İhtisas Komisyonları Sil Baştan Mı?
Belediye meclisleri, karar alma süreçlerinde büyük rol oynayan İhtisas Komisyonları nisan ayı meclis toplantısında seçerler.
Peki, ihtisas komisyonları nelerdir? Nasıl ve kaç kişiden oluşturulur? Görev süresi ne zaman sona erer?
5393 sayılı Belediye Kanunu'na göre, tüm belediyelerde Plan ve Bütçe Komisyonu ile İmar Komisyonu kurulması zorunludur. Büyükşehir belediyelerinde ise bunlara ek olarak Çevre ve Sağlık Komisyonu, Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu ile Ulaşım Komisyonu da kurulmak zorundadır.
Kanun koyucu özellikle bütçeyi ve imarı ilgilendiren konuların, mecliste görüşülmeden önce mutlaka ilgili ihtisas komisyonunda değerlendirilmesini şart koşmuştur. Böylece teknik ve mevzuat yönüyle inceleme yapılır, hazırlanan rapor doğrultusunda meclis kararını verir. Öte yandan meclislerin, komisyon raporu doğrultusunda karar verme zorunluluğu yoktur.
Ayrıca Bütçeyle ilgili ve imar konuları dışındaki konuların komisyona gönderilme zorunluluğu da bulunmamaktadır. Ancak uygulamada belediyeler arasında farklılıklar görülebilmektedir.
Antalya Büyükşehir Belediyesinde ki uygulama ise dikkat çekmektedir. Gündeme gelen hemen hemen her konu, ilgili ihtisas komisyonunda görüşülüp rapora bağlandıktan sonra meclis gündemine alınarak karara bağlanmaktadır. Bu yöntem, kararların daha ayrıntılı değerlendirilmesine imkân sağlamaktadır. Komisyonların önemini ortaya koymaktadır.
Komisyonların üye sayısı kanunla belirlenmiştir. Komisyonlar en az üç, en fazla beş üyeden oluşurken, büyükşehir belediyelerinde bu sayı en az beş, en fazla dokuzdur. Bu sınırlar içinde komisyonun kaç kişiden oluşacağına belediye meclisi karar verir. Burada bir parantez açacak olursak, üye sayısı tek sayıdan oluşacak diye bir kural bulunmamaktadır. Partilerin temsil oranına göre 4 üye, büyükşehirlerde 6,7 veya 8 üye den oluşabilir.
Komisyonlarda en önemli kural ise siyasi temsil dengesidir. O açıdan meclisteki siyasi parti gruplarının ve varsa bağımsız üyelerin meclisteki temsil oranına göre oluşturulur.
Siyasi parti gruplarının temsil oranından daha fazla üye seçilemeyeceği için gizli oy zorunluluğu yoktur. Aynı grup içerisinden farklı adaylar çıkarsa gizli oy talep edilebilir.
Komisyon üyelerinin görev süresi ise bir yıl ile sınırlıdır. Bu süre içinde herhangi bir nedenle meclis üyeliği sona eren kişinin komisyon üyeliği de kendiliğinden sona erer.
Burada önemli bir ayrıntı daha bulunmaktadır. Komisyon üyeleri partilerin meclisteki temsil oranına göre seçildiği için, bir meclis üyesinin partisinden istifa etmesi halinde de komisyon üyeliği de sona erer. Çünkü artık seçildiği siyasi partiyi temsil etme hakkını kaybetmiştir.
Peki bunları neden anlattık?
Çünkü önümüzdeki süreçte bazı belediye meclislerinde siyasi dengelerin değişmesi ihtimali konuşuluyor. Böyle bir durumda yalnızca meclis sıralarındaki dağılım değil, ihtisas komisyonlarının siyasi yapısı da yeniden şekillenecek. Bu değişimin nasıl bir tablo ortaya çıkaracağını hep birlikte göreceğiz.
Ancak asıl önemli olan, sayıların nasıl değişeceği değil; o sayıların hangi anlayışla hareket edeceğidir.
Belediye meclisleri, siyasi hesaplaşmaların değil, ortak aklın ve kent vicdanının buluştuğu yer olmalıdır. Çünkü meclis salonlarında alınan her karar; bir mahallenin yoluna, bir çocuğun parkına, bir öğrencinin okuluna, bir esnafın umuduna, kısacası şehrin geleceğine dokunur.
Siyaset gelip geçicidir; makamlar değişir, çoğunluklar el değiştirir, komisyonlar yeniden kurulur. Ama şehirler kalır. O şehirlerde yaşayan insanların beklentileri, çocukların yarınları ve geride bırakılan hizmetler hafızalardan silinmez.
Dileğimiz odur ki; farklı siyasi görüşler, kentin ortak menfaatinde aynı cümlede buluşabilsin. Oy çokluğundan önce ortak akıl, siyasi rekabetten önce kamu yararı konuşulsun. Çünkü belediye meclislerinin gerçek başarısı, hangi partinin kaç üyeye sahip olduğu değil; o üyelerin yaşadıkları kente ne kadar değer kattığıyla ölçülür.
Unutmayalım...
Kentler, tartışmalarla değil; uzlaşıyla büyür. Geleceğe bırakılacak en kıymetli miras da, siyasi kutuplaşmalar değil, ortak iradeyle atılmış sağlam adımlardır.
Bir başka yazıda bir başka konuda Cümle Kapısı’nda buluşmak dileğiyle…
Şimdilik sağlıcakla kalın.