Erkekler Kadınlara Kendilerini Beğendirmek İçin Ameliyat Masasına Yatıyor!
Yeni bir bulmaca...Cevap anahtarıysa en sonda...
1-Türkiye Sigorta Birliği (TSB) tarafından yapılan iyimser tahminlere göre, Marmara bölgesinde beklenen şiddetli bir depremde öngörülen toplam hasar maliyeti yaklaşık 325 milyar dolar seviyesindedir...
Boğaziçi Üniversitesi’nden Gülüm Tanırcan, “İstanbul depreminden 6,7 milyon kişi etkilenebilir. Ekonomik kaybın 90-120 milyar dolar arasında olması öngörülüyor" diye konuşmuştu...
2011'deki depremde zarar gören Fukushima Daiichi nükleer santralinin Japonya'ya verdiği zarar $ 600.000.000.000 (600 milyar dolar) olarak hesaplanmıştı...
Venezuela'da 24 Haziran 2026'da önce 7,2 büyüklüğünde 39 saniye sonra da 7,5 büyüklüğünde 2 büyük deprem yaşandı..
28 Temmuz 1976’daki Çin Tangshan Depremi’nin yaklaşık 242 bin insanın ölümüne yol açtığı tahmin ediliyor...Bu depremi konu alan "AfterShock" filmini mutlaka izleyin...
Kaydedilmiş ya da daha doğru deyimle bilinen en büyük depremlerden biri Şili'de yaşanmıştı...Bu deprem 9,5 Mw (Moment büyüklüğü) büyüklüğündeydi...Bu devasa deprem 22 Mayıs 1960'ta Şili kenti Valdivia'nın çevresinde kayıt edildi...Zaten Şili tarihteki en büyük depremlerin çoğuna sahne olmuştur...
28 Mart 1964'teki Alaska depremi de tam bir felaketti; büyüklüğü de 9,2'dir...Alaska'da çok az insan yaşadığı için Alaska depreminde insan ölümü çok az olmuştur...
1755 Portekiz Lisbon depreminde 100.000'den fazla insan ölmüştü...
Suudi Arabistan yarımadası Anadolu'yu hızla Batıya doğru itiyor, Suudi Arabistan her yıl Anadolu'ya yaklaşıyor...Bu nedenle bundan sonra da büyük depremler yaşayacağız ve yaşamaya da devam edeceğiz! Bu bölgenin Suudi Arabistan yarımadasının güçlü itmesiyle dünya üzerindeki en korkunç ve en ölümcül deprem felaketlerini ürettiği çok bilinen bir gerçek, tarih kitaplarında da yer alıyor...
İhsan Ketin (1914-1995) 1939 Erzincan depremi dahil olmak üzere Anadolu'da peş peşe yaşanan büyük depremleri inceledi. 1948 yılında yayımladığı "Über die tektonisch-mechanische Bedeutung der Anatolischen Kasungsverwerfung" (Anadolu Blokunun Tektonik Mekanik Anlamı) adlı makalesiyle dünya bilim literatürüne geçti...
Prof. Dr. İhsan Ketin, Türkiye'de "Jeolojinin Babası" olarak anılan, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın varlığını ve yapısını dünya çapında ilk kez bilimsel olarak ortaya koyan dünyaca ünlü Türk yer bilimcidir.
Anadolu yarımadasında 115, 526, 1509, 1719, 1766,1894,1939,1999, 2023 yıllarında yaşanan büyük depremler ne yazık ki daha önce oldukları yerlerde tekrar olacak...
Antakya'da 115 ve 526 yıllarında gerçekleşen depremlerde 250'şer bin yani 500.000'den fazla insanın öldüğü tahmin ediliyor.
Türk jeofizik mühendisi ve akademisyen Oğuz Gündoğdu: "Bursa'da bilinen en büyük deprem 1855 yılında 7 şiddetinde oldu. Bu fayın harekete geçmesi durumunda Bursa'da 7 şiddetinde yeni bir deprem bekliyoruz"
1957 Muğla Fethiye depremlerinde 3200 civarında ev yıkılmıştı...
Antalya'da antik çağlardan günümüze meydana gelen depremleri inceleyen ve önemli belgeler elde eden Uzman Tarihçi Çağrı Yılmaz:
"Bizans İmparatorluğu kaynaklarında 500'lü yıllarda Antalya'da bir depremle karşılaştık... Günümüze yaklaştığımız zaman Kıbrıs'ta 1222 yılında gerçekleşen bir deprem yine özellikle Antalya'yı derinden etkilemiştir. Daha yakın tarihe geldiğimiz zaman 1468 yılında ufak çaplı bir deprem meydana geldiğini gördük. Antalya'nın en büyük depremi 1741 yılında Rodos merkezli olmuştur. Bu depremde Finike bölgesinde büyük yıkım olmuştur. Bu depremin yaraları sarılmadan 1743 yılında büyük bir deprem oluyor. Depremlerin şiddeti ölçülemiyor ama 7'nin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. 1926 yılında da Antalya'da büyük bir deprem meydana gelmişti...(...) Türkiye'nin tarihsel sismik yapısını da inceledik. İlginç bir detayla karşılaştık. Biz yakın zamanda yaşadığımız büyük Kahramanmaraş depremine bir de tarihsel açıdan bakmak istedik. Araştırmamızda bu bölgede meydana gelen 3 büyük depremin ardından Antalya'da 3 ve 15 senelik zaman aşımıyla büyük Antalya depremlerinin gerçekleştiğini gördük. Örnek olarak 526 yılında meydana gelen Hatay depreminden 17 yıl sonra Antalya'da büyük bir deprem meydana geliyor. 1222 yılında meydan gelen Kıbrıs depreminden 10 yıl önce Adana, Hatay bölgesinde çok büyük bir deprem var. Yakın zamanda ise bizi de korkutan 1738 yılında büyük bir Malatya, Hatay, Adana bölgesini etkileyen ciddi bir depremin 3 yıl ardından 1741 yılında Antalya'da deprem meydana geliyor. 1743 yılında gerçekleşen çok büyük bir depremle karşılaştık. Biz bunu 3 noktada tespit ettik” dedi.
Antalya’nın Kaş ilçesinde bulunan Patara Deniz Feneri, 2025'te beş yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ayağa kaldırıldı. Patara deniz feneri, 15. yüzyılın sonundaki Rodos Depremi’yle oluşan tsunami dalgaları tarafından yıkılmıştı.Patara Deniz Feneri yüzyıllar boyunca Patara'nın kumları arasında saklı kaldı. Bu yüzden taşları güneşle ve dış etkenlerle yıpranmadı. İlk bakışta yeni mermer taşlarla inşa edilmiş gibi görünse de, aslında fenerin büyük bölümü yüzyıllar boyunca kumun altında korunan orijinal taşlardan oluşuyor. Yapı, yüzde 80 oranındaki orijinal taşları kullanılarak aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırıldı.
2025'te yeniden Patara'da bir ışık gibi doğdu. Eski günlerde olduğu gibi Patara'nın simge yapılarından biri haline geldi.30 metre uzunluğundaki Patara Deniz Feneri, Roma İmparatoru Nero tarafından Milattan Sonra 64-65 yıllarında yaptırıldı. Yüzyıllar boyunca Patara'nın kumları arasında saklı kaldı. Bu yüzden taşları güneşle ve dış etkenlerle yıpranmadı. İlk bakışta yeni mermer taşlarla inşa edilmiş gibi görünse de aslında fenerin büyük bölümü yüzyıllar boyunca kumun altında korunan orijinal taşlardan oluşuyor. Yapı, yüzde 80 oranındaki orijinal taşları kullanılarak aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırıldı. Fenerin yeniden doğuşu 2004 yılındaki kazı çalışmaları ile başladı. 2005 yılı sonunda biten kazı çalışmaları kapsamında fenere ait büyüklü küçüklü yaklaşık 2 bin 500 taş, adeta yap-boz sistemi ile yerlerine oturtuldu. Güçlendirilme ve birleştirilme işlemlerinin ardından ilk olarak dijital ortamda taşların kopyaları hazırlandı. Böylece fener, dijital ortamda tekrar yükseldi. Kullanılamayacak durumda olan ya da bulunamayan taşların yerine ise aslına uygun taşlar yontuldu.
Fenerde üst yapı hariç yalnızca yüzde sekiz oranında yeni taş var. En üst bölümden düşen taşların daha fazla parçalanıp yok olması nedeniyle bu oran üst yapıyla birlikte yüzde 18’e yükseliyor.
Ömrünü arkeoloji bilimine adayan ve feneri 500 yıllık uykusundan uyandıran Prof. Dr. Havva İşkan Işık, Hürriyet Gazetesi'nden Salim Uzun'a şu bilgileri verdi:
“Gözlerime inanamıyorum. Rüyada gibiyim. Oradaki kazılara 2004 yılında başlamıştık. Bir çocuk doğurdum ve 20 yaşına getirdim. Ortaya çıkan şey çok özel ve dünyada eşi benzeri olmayan bir yapı. Kumun altından fenerin ilk taşı çıktığında ayağa kalkacağına inanmıştım zaten.Bu çalışma bilimsel anlamda bana çok şey kattı. Bu fener hepimiz için yeni bir bilim kapısı açtı. Bunlar simge yapılar ve bu da arkeoloji dünyası açısından çok önemli. Bu yapının ayağa kalkmış halinin sadece bir örneği var. Özgün bir deniz feneri olarak ise tek örnek. Dünya bilimi, deniz feneri kavramını bu yapı üzerinden ve ekip olarak hazırladığımız benim de editörlüğünü yaptığım yayınlardan öğrenecek. Bu bir keşiftir. Biz bunu Türk bilim insanlarıyla başardık. Çığır açıcı bir iş oldu.”
20 yılını deniz fenerine adayan Prof. Dr. Havva İşkan Işık, şunları söyledi:
“Dünya turizmi açısından çok önemli bir lokasyon kazanıldı. Çalışmaya başladığımda dünyanın çeşitli noktalarından yüzlerce e-posta aldım. Çalışmaya yönelik çok büyük bir ilgi var. Fenere ışık verilmesi konusu da gündemde. Biz elektrik aksamını ve trafoyu hazırlamıştık zaten. Hatlar ana silindir içinden geçti. Bana göre fenere ışık verilmeli, Akdeniz’den geçen kruvaziyer gemilerinde ‘Şu anda Patara Deniz Feneri’nin önünden geçiyoruz’ diye anonslar yapılmalı. Hatta bu fenerin bir paranın üzerine basılması bile gönlümden geçiyor.”
M.S. 64-65 yıllarında Roma İmparatoru Nero tarafından yaptırılan deniz fenerinin, Rodos’ta meydana gelen deprem ve ardından oluşan tsunami nedeniyle yıkıldığı, harabenin daha sonra liman alanındaki kum tepeleri arasında kaybolduğu biliniyor.
Fenerde, imparator Nero’nun “Ben imparator Nero. Bu feneri denizcilerin selameti için yaptım” ifadesinin de yer aldığı yazıt ve yunus kabartması yer alıyor.
Yapının mimari form açısından antik dünyadan bugüne gelen önemli bir eser olduğuna işaret ediliyor. Patara deniz feneri, Akdeniz'i Xanthos Nehri'ne bağlayan eski Patara limanının güneybatı ucunda yer alan bir Romalı deniz feneriydi. Ateş deniz seviyesinden yaklaşık 25 metre yükseklikte yanmış ve 4 deniz mili menzile sahip olmuştur. Patara, klasik antik çağda bir devlet olan Likya'nın önemli bir liman ve ticaret kentiydi. Bu kentin kalıntıları, Türkiye'de bugünkü Kaş, Antalya yakınlarındaki Gelemiş kasabası yakınlarında yer almaktadır.
Patara Deniz feneri Rodos'ta meydana gelen bir deprem ve ardından oluşan tsunaminin kulenin yıkılmasına neden olmasına kadar Akdeniz'deki denizciler için bir fener görevi görmüştür. Harabe daha sonra liman alanındaki alüvyonlaşma nedeniyle kum tepeleri arasında kaybolmuştur. Kalıntılar 19. yüzyılda William Gell tarafından keşfedilmiş, ancak 20. yüzyılın sonunda Fahri Işık tarafından deniz feneri olduğunu tespit edilmiş. Patara deniz fenerinin restorasyonu 2020 yılında başlamıştı...Patara deniz feneri, antik çağlardan kalma ve neredeyse tamamen orijinal malzemeleriyle aslına uygun olarak restore edilebilen tek yapı olması bakımından benzersizdir.
Milattan Önce 3. yüzyılda inşa edilen İskenderiye Pharos'u bilinen en eski deniz feneri olma özelliğini korurken, Patara deniz feneri İspanyol Herkül deniz fenerini birkaç yıl farkla geçerek dünyanın ayakta kalan en eski deniz feneri olmuştur.
Yararlanılan Kaynaklar:
LYKİA KİTABI-Arkeolojisi, Tarihi ve Kültürüyle Batı Antalya Yazarı: Nevzat Çevik
Hürriyet Gazetesi'nden Salim Uzun'un Patara Deniz Feneri haberi...
Sorum şu: Patara Deniz Feneri'ni yıkan Rodos depremi ne zaman yaşanmıştı?
A-1453
B-1481
C-1499
D-1470
E-1455
2- 20 Ocak 2025'te Donald Trump'ın ikinci kez ABD başkanlığı görevine başlamasından sonra NATO'da ABD ile Avrupalı müttefikleri arasında soğuk rüzgarlar esiyor.Trump'ın Rusya ile yürüttüğü Ukrayna müzakerelerinden Avrupalı müttefiklerini dışlaması, Danimarka'ya ait özerk bölge Grönland krizi ve son olarak da ABD'nin İsrail ile başlattığı ve küresel ekonomiyi sarsan İran savaşı, ilişkilerde art arda krizler yaşanmasına yol açtı.
NATO ittifakını "kâğıttan kaplan" olarak nitelendirerek aşağılayan Trump, defalarca Avrupa'nın artık kendi güvenliğinin sorumluluğunu üstlenmek zorunda olduğunu ve Amerikan askerlerini Avrupa'dan çekeceklerini söyledi. Bu gerilimler, Trump'ın Almanya Başbakanı Merz'in yanı sıra İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İtalya Başbakanı Meloni Giorgia Meloni ile ilişkilerini de sarstı.
Donald Trump, her zaman olduğu gibi Avrupalı müttefiklerini hedef aldı. Paylaşımında "ABD, NATO’yu korumak için diğer tüm ülkelerden açık ara farkla en fazla parayı harcıyor ancak bundan hiçbir fayda sağlamıyor" ifadelerini kullanan Trump, NATO için ABD'nin 999 milyar dolar harcadığını dile getirdi. Trump, buna karşın Avrupa ülkelerinin sunduğu katkının çok daha az olduğunu belirterek İngiltere'nin 90 milyar 500 milyon dolar, Fransa'nın 66 milyar 500 milyon dolar, İtalya'nın 48 milyar 800 milyon dolar ve Polonya'nın da 44 milyar 300 milyon dolar harcadığını aktardı. Almanya dahil diğerlerinin harcamalarının ise çok daha düşük olduğunu iddia eden Trump, "Bu gülünç!" diyerek, Türkiye'de liderleriyle bir araya geleceği Avrupalı müttefiklerini ağır bir şekilde eleştirdi.
Alman Başbakanı Friedrich Merz, Ankara'daki NATO Zirvesi öncesinde Almanya'ya "gülünç" eleştirisini yönelten ABD Başkanı Donald Trump'a "utanmamız için hiçbir neden yok" sözleriyle yanıt verdi. Merz, Almanya'nın savunma harcamaları sicili ile ilgili olarak utanmasını, çekinmesini gerektirecek bir durum olmadığını belirtti. Merz, "Almanya savunma bütçesini dört yıl içinde iki katına çıkarıyor. Bu, bugüne kadar savunma yetkinliklerimizi güçlendirmek adına gerçekleştirdiğimiz en büyük hamleyi temsil ediyor. Bu nedenle, hiç kimseden çekinmemizi gerektirecek bir durum yok" dedi. Merz, Ankara'da düzenlenecek Zirve'ye işaret ederek, "Bunu tüm tevazumuz ile ifade edeceğiz" diyen Merz, Avrupa Birliği'nin (AB) en büyük devleti olma özelliğiyle sorumluluk alarak NATO'ya daha büyük katkı sunduklarını da sözlerine ekledi.Merz, NATO'da daha büyük sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını dile getirmiş ve "Gerekirse NATO'yu Avrupa'nın savunma ittifakına dönüştüreceklerini" belirterek Almanya olarak gerekli katkıyı sağlayacaklarını, Alman ordusunu da savaşmaya hazır hale getireceklerini duyurmuştu. NATO'ya taahhütleri uyarınca ordusunu büyütmek zorunda olan Almanya, 2035 yılına kadar ordu bünyesinde yaklaşık 260 bini aktif ve 200 bini de yedek, toplam 460 bin asker bulundurmayı hedefliyor. Alman ordusunda şu anda görev yapan asker sayısı yaklaşık 185 bin 600. Yedek asker sayısı ise sadece yaklaşık 60 bin.
Alman Millet Meclisi'nde onaylanan yasa tasarısı ile en az altı ay gönüllü askerlik hizmeti yapmış olan herkes, 45 yaşına kadar, çağrıldıkları tatbikatlara ve eğitimlere katılmak zorunda olacak. Bir yıl veya daha uzun süre profesyonel veya sözleşmeli askerlik yapmış olanlar için bu zorunluluk 65 yaşına kadar geçerli olacak.
Alman ordusu (Bundeswehr) için bu yıl kullanımına sunulan kaynak 108 milyar euroyu aşıyor.
Alman ordusu, tarihinde ilk kez bu yıl birkaç bin silahlı dron siparişi verdi. Alman hükümeti, ABD'li savunma devi Lockheed Martin'den 35 adet sipariş etti. Silahlar ve yedek parçalar dahil toplam maliyet: Yaklaşık 10 milyar euro. Bu tercihin nedenlerinden biri, F-35'lerin, olası bir kriz durumunda ABD nükleer bombalarıyla donatılabiliyor olması ve caydırıcı özelliğinin bulunması. Ayrıca Alman ordusu, ABD'li havacılık ve savunma şirketi Boeing'den 60 adet ağır nakliye helikopteri CH-47 Chinook satın alıyor. Maliyet: 7,3 milyar euro. Almanya'nın tüm pahalı büyük savaşa hazırlık ihalelerinin sorunsuz ilerlemediğini F126 fırkateyni örneği de gösterdi. Donanmanın şimdiye kadarki en büyük savaş gemisi olarak hazırlanan tasarıma şimdiden yaklaşık 1,8 milyar euro yatırıldı...Alman ordusu, Almanya'nın en büyük savaş gemisi üreticisi TKMS'den MEKO A-200 tipi fırkateynler de satın almak istiyor. Bu model daha önce ihracat amaçlı geliştirildiğinden planları hazır. Ancak bu "geçiş çözümü" de ek maliyet demek: Alman Federal meclisi, geçen yıl bunun için ilave 7,8 milyar euroyu onayladı. Federal meclis, geçen yılın sonunda ilaveten ikmal ve istihkak harcamaları için de yüksek bir meblağa onay verdi. Böylece yaklaşık 460 bin askere yetecek kadar yeni üniforma ve kişisel teçhizat alımı mümkün olacak.
Alman Savunma Bakanı Boris Pistorius 2029 itibarıyla Rusya'dan Almanya ve müttefiklerine saldırı olasılığı bulunduğunu da açıklamıştı...
Muhalefet siyasetçileri, projenin "milyarları yutan" bir ölü yatırıma dönüşmesinden endişe ediyor.
NATO'nun Mart ayında açıklanan 2025 yılı faaliyet raporu, Donald Trump'ın açıklamalarından farklı bir tablo ortaya koymuştu. Kanada ve Avrupa ülkelerinin 2025 yılındaki savunma harcamalarının rekor kırarak 498 milyar euroya ulaştığına dikkat çekilen raporda, bunun da bir önceki yıla kıyasla reel olarak yüzde 19,6 oranında bir artışa tekabül ettiği belirtilmişti. 2014-2025 döneminde gerçekleşen artışın ise reel olarak yüzde 106'yı bulduğu vurgulanmıştı.
Savunma harcamalarında en büyük artışı kaydedenler arasında Trump'ın iddiasının aksine Almanya yer alıyor. Rapora göre Almanya'nın 2024 yılında 86 milyar 638 milyon euroyu bulan savunma bütçesi, 2025 yılında yüzde 20'lik artışla 106 milyar 899 milyon euroya ulaştı. Almanya'nın 2014 yılındaki savunma bütçesi 46 milyar euro dolayındaydı.
Öte yandan, Almanya, Çin'in Berlin Büyükelçisi Deng Hongbo'yu "acil görüşme" için Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı, Rus askerlerin Çin ordusu tarafından eğitildiği iddialarından duyulan rahatsızlığı iletti...Çin ordusunun Ukrayna'da savaşan Rus askerlerini eğittiği iddiası, Almanya'nın tepkisine yol açtı. Alman Dışişleri Bakanlığı Çin'in Berlin Büyükelçisi Deng Hongbo'yu "acil görüşme" için bakanlığa çağırdı..."Euro-Atlantik güvenliğimize en büyük tehdidi Rusya oluşturuyor" diyen ve bunun defalarca Çin'e iletildiğini belirten Alman Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Rus askerlerinin Çin ordusu tarafından eğitildiği yönündeki iddiaların "çok endişe verici" olduğunu kaydetti..."Rusya'nın, Ukrayna'ya karşı savaşını sürdürmesine imkan sağlayan her şeyin Almanya için de tehdit oluşturduğunu" vurgulayan Almanya, "Çin'in, Rusya'nın acımasız savaşına yönelik belirleyici ve artan desteği bu nedenle doğrudan güvenliğimizi etkiliyor" ifadelerini kullandı...Bu nedenle Berlin'deki görüşmede Büyükelçi Deng Hongbo'ya "Çin'in Rusya'ya verdiği destekten duyulan endişenin ne denli büyük olduğunun bir kez daha iletildiği" belirtildi...Alman hükümeti ve Avrupa Birliği (AB) yıllardır Çin'i, Rusya'ya verdiği destekten ötürü eleştiriyor. Pekin ise bu suçlamaları her seferinde reddediyor. Ancak çok sayıda Çinli firmanın Rusya'ya destek sağladığı kanıtlanmış durumda. Hatta bu nedenle, 100'den fazla Çinli ve Çin şirketi, Ukrayna savaşını sürdürmek için Rus savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu malları tedarik ettikleri gerekçesiyle Avrupa Birliği'nin yaptırım listelerinde yer alıyor.
Son aylarda Türkiye hariç NATO üyesi ülkeler, Rusya'yı destekleyen üçüncü ülkelere baskısını arttırdı. Örneğin ABD ve Avrupa Birliği, enerji alanındaki yaptırımlarını baypas etmeye girişen üçüncü ülkelere dolaylı yaptırımlar uygulamaya başladı...
Alman Başbakanına (Merz) seçmen desteği bu satırlar yazıldığında ne kadar?
A-Altı kişiden beşi
B-Altı kişiden biri
C-Altı kişiden üçü
D-Altı kişiden dördü
E-Altı kişiden ikisi
3-İsrail'de laik bir devlet sistemi yoktur...Netanyahu’nun hükümeti İsrail’in Yüksek Mahkemesi’nin (Israel’s Supreme Court) bir kararını resmen reddeden İsrail tarihindeki ilk hükümet olmuştur. Netanyahu İsrail'in en uzun süreli başbakanıdır...Netanyahu 7 Temmuz 2026 itibariyle bu ülkede kaç gün başbakanlık yaptı?
A-6.852 gün
B-5.555 gün
C-7.053 gün
D-4.542 gün
4-Kadınlara kendini beğendirmek isteyen zengin erkekler boylarını uzatmak için bacaklarını ameliyatla kırdırıp boylarını 10-11 santim uzatıyorlar...Bu acı veren ve zahmetli operasyon hangi ünlü filme konu olmuştu?
A-Working Girl
B-Materialists
C-American Graffiti
D-No Way Out
E-The Irishman
F-American Psycho
5-Dünya sinema hasılatı 216 milyon doları bulan "Disclosure Day" ve dünya sinema hasılatı 678 milyon doları geride bırakan "The Devil Wears Prada 2"nin yıldızı Emily Blunt hangi filmle Oscar ödülü kazanmıştı?
A-Atonement
B-Troy
C-Oppenheimer
D-Closer
E-The Devil Wears Prada 1
F-Mamma Mia!
G-Tenet
H-The Prestige
I-Missouri Breaks
J-Eyes Wide Shut
K-Barry Lyndon
6-Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 21. yüzyılda (özellikle 2014'ten bu yana) ekonomik kriz, açlık, yüksek enflasyon, ilaç kıtlığı, siyasi baskılar ve sosyal çöküş nedeniyle Venezuela'dan kaçarak başka ülkelere sığınanların sayısı ne kadardır? Bu rakam, modern tarihteki en büyük uluslararası mülteci ve yerinden edilme krizlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
A-11 milyon
B-7 milyon 900 bin
C-6 milyon
D-13 milyon
7-Venezuela'da yıllık enflasyon oranı nedir?
A-Yüzde 55
B-Yüzde 99
C-Yüzde 67
D-Yüzde 127
E-Yüzde 451
8-ABD Başkanlarından bir tanesi Başkanlık döneminde 16 milyon 600 bin kişiye çalışma olanağı (istihdam) yarattı...İlaç fiyatlarını düşürmeyi başardı...Diabet hastalarının kullandığı insülinin fiyatını 35 dolara indirdi...ACA Sağlık Hizmeti'nden yararlanan yoksulların sayısını yükseltti...ACA, Amerika Birleşik Devletleri'nde dönüm noktası niteliğinde bir federal sağlık hizmetleri reform yasası olan ve halk arasında "Obamacare" olarak bilinen *Affordable Care Act* (Uygun Fiyatlı Sağlık Hizmetleri Yasası) ifadesini karşılar.
Bu Başkan kimdir?
A-Bill Clinton
B-Joe Biden
C-George W. Bush
D-Donald Trump
9- Almanya, aktif durumda olan son üç nükleer santralini 15 Nisan 2023 tarihinde kapatarak nükleer enerji kullanımına tamamen son vermiştir...Fransa'da yeni bir nükleer reaktör inşa etmek, Avrupa Birliği'nin nükleer lideri olan Fransa'da, Güney Kore'ye kıyasla kaç kat daha maliyetlidir?
A-5 kat
B-3 kat
C-8 kat
D-2 kat
CEVAP ANAHTARI
1-B
2-B
3-A
4-B
5-C
6-B
7-E
8-A
9-B