Antalya’daki ‘botoks vakaları’ sağlık turizmine zarar verir mi?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Antalya’daki ‘botoks vakaları’ sağlık turizmine zarar verir mi?

Antalyamızın adı ulusal ve uluslararası medyada son aylarda yaşanan botoks vakaları yüzünden gündemde. Bildiğiniz gibi Antalya’da botoks sonrası 16 kişinin hastaneye kaldırılmıştı. Yaşanan bu olaylar Türkiye’nin sağlık turizminde onca yıldır uğraştığı güçlü pozisyonu derinden etkiliyor. Türkiye bugün Türkiye sağlık turizminde 3 milyar dolarlık eşiği aşan bir ülke. Türkiye’nin yaklaşık 180 ülkeden sağlık turisti ağırlıyor ve Antalyamızda bu konuda başı çeken iller arasında geliyor. Peki kendini bilmez, insan sağlığını umursamaz, üç kuruş daha fazla para kazanacağım diye botoks uygulamaları yapan birkaç hadsizin yüzünden Antalya’nın ve tabi ülkemizin büyük bir emek sonucu oluşturduğu sağlık turizmindeki başarısı baltalanmıyor mu?

Yaşanan bu olaylardan sonra değerli meslektaşım Yasemin Arslan’dan mailime çok yerinde bir ileti geldi… İlimizde yaşanan bu tatsız botoks vakaları sonrası olayın sağlık turizmine verdiği zararı aktaran bilgiler bulunan metnin detaylarını sizlere paylaşmadan önce Antalya’da son 3 ayda botoks yaptırdıktan sonra rahatsızlanan çok sayıda kişinin başına gelenleri önce bir hatırlatmak isterim.

Botoks uygulaması sonrası rahatsızlanan bu botoks mağdurları, AÜ Hastanesi'ne başvurdu. Konuşmakta, yutkunmakta ve nefes almakta zorlanan, kaslarında ciddi güçsüzlük yaşayan 16 kişi tedaviye alındı. Hastalardan bazıları solunum cihazına bağlanırken, 3'ü ise yoğun bakımda tedavi gördü. Daha hafif şikayetleri bulunan hastalar ise ayakta tedavi edildi. Son 10 günde nöroloji kliniğine yatırılan 7 hastanın sağlık durumu ise adli vaka olarak bildirildi. Hastaların botoks işleminin nerede ve kimler tarafından yaptırıldığı araştırılacak.

Sevgili okurlar, Türkiye’nin sağlık turizminde ulaştığı konumun uzun yıllara dayanan bilgi birikimi, yatırım ve emeğin sonucu… Yetkisiz uygulamalar, menşei bilinmeyen ürünler kısaca merdiven altı yapılan bu ve buna benzer tüm uygulamalar günün sonunda ülkemizin sağlık turizminin dünyadaki yerini derinden etkiliyor. Zaten, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan ASYADER Başkanı Dr. Neslihan Üstün Yüksel de bu konu hakkında çok güzel açıklamalarda bulunmuş. Bu tür olumsuz uygulamaların Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarısını gölgelemesine izin verilmemesi gerektiğini vurgulamış ve eklemiş: “Münferit olayların sektörün tamamına mal edilmemesi gerek”. Ne kadar da yerinde bir çıkış. Çünkü ASYADER Başkanı’nın da vurguladığı gibi; Türkiye’de uluslararası standartlarda hizmet veren sağlık kuruluşları ve alanında başarılı hekimler o kadar fazla ki…

Zaten bunu rakamlar da destekliyor. Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ (USHAŞ) verilerine göre, 2025 yılında Türkiye’ye sağlık hizmeti almak amacıyla 1 milyon 398 bin 580 kişi geldi. Aynı dönemde sağlık turizminden elde edilen gelir 3 milyar 22 milyon dolara ulaştı. 2026 yılının ilk çeyreğinde ise Türkiye’de 302 bin 487 uluslararası hastaya sağlık hizmeti sunulurken 761,5 milyon dolar gelir elde edildi. Sektör kaynaklarında Türkiye’nin yaklaşık 180 ülkeden sağlık turisti ağırladığı belirtiliyor. Estetik ve plastik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri, göz hastalıkları ve ortopedi de uluslararası hastaların tercih ettiği alanlar arasında bulunuyor. Hatta, 2025 yılına ilişkin pazar analizinde, kozmetik ve plastik cerrahinin Türkiye medikal turizm pazarındaki payı yüzde 38,54 olarak tahmin ediliyor.

Kıymetli okurlar, Antalya’da 16 kişinin hastaneye kaldırılmasıyla sonuçlanan olay çok ciddidir. Sağlık Bakanlığı’nın ruhsatı olmayan yerlerde, yetkisiz kişilerce ve uygun olmayan ürünlerle işlem yapılmasına son verilmesi konusunda titiz bir çalışma yapıp benzer vakalar yaşanmaması için çalışma yapacağından eminim. Ama bu süreç içinde de sektörde emek veren, katkı koyan, çok önemli başarılara imza atan işini ciddiyetle yapan tüm sağlık çalışanları ve sağlık kurumlarına da sahip çıkalım derim. İlimizde ve ülkemizde çok başarılı klinikler var onlara, sektöre kısaca sağlık turizmine sahip çıkalım. Çünkü, Antalya ve tabi ki Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarısının korunması hepimizin ortak sorumluluğunda.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız