82 - KKTC
Geçtiğimiz hafta sonu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan cumhurbaşkanı seçiminde Tufan Erhürman oyların yüzde 62,76'sını alarak KKTC’nin 6. Cumhurbaşkanı seçildi. Erhürman’a ilk tepki Devlet Bahçeli’den geldi.
Bahçeli, seçimden 2 gün sonra TBMM’deki grup toplantısında yine ateşli bir konuşma yaparak; "Meselenin demokratik haklarla ve sandığa saygıyla alakası hiç yoktur. Zira mesele; vatan meselesidir, millet meselesidir, beka meselesidir, güvenlik meselesidir, onur ve şeref meselesidir. KKTC Parlamentosu toplanmalı ve Türkiye'ye katılma kararı almalıdır. 81 Düzce'den sonra 82'nin KKTC olması artık hayat memat konusu haline gelmiştir" diyordu…
Sayın Bahçeli’ye hatırlatmakta fayda görüyorum; KKTC bir il değildir. Seçilmiş Cumhurbaşkanı da Vali değildir!
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti; 15 Kasım 1983'te Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisinin self-determinasyon hakkını kullanarak oy birliği ile aldığı kararla bağımsızlığını tüm dünyaya duyuran bir devlettir.
Bari, 82 - Lefkoşa deseydiniz Devlet Bey… Daha doğru bir ifade olurdu!
İşlerine geldiğinde Milli İradenin üstünde hiçbir güç yoktur, işlerine gelmediğinde Milli İradesini ortaya koyan halkın tercihi önemli değildir anlayışının bariz örneğidir bu…
İnsan merak ediyor doğrusu?!
Acaba, Yapılacak ilk seçimde Cumhur İttifakı iktidarı kaybederse Devlet Bahçeli seçim sonuçlarını tanımama çağrısı yapar mı diye? Bence, yapar!
82’NİN NERESİ OLACAĞINA BİR TÜRLÜ KARAR VEREMEDİK
Kaseti biraz geriye saralım!
Tarih 3 Ekim 2017
Ekim aylarında coşuyordu Devler Bahçeli…
Yer; yine TBMM
Kürsü; yine grup toplantı kürsüsü
Bahçeli aynı üslupla üst perdeden konuşuyordu!
Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani bağımsızlık referandumu yanlışından dönmezse Türkiye’nin Kuzey Irak’ı ilhak etmesi çağrısında bulunan Bahçeli; “81 Düzce’den hemen sonra ’82 Kerkük, 83 Musul’ deme hakkının önünde hiçbir güç duramayacaktır” diyordu...
Sayın Bahçeli, Bu hamasi söylemlerden bıktık usandık! Adına ‘’Terörsüz Türkiye’’ dediğiniz süreçte ‘’kurucu önder’’ güzellemesi yaptığınız terörist başını meclise getirmek ya da Meclis komisyonunu o alçağın ayağına götürmek safsatasından kurtulun da; 30 tane silahın yakılmasıyla terör bitti mi onu söyleyin bir zahmet.
Yıllar sonra…
8 Aralık 2024 günü muhalif güçler Şam’ı işgal edip, sarayı yağmalıyor, Suriye de 61 yıllık Baas Rejimi devriliyor, Devlet Başkanı Beşşar Esad ülkeden kaçıyordu!
Bizim aklı evveller hemen başladılar yine coşmaya..
81 Düzce.. 82 Halep.. 83 Şam..
Ee, be kardeşim bi karar verin artık!
Düzce’den sonra nereye plaka takacağız? Musul’a mı, Kerkük’e mi, Halep’e mi, yoksa KKTC’ye mi?
Aklınızı başınıza toplayın beyler! Boş hayallere dalıp, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan da olmayalım sonunda!
Daha önce bu sütunlarda yazmıştım.. Aradan 1 yıl geçti yine hatırlatmakta fayda görüyorum..
MİSAK-I MİLLİ
Hiç kimse hayale kapılmasın… ‘’82’nci Vilayetimiz Halep, 83 Musul, 84 Kerkük olacaktır’’ diyenlere verilecek net bir cevap vardır: 1. Dünya Savaşı’nı başlatan ve 100 yılı aşkın süredir bölgeyi kan gölüne çeviren Emperyalist güçler, başta ABD olmak üzere bölgeden kesinlikle çekilmeyeceklerdir. Ne zamanki Ortadoğu’nun petrol zenginliği biter, işte o zaman belki çekip giderler bölgeden. Bu yüzden hayale kapılmayalım; Halep’li, Halep’de, Musul’lu, Musul’da, Kerkük’lü Kerkük’de, Gazze’li Gazze’de, Kıbrıs Türk’ü de KKTC’de huzur ve kardeşlik ikliminde yaşasın yeter!
Adına Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) denilen safsatayı yırtıp atmak; Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Liderliğindeki Anadolu insanının canları ve kanları pahasına bizlere emanet ettikleri Misak-ı Milli’yi muhafaza etmekten geçmektedir.
Tarihe not düşmek adına, bir kez daha hatırlatıyorum!