Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
32°

Madımak Ve Başbağlar Katliamı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Madımak Ve Başbağlar Katliamı

Tarih boyunca Anadolu coğrafyası üzerinde hesabı olan emperyalist güçler, bu ülkenin birlik ve beraberliğini bozmak için her fırsatta farklılıklarımızı kullanmaya çalışmıştır. Bana göre; bu karanlık odaklar ve onların ülke içerisindeki iş birlikçileri, kimi zaman inançları ve kimlikleri kullanarak halkların arasına nifak tohumları ekmek istemiştir.

Bu karanlık oyunların en acı örneklerinden biri de 1993 yılında yaşanan Madımak ve Başbağlar katliamlarıdır.

2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde; Pir Sultan Abdal etkinlikleri için bir araya gelen aydınlarımız, yazarlarımız, ozanlarımız, sanatçılarımız ve genç Sema dönen canlarımız insanlık dışı bir saldırıyla yaşamdan koparıldı. Orada yakılmak istenen yalnızca insanlar değildi; akıl, bilim, sanat, hoşgörü ve kardeşçe yaşama kültürüydü.

Bu büyük acının hemen ardından Erzincan Başbağlar köyünde masum yurttaşlarımız katledildi. Bu vahşet üzerinden Alevi ve Sünni toplumunu karşı karşıya getirmek, kardeşi kardeşe düşman etmek isteyen karanlık hesapların devreye sokulduğuna inanıyorum.

Ancak bu toprakların vicdan sahibi insanları bu oyuna gelmedi. Ne Aleviler ne de Sünniler birbirinden intikam alma anlayışına yöneldi. Çünkü Anadolu halkı biliyordu ki; katillerin inancı, mezhebi olmaz. İnsanlığa kurşun sıkan, insanı yakan, masum cana kıyan her zihniyet aynı karanlıktan beslenir.

Madımak ’ta insanları ateşe teslim eden yobaz ve gerici zihniyeti lanetliyorum. Bu davanın zaman aşımına uğratılması ise adalet duygusunu yaralamış, vicdanlarda derin izler bırakmıştır.

Başbağlar’ da katledilen masum canlarımızın acısı da hepimizin ortak acısıdır. Bütün katliamların üzerindeki karanlık perdelerin kaldırılması, gerçeklerin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması toplumsal barışımız için tarihi bir görevdir.

Biz Aleviler; kinle, nefretle, intikam duygusuyla değil, Hacı Bektaş Veli’nin “İncinsen de incitme” öğretisiyle hayata bakarız. Bizim yolumuz insanı sevmek, hakkı savunmak, zalimin karşısında mazlumun yanında durmaktır.

Madımak ‘ta ve Başbağlar’ da kaybettiğimiz bütün canları saygıyla anıyor; insanlığı hedef alan tüm katliamları lanetliyorum.

Devirleri daim, menzilleri ışık, mekânları gönüllerde olsun

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız