Akdeniz Gerçek | Antalya | Tarladan Sofraya Antalya Tarımı: Üretimin Zorlu Yolculuğu ve Maliyet Artışları

Tarladan Sofraya Antalya Tarımı: Üretimin Zorlu Yolculuğu ve Maliyet Artışları

Türkiye'nin önemli yaş sebze ve meyve üretim merkezi Antalya'da iklim sayesinde yıl boyu süren üretim, artan maliyetler, nakliye ve işçilik giderleriyle birlikte tarladan pazar ve market tezgahlarına uzanan süreçte fiyatların katlanmasına neden oluyor.

Türkiye'nin önemli yaş sebze ve meyve üretim merkezi Antalya'da iklim sayesinde yıl boyu süren üretim, artan maliyetler, nakliye ve işçilik giderleriyle birlikte tarladan pazar ve market tezgahlarına uzanan süreçte fiyatların katlanmasına neden oluyor.

Tarladan Sofraya Antalya Tarımı: Üretimin Zorlu Yolculuğu ve Maliyet Artışları
KAYNAK: DHA
FOTOĞRAF: DHA

Türkiye’nin en önemli yaş sebze ve meyve üretim merkezlerinin başında gelen Antalya, elverişli iklim şartları sayesinde yılın 12 ayı aralıksız üretim yapılabilen bir kent konumunda bulunuyor. Yaz döneminde üretimin yüksek kesimlere kaydığı, sahil bölgelerinde ise yeni sezon hazırlıklarının yapıldığı kentte; tarlada başlayan üretim süreci hasat, hal, seçme, paketleme, gıda güvenliği kontrolleri ve nakliye aşamalarından geçerek pazar ve marketlerde tamamlanıyor. Üreticiden çıkan ürünün fiyatı ise hal, paketleme, işçilik, nakliye ve satış noktalarındaki sabit giderlerin eklenmesiyle tüketiciye ulaşıncaya kadar değişime uğruyor. Toptancı halinden 30 liraya çıkan bir ürün pazar ve market tezgahlarına gelene kadar katlanarak artıyor.

12 ay üretim ve iklim şartlarının zorlukları

Antalya’da yaklaşık 35 yıldır çiftçilik yapan Salih Gök, iklim avantajı sayesinde yılın her dönemi üretim yapabildiklerini belirtti. Bu sezon hava koşulları ve yağışların üretimi etkilediğini anlatan Gök, "Bu yıl verimimiz biraz zayıftı. Hava şartları ve yağışlar nedeniyle hastalıklarla mücadelemiz daha zor oldu. Bu yüzden verimimiz düştü. Ama yine de ürünlerimizi aldık. Şu anda yaylada üretim devam ediyor" dedi. Muz, zeytin, portakalın yanı sıra serada domates ve biber yetiştiren Ahmet Gümüş ise muzun ilk dikiminden itibaren yaklaşık 11-12 aylık bir büyüme süreci olduğunu, ilk hasattan sonra bu sürenin 6 aya düştüğünü ifade etti. Gümüş, üretime başlarken fidan ve gübre maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çekerek, "Hasat ettiğimiz muzları buraya alıcılar gelirse yaklaşık 35-40 liradan alıyor. Daha sonra ürün soğuk hava deposuna götürülüyor ve buradan ihracata çıkabiliyor. Bütün bunlar ciddi emek isteyen işler" diye konuştu.

Tarımda işçilik maliyetleri ve ihracatın etkisi

Tarımda işçiliğin en temel gider kalemlerinden biri olduğunu söyleyen Ahmet Gümüş, bölgedeki günlük işçi ücretlerinin 1.600 - 1.700 liradan başlayıp 2 bin liraya kadar çıktığını belirtti. Gümüş, ağırlıklı olarak Suriyeli işçilerin çalıştığı tarlalarda bir işçinin günde ortalama 50 kasa, yani yaklaşık 500 kilogram domates topladığını kaydetti. İhracatın domates fiyatlarını doğrudan etkilediğini vurgulayan Gümüş, şunları söyledi: “Domatesin kilogram fiyatının 50-60 liranın altında olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Buna rağmen zaman zaman ürünümüzü 35-40 liraya, hatta fiyat düştüğünde 15-20 liraya satmak zorunda kalıyoruz. Bir domates fidesinin fiyatı yaklaşık 60 liraya kadar çıkarken, halde domatesin kilogram fiyatı 15 liraya düşebiliyor. İhracat olduğunda fiyatlar yükseliyor, ancak kısıtlama geldiğinde ürün iç piyasada kalarak fiyatların hızla düşmesine neden oluyor.”

Hal aşaması ve marketlere geçiş süreci

Antalya Toptancı Hali'nde komisyonculuk yapan Kazım Akbulut, üreticinin getirdiği ürünlerin tedarikçi, market ve ihracatçılarla buluştuğunu belirterek arz-talep dengesinin fiyatları belirleyen temel unsur olduğunu ifade etti. Halden alınan ürünün doğrudan market rafına gitmediğini anlatan Akbulut, "Ürün üreticiden ham şekilde alındıktan sonra işleniyor. İşçi çalıştırılıyor, depo kullanılıyor, ambalaj malzemesi alınıyor; elektrik, su ve nakliye giderleri oluşuyor. Örneğin burada 30 TL olarak belirlediğimiz bir domatesin İstanbul'a ulaşana kadarki maliyeti yaklaşık 40-42 TL'yi bulabiliyor" dedi. Süreç içerisinde gıda güvenliği kontrolleri kapsamında numunelerin laboratuvarlara gönderilerek tahlil yaptırıldığını da sözlerine ekledi.

Pazar ve market tezgahlarındaki fiyat farkı

Ürünün tarladan çıkıp son tüketiciye ulaştığı noktada pazar ve market fiyatları arasında belirgin farklar görülüyor. Pazarcı esnafı Ersin Tüzün, fiyatların pazarda uygun olduğunu savunarak, "15 liraya domates satıyorum, bir bardak çay parası. Patlıcan 25, salatalık 15 lira. Halden 12 ila 14 lira arasında satın alıyorum" dedi. Alışveriş yapan yurttaşlardan Turhan Sümer ise pazar ile market arasındaki uçuruma dikkat çekerek, "Bence pahalı ama marketler daha pahalı. Pazar ve market arasında uçurum var. Burada 50 TL ise markette 100 TL" diye konuştu.

Antalya’daki güncel tezgah fiyatlarına göre:

Domates: Pazarda 15 - 80 TL (çoğunlukla 30 - 50 TL), markette 50 - 100 TL

Patlıcan: Pazarda 25 TL, markette 70 TL

Salatalık: Pazarda 15 TL, markette 30 TL

Limon: Pazarda 50 TL, markette 100 TL

Biber: Pazarda 50 TL, markette 50 - 100 TL aralığında alıcı buluyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız