50 Bin Muhtar 20 Milyar Maliyet! Değer mi?
En son ne zaman mahallenizdeki muhtarla bir işiniz oldu? Hatırlayanınız var mı? Ben düşündüm en az 10 yıldır muhtarımla bir işim olmadı… Gelelim rakamlara; Türkiye'de 50 bin 500’e yakın muhtar var. Her biri devletten maaş alıyor, her birinin SGK primlerini devlet ödüyor. Muhtarların sadece maaş ve prim maliyeti yılda 20 milyar liranın üzerinde… Köy muhtarlıklarına diyeceğim yok aksine güçlendirilmeli ama şehir muhtarlıklarının devlete ciddi yük getirdiğini düşünüyorum hele ki her şeyi E-Develetten hallettiğimiz şu çağda… Peki siz ne düşünüyorsunuz?
Eskinden muhtara gider; ikametgah, nüfus kayıt örneği, sosyal durum bildiren belge gibi evraklarımızı küçük bir ücret karşılığı alırdık. Bizi sorardı, okulumuzun nasıl gittiğini, babamıza selam gönderirdi. Mahalemizin muhtarı kim bilirdik o yıllarda. Şimdi öyle mi? Mahallesinin muhtarını tanıyan var mı? Adını bilen, sokakta görse “ Merhaba Muhtarım” diyen biri var mı? Ancak seçim dönemlerinde kapımız çalınıp: “Merhaba ben muhtar adayınız bilmem kim, bu Pazar günkü seçimde adayım, destek verirseniz sevinirim” cümlesinden ibaret suretler hatırlıyoruz öyle değil mi?
Sevgili okurlar şimdi her şey dijital ortamda yapılıyor, her şey e-devlet üzerinden halloluyor hatta yetmiyor mahallemizde, çevremizde gördüğümüz bir problemi Cimer’e yazarak sorunumuzu çözme yoluna gidiyoruz. Yani mahalle muhtarlarımızdan bırakın bir evrakı istemeyi bir yardım bir istekte bulunmak için bile büyük bir çoğunluğumuz gitmiyor muhtarlıklara.
19 Ekim Muhtarlar Günü
Bu arada 19 Ekim Muhtarlar Günü olarak kutlanıyormuş… Buna da çok şaşırdım. Hani itfaiyeler günü, hemşire anlayabiliyorum ama ‘Muhtarlar Günü’ bence miyadını doldurmuş bir gün…
Sevgili okurlar; Türkiye’de 50 binin üzerinde muhtar yapıyor. Her biri devletten yani bizlerden maaş alıyor, her birinin SGK primlerini devlet ödüyor. 2026 yılı itibarıyla sadece maaş ve prim maliyeti yılda 20 milyar liranın üzerinde. Ama günümüzde muhtarların yaptığı en temel iş adreste bulunmayan kişilere gelen resmi evrakların (mahkeme, vergi, trafik cezası vb.) muhtarlıkta tutulmasını ve ilgili kişilere teslim edilmesini sağlamak. İkinci olarak da seçim dönemlerinde askıya çıkan seçmen listelerini kontrol etmek ve seçmen bilgi kağıtlarının vatandaşa ulaşmasını sağlamak. Yanlış anlaşılmasın elbette muhtarların mahalle ile devlet arasında köprü olması, koordinasyonu sağlaması gibi görevleri de bulunuyor ama güncelliğini kaybetmiş hizmetler artık bunlar. Öyle değil mi?
Şimdi bir düşünün 3 milyon nüfuslu Antalya’nın göbeğinde yer alan Muratpaşa’da 500 binden fazla kişi yaşıyor… Şimdi bu ilde; Vali var, vali yardımcıları var, ilçe kaymakamı var, büyükşehir belediyesi var, ilçe belediyesi var ve bunların onlarca hizmet birimi, çözüm birimi ve binlerce kamu personeli var. Yani böyle bir yapının içinde mahalle muhtarı ne kadar bir rol alabilir ki?
Köylerde, mezralarda yani şehirden uzak yerlerde muhtar şart. Devletle köylü arasında kurulan o köprü, o yüz yüze ilişki hâlâ gerekli. Köy muhtarlığına dokunulmasın, aksine güçlendirilmesini savunanlardanım. Peki yaz siz? Sizce muhtarlara özellilkle şehirledeki muhtarlara ihtiyacımız var mı?
Sevgi&Saygı