Amerika ve İsrail'den Savaş Tazminatı Talep Etmeliyiz

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Amerika ve İsrail'den Savaş Tazminatı Talep Etmeliyiz

Yanı sıra Rusya ve Ukrayna da benzeri cezaya tabi olmalıdır. ABD'nin binlerce kilometre uzaktaki Uzak Doğu'da ne işi var? Katar, İran, Irak, Suriye, Türkiye; ABD adındaki ülkeye ne zaman bir savaş ilan etti?

İsrail'in Suriye ve İran'da ne işi var? Yahu Yakın Doğu, Orta Doğu ülkeleri olarak bunun hesabı niye sorulmuyor? Dünya, NATO, "Senin oralarda ne işin var?" diye niçin sormuyor? Haydut ülkeler niçin o devletlerin toprak bütünlüğüne ve iç işlerine hangi gerekçeyle karışıyor? Yahu ilgili ülkeler bunun hesabını niçin sormuyor? Almanya, İtalya, Yunanistan, Portekiz, İsveç, Norveç, İngiltere, İspanya gibi Hristiyan ülkelere değil de niçin İslam ülkelerine saldırılar oluyor?

Ey Müslüman olduğunu ifade ederek yönü kıbleye olan 7 milyonu aşan İslam âlemi, bu haksızlığa topyekûn olarak niçin itiraz etmiyorsunuz? Niçin güç birliği içinde dünyaya hesap sormuyorsunuz?

Elin adamları gelip bombalarla, uzun menzilli ateşli silahlarla, topla tüfekle yüz binlerce cana kıyıyor; şehirlerinizi yakıp yıkıyor, sizi yerle yeksan ediyor, ölümle helak ediyor, yer altı ve yer üstü kaynaklarınıza el koyuyor. Cılız ve cılız savunmalarınızla yetinip ses çıkaramıyorsunuz, değil mi? Vah, vahlar olsun. Bu kadar mıdır gücünüz?

Ben de bir Asya kıtalısı olarak buna isyan ve itiraz ediyorum. Ya siz...

GELELİM SAVAŞ TAZMİNATI MESELESİNE:

Beyler, hiç hak etmediğimiz hâlde malum açgözlü ülkeler aylardır binlerce ton kimyasal mühimmat kullanarak küresel manada atmosferimizi gaz bulutlarına boğdurdular. Atmosferimizi bir battaniye gibi kapatan silah artıkları, zehirli gazlar; rüzgârlarla, fırtınalarla ve yağmurlarla yeryüzüne serpilmektedir. Atmosferimizi kullanan hain zihniyetin kimyasal zehirleri, kirli gazlar 776 milyon kilometrekare mertebesindeki topraklarımızda tarım zenginliklerimizi kirletmektedir. Üzüm bağlarımız, şeftali ve badem varlığımız daha çiçeklenme döneminde asit yağmurlarıyla yanıp verim sıfıra düşmüştür. Keza kuru tarımda ekin, hububat ve sair tarımsal varlığımız ileri derecede zarar görmüştür.

Peki soruyoruz, bizim günahımız neydi? Bağımızdan, bahçemizden iki salkım üzüm koparmak; bahçelerimizden birkaç çağla badem almak, meyve ve sebzelerimizi hasat edip üç beş kuruş para kazanarak çocuklarımıza istikbal temin etmek, onlara okul harçlığı vermek, nice ihtiyaçlarımızın temininde ürünlerimizi pazarlayarak yaşam mücadelemizde servetimizi korumak bizim de hakkımız değil miydi?

Tüm bunlara kim yahut kimler sebep oldu? Malum saldırgan ülkeler.

Bu durumda savaş ve insanlık suçu işleyen saldırgan devletlerin uluslararası mahkemelerde yargılanarak, her ne kadar savaşa girmesek de yukarıda beyan olunan sebeplerden dolayı fırsat eşitliği ilkelerini çiğneyen taraflardan savaş tazminatı talep etmenin bir sakıncası var mıdır?

Bu durumda Türkiye barolarına, hukuk profesörlerimize, anayasa hukukçularımıza, ilgili kurum ve kuruluşlara sormak istiyorum: Trilyonlarca zararımızın karşılanması için uluslararası yargıya başvuralım mı, vurmayalım mı?

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız