Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
26°

Sâye Meselesi

YAYINLAMA:
Sâye Meselesi

Herkes ışık olmak istiyor. Parlamak, görünmek, konuşmak, fikir vermek, yön göstermek… Bir susan yok. Bir kenara çekilen hiç yok. Ama ilginçtir, bu kadar ışığın içinde insan yine de üşüyor. Çünkü kimse gölge olmuyor. Farsçada sâye gölge demek. “Sayende” ise son derece ince bir teşekkür: “Sen beni ezmeden yanımda durdun.” “Sen varken dünya biraz daha katlanılır oldu.” “Sen, kendini göstermeden beni korudun.” Ne kadar zarif bir kelime bu. Ne kadar büyük ama ne kadar reklamsız.

Biz gölgeyi hep yanlış tanıdık. Gölgeyi karanlık sandık. Baskı sandık. Üstüne düşmek sandık. Halbuki sâye, insanın güneşin tam tepedeyken nefes alabildiği tek yerdir. Gösterişsizdir. Sessizdir. Ama hayati.

Hayatta herkes “bir şey” olmaya çalışıyor. Akıl verici, yol gösterici, kurtarıcı… Kimse “orada durayım yeter” demiyor. Kimse gölge olmayı seçmiyor. Çünkü gölge olmak alkış almaz. Hikâyenin başrolü sen olmazsın. Ama biri ayakta kalabiliyorsa, çoğu zaman senin sayendedir. Sâyesinde huzur bulduğumuz insanlar olsun hayatımızda. Yanımızda durup üstümüze çökmeyen… Biz konuşmak istemediğimizde boşluk doldurmayan… Parladığımızda gölgemizle yarışmayan… Düştüğümüzde “ben demeden” el uzatan…

Ama dürüst olalım: Herkesin gölgesi serin değil. Bazıları karartır. Bazıları nefessiz bırakır. Bazıları “iyilik” adı altında insanın ışığını kısar. Bazıları da gölge değil, bildiğin bulut…

Hava kapalı ama sebebi belli değil. O yüzden mesele gölge bulmak değil. Mesele, hangi gölgede kendin olarak kalabildiğini fark etmek. Ve belki de en can alıcı soru şudur: Hayatımızda gerçekten sâye olan kaç insan var… Ve biz kaç kişinin üstüne fark etmeden düşüyoruz?

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız