Selahattin Demirtaş 3 Bin 563 Gündür Cezaevinde
Selahattin Demirtaş, 4 Kasım 2016 tarihinde sabaha karşı gözaltına alındı ve tutuklanarak Edirne F Tipi Cezaevi'ne konuldu. O tarihten beri cezaevindedir...Bu satırlar yazıldığında (7 Ağustos 2026) Demirtaş 3 bin 563 gündür cezaevindeydi...
TBMM'ye sunulan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, yasalaşırsa, Kobani davasında istinaf tarafından bozma kararı verilmesi ve Selahattin Demirtaş ile diğer tutuklu siyasetçilerin tahliyesinin gündeme gelmesi bekleniyor.
Selahattin Demirtaş 17 Mart 2015'te "Bugün kürsüye tek bir cümle söylemek için çıktım. Halklarımıza verdiğimiz demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesinden vazgeçmeyeceğimiz sözümüzü tekrarlamak için çıktım. Biz bir pazarlık hareketi değiliz. Asla ve asla AKP ile aramızda kirli bir işbirliği ve pazarlık olmadı olmayacak...Kürsüye çıkma gerekçem olan bir tek cümle söyleyeyim. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, HDP var oldukça HDP'liler bu topraklarda nefes aldığı müddetçe sen Başkan olmayacaksın. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız" demişti...
UĞUR MUMCU CİNAYETİ'NİN ARKASINDAKİ GÜÇ KEŞFEDİLMEYİ BEKLİYOR
Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993'te Ankara'daki evinin önünde otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetmişti...
Uğur Mumcu suikastına ilişkin firari sanıkların yargılanmasına Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilirken, dosyada yeni tanıkların dinlenmesine yönelik kararlar da bulunuyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'da 33 yıl önce öldürülen gazeteci Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu, oğlu Özgür Mumcu ve avukatları Turgut Kazan ile Yalçın Akbal'ı bakanlıkta kabul etti. Basına kapalı gerçekleştirilen toplantıya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü ile Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanı da katıldı. Bakan Gürlek, cinayetin arka planına yoğunlaşacaklarını bildirdi.
Bakanlıktan görüşmeye ilişkin yapılan yazılı açıklamada, Gürlek'in cinayetin işlendiği 1993 yılının "Türkiye için karanlık bir dönem" olduğunun altını çizdiği belirtilerek, "Uğur Mumcu bu ülke için gerçekten önemli bir değerdi, önemli bir kalemdi" ifadelerini kullandığı kaydedildi.
Açıklamaya göre dosyada ismi yer alan ve yurt dışına kaçan zanlıların peşinin bırakılmayacağının altını çizen Bakan Gürlek, "Bir şahıs şu an firari. Onu elbette kırmızı bülten çıkarttık, getirilmesi için bütün iletişim kanalları da kullanıyoruz. Ama onun haricinde de bazı şüphelendiğimiz konular var. Özellikle rahmetlinin bakmış olduğu dosyalar, olaylar, ele aldığı yazılardan dolayı bir kesimin radarına girdiğini düşünüyoruz. Bu konuda devlet sonuna kadar kararlıkla mücadele edecek" şeklinde konuştu.
Bakan Gürlek'in "Tetikçiler konusunda hemfikiriz. Ancak bu cinayetin arka planında kimler var, ona yoğunlaşmak istiyoruz" dediği öğrenildi.
SURİYE GÜNDEMİ
28 Temmuz 2026'da İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD Başkanı Trump'a Türkiye'nin Suriye topraklarının yüzde 5'ini, İsrail'in ise yalnızca yüzde 0,1'ini kontrol ettiğini söylemişti...
Dışişleri Bakanı Fidan: "İsrail'in Suriye'nin egemenliğini hedef alan saldırıları, ülkenin istikrarına en ciddi tehditlerden biridir..."
“Suriye'de devam eden entegrasyon sürecinin kesintiye uğramadan nihayete erdirilmesi ülkemiz açısından önem ve önceliğini korumaktadır"
Fidan, Suriye'nin ABD/İsrail-İran Savaşı boyunca bölgede istikrarın korunmasına katkı sunan bir ülke olduğunu, Suriye'nin güvenliğinin ve huzurunun korunmasının bölge ülkeleri olarak herkesin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.
"İsrail'in Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırıları ülkenin istikrarına yönelik en ciddi tehditlerden biridir." diyen Fidan, uluslararası toplumun İsrail'in işgalci zihniyeti karşısında tepkisini daha güçlü şekilde ortaya koyması gerektiğini, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na riayet edilmesi ve Suriye'nin egemenliğine saygı gösterilmesi için gerekli baskıyı uygulaması gerektiğini vurguladı.
Türkiye ile Suriye'nin refah ve istikrarını birbirinden ayrı görmenin mümkün olmadığını belirten Fidan, "Aramızda sadece 900 küsur kilometrelik bir sınır değil, ortak bir tarih, kültür ve gelecek var." dedi.
Fidan, Suriye'nin Şam ve Halep gibi şehirlerinde güvenliğin güçlenmesinin etkilerinin Gaziantep, Mersin ve İstanbul'da da hissedildiğini, aynı şekilde Suriye'nin herhangi bir bölgesinde yaşanacak istikrar bozucu gelişmelerin de Türkiye için tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Fidan, Suriye ile Türkiye arasında çok sayıda somut projenin hızla ilerlediğine dikkati çekerek, Şam'da Türk okulu açılmasına ilişkin izin süreçlerinin tamamlandığını duyurdu.
Türkiye-Suriye Ortak Üniversitesi'nin kurulması için yürütülen çalışmaların hızlandığını ifade eden Fidan, Suriye'nin sağlık altyapısını inşa etmek için de çalıştıklarını söyledi.
Fidan, Suriye'nin küresel finans sistemine entegrasyonuna da katkı sağlamaya çalıştıklarını dile getirerek, "Suriye Merkez Bankasının Merkez Bankamız nezdinde Türk lirası hesabı açmasına imkan tanınması bu bakımdan çok önemli bir adım teşkil etmiştir. Önümüzdeki dönemde de Türkiye-Suriye ilişkilerini daha ileri taşıma hedefi doğrultusunda yeni projeleri hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı.
ABD ile İran arasındaki müzakerelere geri dönülebileceğine ilişkin açıklamalardan memnuniyet duyduklarını ifade eden Fidan, "Bir an önce ateşkesin yeniden sağlanmasını ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ümit ediyoruz. Bu konudaki katkılarımıza da devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Fidan, Lübnan'da olan her olayın Suriye'yi ve Türkiye'yi yakından ilgilendirdiğine dikkati çekti.
İsrail'in barış çabalarını sabote etmeyi ve Filistinlileri Gazze'den koparmayı hedeflediğini belirten Fidan, şöyle devam etti:
"Bu hedefi de değişmedi. Mümkünse Gazze'yi Filistinsiz bir yer haline, onların yaşayamayacağı bir yer haline getirmeye çalışmakta. Ancak Netanyahu bu politikasında başarılı olamayacak. Gazzeliler, Gazze'de yaşamaya, geleceklerini inşa etmeye devam edecekler."
Fidan, uluslararası toplumun İsrail'in saldırıları karşısında ana yurtlarına sahip çıkan Filistinlileri giderek daha iyi anladığını belirterek, "Gelinen noktada, Gazze'de ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, barış planının ikinci aşamasına geçilmesi ve yeniden imar sürecinin başlatılması dışında bir seçenek yoktur" dedi.
Fidan, İsrail'in Lübnan'da binlerce masumu katlettiğine ve 1 milyonu aşkın sivili de yerinden ettiğine dikkati çekerek, Lübnan'daki güvenlik ve istikrar ortamının tesisinin bölgenin huzuru için kritik önem taşıdığını vurguladı.
ABD GÜNDEMİ
An Economist/YouGov anketi, Başkan Donald Trump'ın seçmen onay oranının %34 oranına düştüğünü ortaya çıkardı…
ABD Başkanı, "İran ile savaş biter bitmez benzin fiyatları düşecek ki bence çok yakında bitecek. (İran'ın) Daha fazla dayanabileceklerini sanmıyorum...(...) Hamas Gazze'de silah bırakmayı kabul etti...Hamas'ın silahsızlandırılması ve İsrail ordusunun Gazze'den çekilmesine yönelik bir plan hazırlandı...Bu Gazze'deki savaşın sona ermesi yönünde bir "dönüm noktasıdır" derken, İsrail yanlısı Demokrat Partili Senatör John Fetterman Kongre’de Demokrat Parti’nin vicdanı olmaya devam edeceğim. İsrail’in yanında durmaya devam edeceğim” açıklamasını yaptı...
Öte yandan, İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze'de savaşı bitirmeye yönelik ABD Başkanı Donald Trump'ın planını onaylamadıklarını söyledi. Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'de savaşı bitirme planını bir kez daha reddetti...ABD'nden kendilerine bir "taslak gönderildiğini" belirten Netanyahu, "Biz bunu kabul etmedik. O taslak bizim taslağımız değildi" dedi ve planda değişiklik önerilerinde bulunduklarını kaydetti.İsrail özellikle, planda yer alan birliklerin geri çekilmesine dair maddeyi reddediyor. Trump'ın oluşturduğu Barış Kurulu, hafta başında Netanyahu ile yaptığı görüşmede, İsrail ordusunun ancak Hamas tamamen silahsızlandırıldıktan sonra geri çekilmesi gerekeceğini taahhüt etmişti. İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada ise, Hamas'ın silahsızlandırılması planlarının yeterince iyi olmadığı dile getirilmişti.İsrail tarafından AFP haber ajansına yapılan açıklamada, Hamas'ın "7 Ekim benzeri daha fazla katliam hazırlığı içinde olduğu" öne sürülmüş, bu nedenle Gazze'den asker çekme önerisinin "gerçeklikle doğrudan çeliştiği" iddia edilmişti...İsrail hükümeti İsrail ordusunun Gazze'den geri çekilmesine dair maddeyi reddediyor.
Trump'ın oluşturduğu Barış Kurulu, hafta başında Netanyahu ile yaptığı görüşmede, İsrail ordusunun ancak Hamas tamamen silahsızlandırıldıktan sonra geri çekilmesi gerekeceğini taahhüt etmişti...
İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada ise, Hamas'ın silahsızlandırılması planlarının yeterince iyi olmadığı dile getirilmişti. İsrail'in AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, Hamas'ın "7 Ekim 2023 benzeri daha fazla katliam hazırlığı içinde olduğu" öne sürülmüş, bu nedenle Gazze'den asker çekme önerisinin "gerçeklikle çeliştiği" iddia edilmişti...
Öte yandan, İspanyol başbakan Pedro Sanchez'in bir milyondan fazla yasa dışı göçmene af tanıması 738 milyar dolarlık serveti olan Elon Musk'ın da gündemindeydi…
Elon Musk: "İspanya'nın tüm bütçesi yasadışı göçmenler tarafından yok edilecek" diyor. "Bu temel matematik: Eğer İspanya göçmenlere dünyanın yaşam standardının %90'ından fazlasına denk ücretsiz şeyler sunarsa, dünyanın %90'ının İspanya'ya taşınması için bir zorlayıcı etki yaratırlar, ki bu yaklaşık 7 milyar kişiye denk geliyor!"