YENİ Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni eleştirerek, çocuklara yönelik sorunların cezalandırma odaklı düzenlemelerle çözülemeyeceğini söyledi. Coşar, komisyon raporları tamamlanmadan hazırlanan tekliflerin kalıcı çözümler yerine cezayı önceleyen bir anlayışı yansıttığını savundu.
"Sorunun Kaynağına İnilmeli"
TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında çocuk suçluluğunun temel nedenlerine dikkat çeken Aliye Coşar, çocukların daha ağır cezalarla değil, suça sürüklenmelerini önleyecek politikalarla korunabileceğini söyledi. Yoksulluk, sosyoekonomik eşitsizlikler, eğitimden kopuş, ihmal, istismar, bağımlılık, şiddet ve çocuk işçiliği gibi etkenlerin çocukları suç örgütlerinin hedefi haline getirdiğini ifade eden Coşar, bu sorunların çözümüne odaklanılması gerektiğini belirtti.
Çocuklara yönelik ceza sürelerinin yıllar içinde artırıldığına da dikkat çeken Coşar, 2003 yılında 20 yıl olan üst ceza sınırının 2005'te 24 yıla, yeni düzenlemeyle ise 27 yıla çıkarıldığını hatırlattı. Cezaların ağırlaştırılmasına rağmen suç oranlarının arttığını savunan Coşar, "Cezalar artıyor, suç oranı da artıyor. Tartışmamız gereken asıl mesele budur." ifadelerini kullandı.
Anayasaya Aykırılık ve Hak İhlalleri Vurgusu
Kanun teklifinin Anayasa'ya aykırılıklar içerdiğini ve aceleye getirildiğini savunan Coşar, çocukların doğrudan eğitimevlerine gönderilmesi ilkesinden vazgeçilerek kapatma yoluna gidilmesinin Anayasa'nın 42. maddesindeki eğitim hakkına aykırı olduğunu söyledi. Ayrıca teklifin 10. maddesiyle çocukların dijital cihazlarının takip yazılımlarıyla iki yıl izlenmesinin Anayasa'nın 20. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini kaydetti.
Çocuk Yoksulluğu ve Sosyal Politikalar Vurgusu
Konuşmasında çocuk yoksulluğuna da dikkat çeken Aliye Coşar, Türkiye'nin çocuk yoksulluğunda OECD ülkeleri arasında ikinci sırada bulunduğunu söyledi. Çocuk yoksulluğu, uyuşturucu, çeteleşme, eğitimde fırsat eşitsizliği ve okul terkleri gibi temel sorunlar çözülmeden çocukların kapalı kurumlara gönderilmesinin suçu önlemeyeceğini savunan Coşar, kalıcı çözümler için önleyici sosyal politikaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesine de değinen Coşar, bütçenin büyük bölümünün sosyal yardımlara ayrıldığını, çocuk yoksulluğunu azaltacak ve fırsat eşitliğini güçlendirecek önleyici hizmetlere ayrılan payın ise her geçen yıl azaldığını öne sürdü. Bu alandaki yatırımların artırılması gerektiğini belirten Coşar, çocukların korunmasında yapısal sorunlara odaklanan politikaların önemine dikkat çekti.
Çocuk Adalet Sistemine Yönelik Önerilerini Sıraladı
Konuşmasının sonunda çocuk adalet sisteminde cezalandırma yerine önleme, koruma, rehabilitasyon ve topluma kazandırmayı esas alan bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Aliye Coşar, bu doğrultuda çeşitli önerilerde bulundu. Mahallelerde çocuk merkezlerinin kurulması ve önleyici ile destekleyici sosyal politikaların yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Coşar, sosyal inceleme raporlarının yalnızca 15 yaş altındaki çocuklar için değil, yaş ayrımı yapılmaksızın tüm çocuklar için zorunlu hale getirilmesini istedi. Çocuk infaz sisteminde kapalı kurum anlayışından vazgeçilmesi gerektiğini ifade eden Coşar, eğitimevlerinin fiziki ve sosyal koşullarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti. Kolluk kuvvetlerinde çocuklara yetişkinler gibi yaklaşılmaması gerektiğini dile getiren Coşar, uzman personel sayısının artırılmasını ve her ilde çocuk mahkemelerinin kurulmasını önerdi.