Antalya kent tarihine dürüstlüğü, cesareti ve kıyı hatlarını koruma mücadelesiyle yön veren eski belediye başkanı Selahattin Tonguç, usta gazeteci Uğur Dündar'ın yaptığı paylaşımla bir kez daha hatırlandı.
"Efsane Belediye Başkanı Olmak Çok mu Zor?" başlıklı sosyal medya paylaşımında, geçtiğimiz yıl 6 Ağustos tarihinde hayatını kaybeden Tonguç'u anan usta gazeteci Uğur Dündar, 1973-1980 yılları arasında Antalya Belediye Başkanlığı yapan merhum başkanın görev süresi boyunca sergilediği tutum, yerel yönetimlerde şeffaflık ve halka hesap verebilirlik ilkesinin neden vazgeçilmez bir değer olduğunu net biçimde ortaya koydu.

Antalya'da Şeffaf Belediyecilik ve Ölüm Tehditleriyle Geçen Yıllar
Görevi devraldığı dönemde boş bir bütçeyle karşılaşmasına rağmen öncelikle çalışanların birikmiş maaşlarını ödeyerek işe başlayan Selahattin Tonguç'un kontrolsüz göç ve çarpık kentleşmeyle mücadelede de kararlı adımlar attığını belirten Uğur Dündar başkanın sözlerini satırlarına taşıdı:
“Belediye Başkanı seçildikten hemen sonra, bomboş olan bütçeye rağmen kişisel çabalarımla aylardır verilmeyen personel maaşlarını ödedim.
- Sürekli göç alan ve çarpık kentleşmenin olduğu bu kentte imar planı uygulamalarını başlattım. Kamulaştırmaları yaptım. Kanun dışı yapıları ve SİT uygulamasına aykırı ne varsa yıktım.
- Yollar açtım, trafiği düzenlemeye çalıştım.
- Elektrik santralleri kurdum.
- İçme suyu ve kanalizasyon gibi altyapıyı projelendirdim.
- Altın Portakal Film Festivali'nde sansür sorunu ile karşılaştım. Sadece filmlere değil, sanatçıya ve sanata, hatta duvar resimlerine dahi uygulanan sansürleri aştım!..
Bunları yaparken yazılara konu olan meclis çoğunluğu sorunuyla karşı karşıya kaldım. Başlangıçta 36 üyeli meclisin 18'i CHP'liydi. Sonraları 15'e düştü. Salt çoğunluğu kaybetmeme rağmen işleri yürütmeye çalıştım.
Bu durumda çareyi meclis toplantılarını ve ihalelerin verilişini o günün en iyi iletişim kanalı olarak gördüğümüz belediye hoparlöründen canlı yayınlamakta buldum. Halk, ilk kez şeffaf belediyecilikle tanıştı ve kulaklarıyla tanıklık etti.
Bu hamlelerim nedeniyle ölüm tehditleri aldım. Evim silahlı saldırıya uğradı, kahveme siyanür konuldu, üzerime araba sürüldü, CHP binasına bomba bırakıldı!..
Birkaç kez ölümle burun buruna gelmiş olmam beni yıldırmadı.Lara'dan Yeni Liman'a kadar olan kıyı bandını doğal sit alanı ilan ettim ve halka açtım. Halkın malını hak sahibi halka teslim ettim. Toplantıların halka açık olması beni güçlü kıldığı gibi, sorunların çözülmesinde tek yol oldu."
Uğur Dündar ile Selahattin Tonguç'un Tarihi İş Birliği
Dündar paylaşımında, kıyı işgallerinde kendisiyle iş birliği yapan Efsane Başkan Selahattin Tonguç'un o dönemi, "Güney Antalya Turizm Gelişim Projesi'ndeki sorunlarımızı yine şeffaf belediyecilik anlayışı ile çözmeye çalıştık. Kentin güçlü ve ileri gelenlerine ait, yıkılması gereken 200 kadar yapıyı, o dönemde de başarılı ve cesur TV haberciliği yapan Uğur Dündar aracılığı ile ifşa ettik, sesimizi bütün ülke duydu, böylece kıyılardaki yapılar yıkıldı. Ben siyasete, hocam Tahsin Bekir Balta'nın, 'Bu ülkeye borçlusunuz, siyasete atılmalı ve bu borcu ödemelisiniz' sözleri ile adım atıp, 1969 yılında İsmet İnönü'nün CHP'sinde en genç il başkanı olduğumda Paşa'nın bana vermiş olduğu, 'Ak baldırdan ve sarı altından uzak dur' nasihati ile devam ettim" sözleriyle anlattığını aktardı.

Geleceğin Yerel Yöneticileri İçin İlham Veren Dürüstlük Mirası: Selahattin Tonguç
Uğur Dündar, Antalya'ya sunduğu unutulmaz hizmetler ve cesur duruşu nedeniyle hemşerilerinin gönlünde taht kuran Selahattin Tonguç'un, günümüz belediye başkan adayları için eksiksiz bir rol model olduğunu vurguladı.

Dündar, "Kendisi gerek dürüst ve cesur kişiliği, gerekse Antalyalılara sunduğu unutulmaz hizmetler nedeniyle hemşerilerince 'efsane başkan' olarak anılıyor. Belediye başkan adaylığını düşünenler, onu bir rol model olarak benimseyip izinde gitmeliler. Şeffaf ve hesap verebilir olmalılar. Seçilmeleri halinde ise bunu, kendilerini yetiştiren bu güzel ülkeye borç ödeme fırsatı olarak görüp, ak baldırdan ve sarı altından uzak durmalılar. Duramayanların sonlarını ibretle hatırlamalılar" ifadeleriyle yazısını tamamladı.


