Kemer’in Yeni Simgesi: Henna

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Kemer’in Yeni Simgesi: Henna

Bazı kentler vardır; onları akıllarda tutan yalnızca denizi, dağı ya da güneşi değildir. Bir efsane, bir hikâye, bazen de o hikâyeyi yaşatan bir sanat eseri, o kentin kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline gelir. Kemer’de Çınarlı Kavşağı’na yerleştirilen Henna Heykeli de işte böyle bir yolculuğun ilk adımlarını atıyor.
Büyük İskender ile Phaselisli Henna’nın mitolojik aşkını aylar önce bu köşede kaleme almış, bu hüzünlü efsanenin Kemer için önemli bir kültürel değer olduğunu ifade etmiştim. O günlerde heykel yeni dikilmişti. Bugün i bu hikâye, bir sanatçının elinde somutlaşarak kentin hafızasına kazındı.
Her yeni eser gibi Henna Heykeli de ilk günlerde eleştiriler aldı. Kimileri beğendi, kimileri farklı düşündü. Oysa bu durum sanat tarihinde sıkça rastlanan bir durumdur. Paris’in bugün en önemli simgesi kabul edilen Eyfel Kulesi de inşa edildiği dönemde ağır eleştirilere maruz kalmış, hatta kaldırılması gerektiğini savunanlar olmuştu. Aradan geçen yıllar ise en doğru hakemin zaman olduğunu gösterdi. Bugün Eyfel denildiğinde akla Paris geliyor.
Henna Heykeli’nin de zaman içerisinde Kemerliler tarafından benimsendiğini görmek sevindirici. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından, Kemer Belediyesi’nin destekleriyle kente kazandırılan eser, kısa sürede hem vatandaşların hem de yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekmeye başladı.
Heykelin bulunduğu alana Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça hazırlanan bilgilendirme panoları yerleştirilmiş olması da önemli bir ayrıntı. Böylece Kemer’e gelen yabancı misafirler yalnızca bir heykel görmüyor, aynı zamanda ardındaki efsaneyi de kendi dillerinde öğrenebiliyor. Ayrıca hazırlanan internet sitesi sayesinde Büyük İskender ile Henna’nın öyküsü, Muharrem Nalçacı’nın kaleme aldığı roman eşliğinde daha geniş kitlelere ulaşıyor.
(www.hennaalexander.com)
Rivayete göre Büyük İskender’in gemisi Phaselis açıklarında batar. Kıyıya ulaşmayı başaran İskender’i genç Henna kurtarır. İkili arasında büyük bir aşk doğar. Ayrılırken geri döneceğine söz veren İskender bir daha gelemez. Henna ise yıllarca sevdiğini bekler; sonunda acıya dayanamayarak taşa dönüşür. Kuşaktan kuşağa anlatılan bu efsane, bugün Kemer’in kültürel mirasının önemli parçalarından biri haline gelmiş durumda.
İnternet sitesini incelerken dikkatimi çeken başka bir görsel daha oldu. Phaselis kıyısındaki kayalara uzanmış Henna’yı tasvir eden etkileyici bir heykel çalışması… Yapay zekâ ile hazırlanmış bir tasarım olmasına rağmen, ilk bakışta insanı derinden etkiliyor. Doğayla bütünleşen, efsanenin ruhunu yansıtan bu eser, Phaselis’in tarihi dokusuyla da büyük bir uyum içinde görünüyor.
Doğrusu, bunun yalnızca dijital bir tasarım olarak kalmaması gerektiğini düşündüm. Eğer benzeri bir heykel, gerekli bilimsel ve çevresel hassasiyet gözetilerek Phaselis çevresinde uygun bir noktaya kazandırılabilirse, bölgenin tanıtımına çok önemli katkılar sağlayabilir. İnsanlar sadece antik kenti gezmek için değil, efsaneyi hissetmek için de oraya gitmek isteyeceklerdir. Bazen bir sanat eseri, sayfalar dolusu tanıtım yazısından daha güçlü bir etki bırakır.
Sonuçta kentler yalnızca yollarıyla, binalarıyla değil; hikâyeleriyle yaşar. O hikâyeleri geleceğe taşıyan ise sanattır. Henna Heykeli bu anlamda Kemer için önemli bir başlangıçtır. Bundan sonrasını ise zaman ve Kemer halkının sahiplenmesi belirleyecektir. Benimki sadece bir öneri… Karar elbette ilgili makamların. Henna yi sempolize eden objelerin ( anahtarlik, bardak, t short vs) turistik esya satan magazalarda önümüzdeki surecte satisa sunularak esnafa yeni bir gelir kapisi acilacagini unutmayalım.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız