli bir tehdit oluşturmaktadır."
2026
İbrahim Anlaşmaları (Abraham Accords), İsrail ile bazı Müslüman ve Arap ülkeleri arasında diplomatik, ekonomik ve askeri ilişkileri tamamen normalleştirmek amacıyla imzalanan tarihi nitelikteki ikili anlaşmalar serisidir. Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) arabuluculuğunda yürütülen süreçte ilk resmi adım, 15 Eylül 2020 tarihinde Beyaz Saray'da atılmıştır. İsim babalığını Yahudilerin, Müslümanların ve Hristiyanların ortak atası kabul edilen İncil ve Kur'an'daki İbrahim peygamber figüründen alan anlaşmalar, bölgede "üç İbrahimî din arasında barış kültürünün geliştirilmesini" hedefler.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE): 13 Ağustos 2020'de ilk mutabakatı duyuran ve resmi imzayı atan ilk körfez ülkesidir.
Bahreyn: BAE'nin ardından hızlı bir kararla 11 Eylül 2020'de katılımını ilan etmiştir.
Fas: Aralık 2020'de, ABD'nin Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanıması karşılığında sürece dahil olmuştur.
Sudan: Ocak 2021'de genel deklarasyonu imzalamış, ancak iç istikrarsızlıklar nedeniyle tam ikili normalleşme süreci yavaş ilerlemiştir.
Son Katılımlar: Kasım 2025'te Kazakistan anlaşmalara katılacağını açıklamış, Aralık 2025'te ise Somaliland bağımsızlık tanınması karşılığında İbrahim Anlaşmalarına katılma sözü vermiştir.
ABD Başkanı Trump İran'la barış sürecinin bir parçası olarak, Türkiye'nin de dahil olduğu bölge ülkelerinden İsrail ile normalleşme öngören İbrahim Anlaşmaları'nı imzalamalarını istedi...
ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye dahil altı ülkeden İsrail’le İbrahim Anlaşmaları imzalamasını istediğini duyurdu. İmzalamamaları durumundaysa İran’la anlaşmanın bir parçası olmamaları gerektiğini söyledi.
Trump, Truth Social‘dan paylaştığı mesajında isim vermeden bu ülkelerden bir veya ikisinin buna katılmamasını anlayışla karşılanacağını söyledi. ABD başkanının mesajı şöyle:
“İran İslam Cumhuriyeti’yle yürütülen müzakereler son derece olumlu ilerliyor. Bu süreç ya herkes için büyük ve tarihi bir anlaşmayla sonuçlanacak ya da hiç anlaşma olmayacak. Aksi halde yeniden cephelere, silahlara ve çatışmalara dönülür; üstelik bu kez her zamankinden daha büyük ve daha yıkıcı biçimde… Bunuysa hiç kimse istemiyor...
Cumartesi Suudi Arabistan’dan Başkan Muhammed bin Selman Al Saud, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Katar’dan Emir Temim bin Hamad bin Halife Al Sani, Başbakan Muhammed bin Abdurrahman bin Casim bin Cabir Al Sani ve Bakan Ali el-Thawadi, Pakistan’dan Mareşal Seyid Asım Münir Ahmed Şah, Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Ürdün Kralı 2’nci Abdullah ve Bahreyn Kralı Hamed bin İsa El Halife’yle yaptığım görüşmelerde şunu açıkça ifade ettim:
ABD’nin bu son derece karmaşık denklemi bir araya getirmek için verdiği büyük çabanın ardından söz konusu bu ülkelerin, en azından eş zamanlı biçimde İbrahim Anlaşmaları’nı katılması artık bir zorunluluk olmalı.
Adı geçen bu ülkeler Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (zaten üye!), Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır, Ürdün ve Bahreyn’dir (zaten üye!). Bunlardan bir ya da ikisinin katılmamak için kendince haklı sebepleri olabilir, buna da anlayış gösterilir. Ancak büyük çoğunluğunun, İran’la yapılacak bu uzlaşmayı, normalde olacağından çok daha tarihi bir gelişmeye dönüştürmeye hazır, istekli ve yeterli durumda olması gerekir.
Bu çatışma ve savaş döneminde bile dahil olan ülkeler (Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas, Sudan ve Kazakistan) için İbrahim Anlaşmaları, ekonomik, finansal ve toplumsal açıdan büyük bir atılım anlamına geldi. Üstelik savaşların ve çatışmaların gölgesinde geçen bu dönemde bile hiçbir üye ülke anlaşmadan çekilmeyi, hatta süreci kısa süreliğine askıya almayı dahi düşünmedi.
Çünkü bu anlaşmalar onlar için son derece faydalı oldu. Bundan sonra da herkes için daha büyük faydalar sağlayacak ve Ortadoğu’ya belki de son 5 bin yılda ilk kez gerçek anlamda güç, istikrar ve kalıcı barış getirecek.
Ortaya çıkacak belge, dünyada bugüne dek imzalanmış hiçbir anlaşmayla kıyaslanamayacak ölçüde saygın bir metin olacak. Taşıdığı önem ve prestij eşsiz olacaktır.
‘Suudi Arabistan ve Katar’dan başlamalı; geri kalanlar da aynı yolu izlemeli’
Bu sürecin ilk adımı, vakit kaybetmeden Suudi Arabistan’ın ve Katar’ın imza atması olmalı. Diğer ülkeler de onları izlemeli. Eğer bunu yapmazlarsa, bu anlaşmanın bir parçası olmamalılar çünkü bu durum iyi niyet eksikliği olarak değerlendirilecek.
Adı geçen liderlerin birçoğuyla yaptığım görüşmelerde gördüm ki belgemiz imzalandığı anda, İran İslam Cumhuriyeti’nin de İbrahim Anlaşmaları’nın parçası olmasını memnuniyetle karşılayacaklar. Ve doğrusu, bu gerçekten olağanüstü bir gelişme olurdu.
Bu anlaşma yıllardır çatışmalarla anılan bu ülkelerin bugüne kadar imzaladığı en önemli anlaşma olacaktır. Ne geçmişte buna denk bir anlaşma olmuştur ne de gelecekte olacak.
Bu nedenle, tüm ülkelerin derhal İbrahim Anlaşmaları’nı imzalamasını resmen talep ediyorum. Ayrıca, eğer İran da benimle -ABD Başkanı olarak- kendi anlaşmasını imzalarsa, onları da bu benzersiz küresel ittifakın bir parçası olarak görmek bizim için bir onur olacak.
Böylece Ortadoğu, birleşmiş, güçlü ve ekonomik açıdan dünyanın en etkili bölgelerinden biri haline gelecek.
Bu açıklamayla birlikte temsilcilerime, söz konusu ülkelerin -zaten tarihi bir nitelik kazanmış olan- İbrahim Anlaşmaları’na katılım sürecini başlatmaları ve başarıyla sonuçlandırmaları talimatını veriyorum.
Bu meseleye gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim.”
İbrahim Anlaşmaları, 2020’de İsrail’in, başta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere Bahreyn, Fas ve Sudan’la ABD arabuluculuğunda imzaladığı normalleşme anlaşmalarını ifade ediyor.
İbrahim Anlaşmaları’na taraf ülkeler, İsrail’i resmen tanıyıp diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmayı ve bölgesel işbirliğini artırmayı taahhüt ediyor.
Trump, 2025’te Kazakistan’ın da İbrahim Anlaşmaları’na katılmayı resmen kabul ettiğini duyurmuştu.
Öte yandan, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Başbakan Netanyahu'nun yolsuzluk davasından af talebine ilişkin İsrail Başsavcısı Gali Baharav-Miara ile başbakanın avukatı Amit Hadad'a uzlaşmaya varmaları için resmi davette bulundu.
İsrail Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Danışmanı Avukat Michal Tsuk-Shafir'in Cumhurbaşkanı Herzog adına, Netanyahu'nun af talebine ilişkin taraflara uzlaşma görüşmeleri için mektup gönderdiği bildirildi.
Uzlaşma görüşmeleri gerçekleştirmeleri için Başsavcı Miara ve Netanyahu'nun avukatı Amit Hadad'ın Cumhurbaşkanlığı Konutu'na davet edildiği mektupta, taraflar arasında af talebine ilişkin bir anlaşma sağlanmasının ülkenin çıkarına olacağı vurgulandı.
Baharav-Miara ve Hadad'ta gönderilen mektupta şu ifadelere yer verildi:
"Tarafların herhangi bir taahhüt veya ön koşul olmaksızın masaya oturması kaydıyla, görüşmelerin yürütülmesi için gerekli süreci başlatmak üzere, en kısa sürede, açık yüreklilikle, samimi ve iyi niyetlerle Cumhurbaşkanlığı Konutu'na davetlisiniz."
İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, pazar yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun yolsuzluk davasından affına ilişkin kararını erteleyeceğini ve öncelikle uzlaşı çabalarının "tüketilmesi" gerektiğini duyurmuştu.
İsrail Başbakanı, "1000", "2000" ve "4000" dosya adıyla bilinen 3 ayrı yolsuzluk dosyası kapsamında "rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma" suçlamalarıyla yargılanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, yolsuzlukla yargılanan Netanyahu'yu affetmesi için Kasım 2025'te de İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a mektup göndermişti.
Netanyahu, daha önce af talebinde bulunmayacağını söylemesine rağmen yaklaşık 6 yıldır yargılandığı yolsuzluk davalarından affı için Herzog'a Kasım 2025 sonunda başvuruda bulunmuştu.