Kuru temizlemeci
Her şey ‘’Kurucu Önder’’ güzellemesiyle başlamıştı. İki yıl önce Meclis’in açılış günü kucaklaşmalar, karşılıklı iltifatlar, kırmızı karanfiller, yağım-balım olmalar… Abdullah Öcalan’a çağrı yağan Devlet Bahçeli; ‘’Buyursun gelsin Meclis’te konuşsun’’ dedi… Sözüm ona terörü bitirmek için terörist başı ile can ciğer kuzu sarması olunmuştu!
Sokakta birbirlerini görse selam vermeyecek olanların kol kola girdiğine şahit olduk. ‘’Aman Ya Rabbim, bu ne muhabbet’’ dedik olan biteni izlerken…
Tüm kamuoyu yaşanan gelişmeler karşısında hayretler içindeydi!
Hatırlayın lütfen; 2023 seçimleri öncesinde 6’lı masaya ve özellikle İYİ Parti’nin o günkü Genel Başkanı Meral Akşener’e demediğini bırakmayan Devlet Bahçeli, Millet İttifakı’nı teröristlerin siyasi uzantısı olarak nitelediği DEM Parti ile işbirliği yapmakla suçlamıştı!
Öyle ki; 6’lı masanın altında teröristler var, sakın ha bunlara oy moy vermeyin. Maazallah ülke elden gider diyordu!
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, terör örgütü ile gizli ittifak içinde olduğu söyleniyor montaj videolarla Kandil’in mesajlarının yer aldığı görüntüler seçim meydanlarında gösterime giriyordu!
Olsun varsındı! Başarıya giden her yol mübahtı!
Çamur at izi kalsın mantığıyla, 6’lı masayı yerden yere vurarak, teröristlerle iş birliği yapmakla suçlayıp kıl payı kazandılar seçimi!
Sonrasında…
Devlet Bey’e vahiy mi geldi bilinmez; birden bire 180 derece dönüş yapıp aniden ‘’Barış Güvercini’’ kesiliverdi...
Şahin Bahçeli gitmiş, Barış Güvercini gelmişti!
Neredeyse İmralı’ya bile gidecek, belki de elinde olsa terörist başını İmralı’dan alıp Meclis’e getirecekti!
Bu arada...
Sözüm ona silah yakma şovu ile kendini feshettiğini ilan eden terör örgütü, Suriye’nin kuzeyinde PYD/YPG adıyla faaliyetlerine devam ediyor, SDG yapılanmasıyla federatif bir devlet kurma hayaliyle ortalığı kan gölüne çeviriyordu!
Suriye’nin yeraltı kaynaklarında hâkimiyeti ele geçirmek isteyen ABD’nin, Ahmed eş-Şara ile her konuda anlaşmasının ardından -kullanıp miadı dolunca tutup bir kenara atılan her yapılanma gibi- terör örgütü PYD/YPG de Kuzey Suriye’den olabildiğince temizlenerek Halep’ten atılıyor ve Fırat’ın doğusuna, Irak sınırına sürülüyordu!
İşte ne olduysa o andan itibaren oldu!
Siyasi aşk yaşadıkları, can ciğer kuzu sarması oldukları DEM Parti, Suriye’deki gelişmeler karşısında grup toplantısını Mardin Nusaybin’de, Kamışlı sınırında yaptı.
Bu toplantı sonrasında terör örgütü YPG/SDG yandaşlarının Kamışlı sınır kapısında dalgalanan Şanlı Bayrağımıza yaptıkları menfur saldırı MHP ile DEM Parti arasında gerilen ipleri koparmıştı.
Devlet Bahçeli, Türk Bayrağına yönelik saldırıya tepki göstererek sorumluların DEM Parti Eş Genel Başkanları olduğunu söylerken, Tuncer Bakırhan’dan oldukça ilginç bir cevap alıyordu!
Ne demişti Bakırhan, hatırlayalım…
‘’Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor. Özerk yönetim oradaki bütün halkları temsil ediyor. Bu hükmü siz veremezsiniz. Sayın Devlet Bahçeli, "PKK’nin kurucu önderi" diyor ama onun dediğini yapmıyor, "Her karışı temizlenmeli, kurutulmalı" diyor. Sen kuru temizlemeci misin?"
MHP ile DEM Parti arasındaki cicim ayları bitmişti!
Günün sonunda…
Barış Güvercinliğine soyunan, terörist başına ‘’Kurucu Önder’’ güzellemesi yapan Devlet Bahçeli’ye ‘’Kuru Temizlemeci’’ sıfatı yakıştırıldı!
Kuru Temizlemecilik; insanlara hizmet eden değerli bir meslektir. Emeğiyle, alın teriyle kuru temizlemecilik yapanları tenzih ederek söylemek gerekirse yapılan bu benzetme siyaseten aşağılama mesajı içermektedir.
Ee, ilahi adalet böyle tecelli ediyor işte...
Sen kalkıp teröristlerle pazarlığa girersen, Meclis’te bölücü başı lehine slogan atılmasına sessiz kalırsan, on binlerce masum insanımızı, kundaktaki bebeleri katleden terör örgütü başını ‘’Kurucu Önder’’ diyerek şımartırsan…
Onlar da kalkıp ‘’Kuru Temizlemeci’’ derler sana!
Şimdi temizle bakalım nasıl temizlersen!