Orman Yangınları Üzerine - 1

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Orman Yangınları Üzerine - 1

STK olarak çeyrek asırdan bu yana doğamızın ve ormanlarımızın korunması adına, devlet, halk ve STK olarak el ele verelim; maddi, manevi, bilgi, beceri ve tüm imkânlarımızı birleştirip kronikleşmiş yangın facialarından ülkemizi koruyalım, demeye devam ettik. Hatta bundan on gün kadar önce de basın ve neşriyatta sorduk: "Yangınlara karşı ne ölçüde hazırız? Malzeme, materyal, araç, gereç, motorize güç ve eğitilmiş personel istihdamı açısından bir sıkıntı var mı? Yangın söndürme uçaklarımız yeterli midir? Muhtemel yangınlara karşı orman alanlarımızla ilgili bir envanter çalışması yapılmış mıdır? Ormanlarımızın içinde bulunan enerji hatlarıyla ilgili olarak iletişim tellerinin yer altına alınması hususunda TEDAŞ'la bir protokol yapıldı mı?" gibi sorular sorulmuş; hâlen yürürlükte bulunan ve vatandaşın bilgi alma hakkının bulunduğu hatırlatılarak bilgi verilmesi talebinde bulunulmuş idi.
Her zaman olduğu gibi kurumlar bilgi verme lütfunda bulunmamışlar, bizler de kamuoyu olarak üzülmeye devam etmiştik. Malumdur ki, her nedense bu ülkenin insanı olarak tüm iyi niyetlerimize, vatan ve millet sevgimize rağmen, kamu yararını ve ülkemizin her açıdan korunmasını esas alan bu tür taleplerimize ilgili kurumlarımızca itibar etme geleneğini tesis edemedik.
Herkesin malumudur ki, işte yine hava sıcaklıkları 40 derece santigratın üzerine çıktı. Denilebilir ki suni orman yangınları hızla başlatıldı. Şayet istifham ve tereddütlerimize vesile olan yukarıdaki sorularımızın gereği yapılmış olsaydı, yangınlar bu denli azmamış olabilirdi.
1990'lı yılların başında Antalya Cam Piramit'te, dünya uluslarının katıldığı Dünya Ormancılık Günü'nde "Ormanların Yangınlardan Korunmasına Mahsus" raporumuz bilhassa Japonlar tarafından itibar görmüştü. Elin adamı dünyanın öbür ucundan geliyor, raporlarımızı dikkatle inceleyip alkışlıyor; ama aynı konuyu yerelde anlatmakta ve anlaşılmakta sıkıntı yaşıyoruz.
"Her yeşil ağaç bir oksijen fabrikasıdır." gerçeğinden hareket ederek, ayrıca 90-100 yaşındaki bir çam ağacının bir günde 50-60 insanın ihtiyacı olan oksijeni ürettiği şeklindeki bilimsel doğa gerçeği ortadayken, bir yaz döneminde yanan binlerce hektar orman alanlarımızın durumu dikkate alındığında ülkemizin ve insanlığın ne durumda olduğunu düşünün.
Aynı şekilde bilinmektedir ki, günümüze kadar yanan orman alanlarımızın turizme heba edildiği endişesini de düşünmeliyiz. Tabii ki, bazı mühendislerin "Orman vasfını kaybetmiştir." gerekçesiyle topraklarımızın çıkara odaklandırıldığı gerçeği de asla göz ardı edilmemelidir.
KASITLA ORMAN YAKANLAR İÇİN İDAM CEZASI ÇIKARILMALIDIR
Mahiyeti meçhul, iki ayaklı, kirli, hain, canlı bir cisim binlerce hektar ormanı yakıyor. Biz onu vergilerimizle inşa edilen hapishanelerde besliyoruz. Kabul edilemez.
Bu ve benzeri kirli ve hain varlıklar için derhal idam kararı verilmelidir.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız