Milletvekilime Sesleniyorum

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Milletvekilime Sesleniyorum

Sayın vekilim, ben bir kamuoyuyum, bir vatandaşım. Sana sesleniyorum. Sen benim vekilimsin. Sen 86 milyonun vekilisin. Dokunulmazlığın var.
Her alanda bizi savun, haklarımızı koru. Yasama sürecinde millet olarak her alanda güvence altında yaşamamız için yararlı kanunlar çıkar, dengeli bir tarım, başarılı eğitim, yaşanabilir şehirler kurulması için meri mevzuatta düzenlemeler yaparak sağlıklı, işinde ve aşında başarılı bir millet yarat diye seni Ankara'ya gönderdik. Görevinde kusur etme, yediden yetmişe bu milletin geleceğini düşün, tüyü bitmemiş yetim hakkını gözet diye gönderdik seni meclise. Ülkenin geleceğini planla, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün veciz sözünden de hareket ederek bu ülkeyi muasır medeniyet ufuklarında dillendiresin dedik.
Ülkemizi, toprağımızı, yer altı ve yer üstü kaynaklarımızın milletimiz adına değerlendirilmesinde gereğini yap, coğrafyamızın her açıdan korunmasında, imkân ve tasarruflarımızın yabancı ellerde helak olmasının engellenerek insanımızın refahı için de huzur içinde varlıklı bir millet olarak yaşatılmasına kefil ol diye gönderdik TBMM'ne seni.
Peki, şimdi bakalım ülkemizdeki genel manzaraya. Meclisi temsil eden milletvekillerimiz acaba bizleri ne ölçüde temsil edebildi, duruma bir bakalım.
1.    Ülkemizin en büyük sorununun ekonomik darboğaz, geçim sıkıntısı olduğu,
2.    Alınan bilgilere göre ülkemizde 17 milyon insanın sosyal yardıma muhtaç olduğu,
3.    Genel olarak ülkemizin yolları, otobanları, köprüleri, tünelleri, hava yolları önemli kaynakları özelleştirmeler yoluyla, kamu yararının gözetilmesinden uzaklaştırılmış olduğu ulusal yayın araçları ve haberleriyle beyan olunmaktadır.
4.    Taşımalı eğitim yöntemiyle köylerimiz boşaltılmış, kırsalda yüz binlerce çiftçi ailesi iç göçlere tabi olarak şehirlerin kirli, gürültülü havasına teslim olmuş, aileler işsizlik, geçim zorluğu içinde, gerektiğinde tek odalı gayrisıhhi mekânlara düşar olmuş, zaman zaman çocuklar ve gençler birer suç makinesine dönüşmüştür.
5.    Dev marketlerin satışını yaptığı bozuk, taklit, tağşiş gıdalar nedeniyle insanlar sağlıksız beslenmeler sonucu sağlıklarını kaybeder hâle gelmiş, kanser vakaları gün geçtikçe toplumun kâbusu hâline gelmiştir. Kentlerimizdeki nüfus patlaması sonucu hastanelerimiz milyonlarca hastayla baş edemez hâle gelmiş, randevu alma işi olağanca kronikleşmiştir.
6.    Gün geçtikçe girdilerin aşırı pahalanması sonucu çiftçimiz toprağını bırakmış, temel gıdalarımızın bile ithalat yoluyla temin edilmesi zorunlu hâle gelmiştir.
7.    Ülkemizde siyanür başta olmak üzere, fazla sayıda kimyasal asit kullanılarak altın ve maden arama işi daha ziyade yabancıların uğraşı alanı altında olup topraklarımız delik deşik, erozyona ve çölleşmeye doğru giden bir coğrafya manzarasının ayak seslerini duyar gibi oluyoruz. Ülkemizde milyonlarla ifade edilen yabancı varlığı endişe konusudur. Ardı arası kesilmeyen kadın ve akran cinayetleri, okullarımızda öğretmen ve öğrencilerin öldürülmesi... Saymakla bitmeyen meseleler. İşte sayın vekilim, tüm bu sorunların çözümü için gönderiyoruz seni Ankara'ya. Bir daha düşün istersen.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız